mektup

Dil ile şükür; bütün nimetlerin Allah’ın olduğunu itiraf etmektir. Nefse, güç ve kuvvetine, halka bir pay çıkarman şükrü bozar. Birçok vasıta ile sana iyilik yapılabilir. Bunları da Allah tarafından yaratılmış birer sebep bilmen gerek. Çünkü dış görünüşte her ne kadar bazı sebepler ve deliller varsa da, bunların ötesindeki ilahi kudreti sezmen gerek.

Her şeyi yapan Allah’tır; yaratan, veren, getiren O’dur. O, şükredilmeye herkesten daha layıktır. Neden sebeplere bağlanmak doğru görülsün? Asıl sebebi de yaratan Allah olduğuna göre, şükre hak kazanacak olan da Allah (cc) olmalı değil midir?

Sana bir hediye gelse, o hediyeyi getirene mi bakman lazım? Ona mı nimet sahibi diye itibar göstermen gerek? Hayır, asıl o hediyeyi sana gönderene şükür ve saygılarını takdim etmen gerekir. Nimeti getireni görüp de onun esas sahibini unutuyorsan şu ayetin bildirdiği zümreye dahil olursun:

“Onlar dünya hayatının dışını bilirler, bunun ötesinden gafildirler.”

Akıllı kimse işin sonunu bilendir. Sebeplere bağlanan kısa akıllıdır. Dışa bağlanıp işin iç alemini unutmak bir cahillik sayılır.

Kaynak: Fütûhû’l-Gayb / Abdülkadir Geylani (ks)