köy hali

Ziraat mahsüllerinin zekatı konusu değişik bir durum arz etmektedir. Şöyle ki:

Ziraat mahsullerinin zekatı diğer mallar gibi kırkta birlik bir miktar değil, onda bir veya yirmide birdir. Mahsül yağmur veya ırmak suyu ile sulanıyorsa onda bir; motor, pompa ve benzeri şekilde sulanıyorsa yirmide bir zekat verilir. Bu malların zekatını verecek kimsenin akıl ve baliğ olması şart değildir. Deli, bunak ve çocuğa da farzdır. Elde edilen mahsülâtın üzerinden bir yıl geçmesi şartı yoktur.

Nisaba baliğ olması altın ve gümüşe göre değildir. Beş vasaktan az mahsüle zekat düşmez. Bu miktar ise yarım tondur. Yarım tondan aşağı miktardaki mahsüle zekat düşmez, fazlasına düşer. bu ölçüler ışığında; buğday, arpa, pirinç, darı ve benzeri hububat, her nevi baklagiller, meyve ve sebzeler, az veya çok, yılda birden fazla mahsul alınıyorsa her seferinde zekatı mutlaka verilecektir. Tohumluk için ekilen şeylere ticaret için olmamak şartı ile zekat düşmez. Ağaçlara düşmez, meyvelerre düşer.

Ziraat esnasında yapılan masraflar, işçi ücretleri, ailenin geçim masrafları gibi masraflar mahsülden düşülmez. Elde edilen mahsülün tamamından zekat verilir. Hasat vakti gelmeden satılan mahsülün zekatı satın alana, hasat vakti geldikten sonra satın alanın zekatı da satana aittir. Mahsül, sahibinin elinde olmayan bir sebeple yok olursa zekat kalkar. Mahsülün bir kısmı telef olsa geri kalandan zekat vermek gerekir.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd