Hz. Peygamber (sav) Efendimizin Veda Haccından Bir Kesit

Yorum bırakın

Kabe

Enes bin Malik (radıyallâhu anh) demiştir ki:

“Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimiz Veda Haccı’nda devesini kara taşların üzerine doğru sürdü. Devesi de başını kara taşlardan birinin üzerine koydu. Giydiği elbiseler adeta yıpranmıştı. Devesinin üzerindeki palanın üzerinde de üç dirhem değerinde bir örtüsü vardı. Ashabtan sordular:

“Ya Resûlallah, kendinize niçin bu kadar eziyet ediyorsunuz?” Peygamber (sav) efendimizin cevabı şöyleydi:

“Allah’ım, bu riyasız ve gösterişsiz bir hacdır. Bu şereften beni ve ümmetimi ayırma.”

Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

“Farz olan haccı yerine getiriniz. Çünkü o sevap bakımından Allah yolunda 24 defa gazaya çıkmaktan daha büyüktür. Bana okunan salatu selam bunların hepsine denktir.” (Ramuzu’l-Ehadis, s.273, h.3415)

Üç kişi Allah’ın garantisi altındadır:

1- Allah’ın mescitlerinden bir mescide doğru giden.

2- Allah yolunda harbe çıkan.

3- Hacca giden.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Hafaza Meleklerinin Kulun Amelini Yedi Kat Semaya Çıkarması

Yorum bırakın

Ravza resmi

Muaz  b. Cebel (ra) dedi ki:

“Anam babam sana feda olsun ya Resûlallah, bana bir hadis-i şerif de, dedim. Resûlullah (sav)’ın ardında binekte idim. Başını semaya kaldırdı ve ‘En sevdiği biçimde halkına hüküm veren Allah’a hamd olsun!’ dedikten sonra:

‘Ya Muaz, sana bir hadis anlatacağım ki, onu hiçbir peygamber ümmetine anlatmamıştır. Eğer onu ezberinde tutarsan sana faydası olur. sadece dinler ezberinde tutmazsan, Allah katında bir hüccetin kalmaz.’ Sonra buyurdu ki:

‘Allahu Teâlâ semaları yaratmadan önce yedi melek yarattı. Her semaya bir melek verdi ve her birini bir semaya kapıcı kıldı. Hafaza melekleri, kulun sabahtan itibaren işlemeye başladığı amelleri yazmaya başlar, ta akşam oluncaya kadar, sonra kaldırıp götürürler. Yükselirken güneş gibi bir aydınlığı vardır, parlar! Dünya semasına vardıkları zaman götürdükleri ameli över, çok göstermeye bakarlar. Kapıcı melek onun bu övgüsüne karşılık şöyle der:

‘Dur, bu ameli götür sahibinin yüzüne vur ve ona şöyle söyle: Allah seni bağışlamayacaktır. Ben gıybet işlerine bakarım. O, Müslümanların gıybetini ederdi. Benden öteye geçmesi için amelini bırakamam.’

Bundan sonra bir başka kulun amelini hafaza melekleri alır çıkarırlar. Bu amel de nurludur, aydınlıktır. Işık saça saça ikinci semaya çıkar. Oradaki kapıcı melek şöyle der:

‘Dur, bu ameli al sahibinin yüzüne çal ve ona: Allah seni bağışlamamıştır, diye söyle. Çünkü o, bu amelini dünya metaı için işlemiştir. Ben dünya için işlenen amellere bakarım. Böyle karışık bir amelin benden öteye geçmesine müsaade edemem.’

Bundan sonra hafaza melekleri bir başka kulun amelini alıp yükseltirler. Güzeldir. Sadakadır, namazdır. Hem de çoktur. O amelin böyle oluşuna melekler de hayrandır. Böylece üçüncü semaua varırlar. Kapıcı melek:

‘Dur, bu ameli götür sahibinin yüzüne at ve ona şöyle söyle: Allah seni bağışlamamıştır. Ben kibir işlerine bakarım. Bir kimse amel işler ve meclislerde insanlara büyüklük taslarsa, Rabbimin emri onun amelini benden öteye geçirmemektir.’

Hafaza melekleri bir başka kulun amelini alıp yükseltirler. Işık saçan yıldızlar gibi parlar. Bunlar tesbihtir, oruçtur. O ameller dördüncü semaya kadar götürülür. Oranın kapıcı meleği şöyle der:

‘Dur, bu ameli sahibinin yüzüne at ve ona şöyle söyle: Allah seni bağışlamamıştır. Ben ucub (kendi nefsini ve ibadetini beğenme) işlerine bakan meleğim. Bir kimse amel işler işlediği amele de ucub karıştırırsa, Rabbimin bana emri onun amelini benden öteye bırakmamaktır.’ Bu amel sahibinin yüzüne vurulur, ona üç gün lanet edilir.

Bundan sonra hafaza melekleri, birtakım meleklerle, bir başka kulun amelini alıp yükseltirler. Bu ameller, zevcinin zifafı için hazırlanan bir gelin gibidir. Melekler onu beşinci semaya kadar götürürler. Bu amel cihattır, iki namaz arası kılınan nafile namazdır. O semanın kapıcı meleği şöyle der:

‘Dur, bu ameli sahibinin yüzüne at, boynuna yükle. O kimse ilim öğrenen ve Allah için amel eden kimselere haset ederdi. Onları çekemez, onların gıybetlerini yapardı.’ Hafaza melekleri o ameli getirip sahibinin boynuna yüklerler. Hayatta kaldığı sürece o amel boynunda kalır.

Hafaza melekleri bir başka kulun ameliyle yükselirler. Bunlar abdesttir, gece ibadetidir, çokça namazdır. Bu ameli altıncı kat semaya çıkarırlar. Oranın kapıcı meleği der ki:

‘Dur, bu ameli sahibinin yüzüne vur. Ben rahmete bakan meleğim. Bu ameli işleyen, hiç kimseye merhamet etmezdi. Kullardan birine bir günah ve bir zarar isabet etse buna sevinirdi. Rabbimin bana emri, onun amelini benden öteye bırakmamaktır.’

Bundan sonra hafaza melekleri kulun sadaka, içtihad, verâ kabilinden amelini çıkarırlar. Şimşek parlaklığındadır. Onu yedinci semaya götürürler. Oranın kapıcı meleği şöyle der:

‘Dur, bu ameli alıp sahibinin yüzüne vur. Kalbini de kilitle. Ben hicap meleğiyim. Allah için olmayan her ameli ondan saklarım. O, bu ameliyle halk arasında yükselmek istedi. Adının dillerde, ününün şehirlerde dolaşmasını istedi. Rabbimin bana emri, onun amelini benden öteye geçirmemektir.’

Hafaza melekleri kulun başka amelini alarak yükselirler. Bunlar güzel huydur, çok zikirdir. Semaların melekleri de onları uğurlarlar. Ta Arş altına kadar giderler. O kimsenin lehinde şehadet ederler. Allahu Teâlâ buyurur ki:

“Siz kulumun ameline hafaza meleğisiniz. Ben ise onun kalbini gözetirim. O, bu ameliyle benim rızamı istememiştir. Benden başkasını dilemiştir. Ona lanetim olsun.”

Melekler şöyle derler: ‘Senin lanetinin onun üzerine olduğu gibi, bizim de lanetimiz onun üzerine olsun.’

Bundan sonra Muaz ağlayarak şöyle anlattı:

‘Ya Resûlallah, ne yapayım?’ Şöyle buyurdu:

‘Ey Muaz, peygamberine uy. Yakînin olmalı, isterse amelin az olsun. Dilini kardeşlerinden çek. Günahın üzerinde kalsın, onu kardeşlerine yükleme. Onları kötülemek suretiyle nefsini temize çıkarma. Amellerinle gösteriş yapma.” (Tenbihu’l-Ğafilin, s.622)

Ve minallâhi’t-tevfîk..

Kaynak Kitap: Miftâhu’r-Rüşd

%d blogcu bunu beğendi: