usume

Zekat, Kur’an-ı Kerim’de otuzdan fazla ayette emredilmiştir. Peygamber (sav) Efendimiz de hadis-i şeriflerinde müslümanları zekata teşvik buyurmuşlardır. Bu hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

“Zekat İslam’ın köprüsüdür.”

“Mallarınızı zekatla koruyun, hastalarınızı sadaka ile tedavi edin, belaya dua ile karşı koyun.”

“Malının zekatını eda ettin mi, üzerindeki borcu ödedin demektir.”

“Malının zekatını ödedin mi, kendinden onun şerrini def ettin demektir.”

“Sadaka malın miktarını eksiltmez, artırır.”

“Zekatını ödeyen, (fakirin) üzerinde bulunan hakkını ödemiş olur. Fazla vermek efdaldir.”

“Malınızın zekatını vermeniz İslamınızı tamamlar.”

“İslamınızın kemâli zekatınızın ödenmesi iledir.”

“Zekatı ödeyen, misafire ikram eden, musibete uğrayanlara veren cimrilikten kurtulur.”

“Allah zekatını ödemeyen kimsenin namazını kabul etmez, ta ki ikisini birlikte yapıncaya kadar. Zira Allahu Teâlâ Hazretleri namaz ve zekatı (Kur’an’da yanyana birlikte zikretmek sureti ile) birleştirmiştir. Siz aralarını açmayın.”

“Allah imanı ve namazı ancak zekatla kabul eder.”

“Kimin zekat verecek malı yoksa:

Allahümme salli alâ Muhammedin abdike ve rasûlike ve ale’l-mü’minîne ve’l-mü’minat ve’l-müslimîne ve’l müslimât. 

Allah’ım, kulun ve elçin Muhammed’e, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, müslüman erkeklere, müslüman kadınlara salât (rahmet) et.” desin. Bu söz onun için zekat yerine geçer.”

“Eğer zekatını verirsen üzerindeki borcu ödemiş olursun. Kim haram malı toplayıp sonra da tamamen tasadduk etse bile, o maldan kendisine bir sevap ulaşmaz. Üstelik vebali üzerindedir.”

Allahu Teâlâ bir ayet-i kerime’de şöyle buyurur:

“Namazı kılınız, zekatı veriniz, rükû edenlerle beraber rükû ediniz.” (Bakara Sûresi, ayet 43)

Yukarıda beyan edilen ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler zekatın farziyyetini çok veciz bir şekilde beyan etmektedir. Zekat bir farizadır. Hicret-i Nebeviyyenin ikinci senesinde oruçtan evvel farz kılınmıştır. İslam’ın şartlarından birini teşkil etmektedir. Muayyen miktarda bulunan nakitlerin ve ticaret mallarının üzerinden bir kameri sene geçtiği takdirde zekatlarını sene biter bitmez hemen vermek icap eder. Çünkü bir sene içerisinde yoksul olanların hakkı, mal varlığı olan kimselerin üzerine farz olmuş olup, şu veya bunu bahane ederek tehiri caiz olmaz. Üzerine zekat farz olan kimse zekatını vermeden ölecek olursa günahkar olur. Zekatı vaktinde veremeyenler bilahare verebilir. Mükellef ber-hayat oldukça zekatı vermekle yükümlüdür.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd