üç koyun

Hazreti Âişe (radıyallâhu anhâ)’den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Ademoğlu Kurban Bayramı günü Allah (celle celâlühû) katında kan akıtmaktan daha sevimli hiçbir amel işlememiştir. Şüphesiz o (yani kesilen kurban), Kıyamet günü boynuzları, tırnakları ve kıllarıyla gelir. Şüphesiz kurbanın kanı da yere düşmeden önce, Allah (celle celâlühû) katında kabul olunur.  Artık (sevabı böyle olunca), gönülleriniz kurban (kesmek sebebi) ile (sıkıntılı değil) hoş olsun.” (İbni Mâce, h.3126)

Zeyd bin Erkam (radıyallâhu anh) şöyle demiştir:

“Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in ashabı: ‘Ya Resûlallah! Şu uhdiyyeler (bayramda kesilen kurbanlar) nedir?’ dediler. Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem): ‘Babanız İbrahim’in sünnetidir.’ diye cevap verdi. Sahabiler: ‘Peki, kurbanlarda bizim için ne (sevap) var ya Resûlallah?’ dediler. Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem): ‘Her kıla karşılık bir hasene var.’ buyurdu. Sahabiler: ‘Ya yün (yani kesilen kurban koyun-kuzu olunca sevap nasıl?)’ dediler. Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem): ‘Yünden her taneye karşılık bir hasene (var) dır.’ buyurdu. (İbni Mâce, h.3127)

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

Reklamlar