inci ve gül

Anlatıldığına göre Peygamber (sav) Efendimiz Kur’an okurken:

“Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin.” (Mâide Sûresi, ayet 118) ayet-i kerimesine gelince gözyaşları arasında bunu tekrar ederek sabahlardı. (Tembihü’l-Gafilin, s.557)

Kişi, kendisine endişe ve korkuyu en hayırlı arkadaş olarak seçmelidir. Geçmişteki günahları için endişelenmek, ileride başına neler geleceğini bilmediğine göre de ömrünün geride kalan kısmı ile ilgili olarak korkmak kişiye hayır getirir. Ömrünü imanlı olarak tamamlayıp tamamlayamayacağını, Allah’ın emirlerini gereği gibi yerine getirip getiremeyeceğini, kıyamet gününde ömür sermayesinin hesabını verip veremeyeceğini düşünen kişi üzüntü ve sevinci biliyor demektir. Bu sayede kişi gözyaşlarını dökebilir. Çünkü gözyaşı cehennem ateşini söndürür. Hatta ümmetin arasında Allah korkusu ile ağlayan bir tek kişi bulunsa, o tek kulun ağlaması sayesinde Allah (cc), o ümmetin tümüne rahmetiyle muamele eder.

Düşüp tefekküre pirâne kudretullahı,

Kemâl-i acz ile tıflâne ağlarım gâhî,

Aşıkların al cânını, ver onlara cânânını,

Aşık neyler cânı teni, ister hemen cânânını.

Kaynak: Rabıta Risalesi / Miftâhu’l-Usûl

Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed