Bu Besmele-i Şerife’ye Devam Edenlerin Günahları Bağışlanır

Yorum bırakın

Bismillahirrahmanirrahim ve güller

Bütün günahlara kefaret olan Besmele-i Şerife’nin okunma şekli aşağıya çıkarılmıştır. Buna devam edenlerin günahları bağışlanır.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Bismillâhi ya Kerîm

Bismillâhi ya Hannân

Bismillâhi ya Mennân

Bismillâhi ya Kahhâr

Bismillâhi ya Settâr

Bismillâhi ya Ğaffâr

Bismillâhi ya Azîz

Bismillâhi ya Evvel

Bismillâhi ya Âhir

Bismillâhi ya Rahmân

Bismillâhi ya Rahîm

Bismillâhi ya Rabb

Bismillâhi ya Allah (cc)

Bismillâhi ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l–Aliyyi’l-Azîm.

Allâhümme Rabbenâ âtina fid-dünyâ haseneten ve fil âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.

Kaynak: Gönül İncileri

Reklamlar

Kur’ân Okumanın Fazileti

Yorum bırakın

Vav harfi

Resûlullah (sav) efendimiz buyurdu ki:

“Kur’ân’ın sahibi (onu okuyan) kıyamet gününde gelecek ve Kur’ân, ‘ey Rabbim!’ diyecek, ‘onu süsle!’ Bunun üzerine ona keramet tacı giydirilecektir. Sonra Kur’ân, ‘ey Rabbim, ona daha ver!’ diyecek ve bunun üzerine kendisine keramet hullesi (cennet elbisesi) giydirilecektir. Sonra Kur’ân, ‘ey Rabbim, ondan razı ol!’ diyecektir. Müteakiben ‘oku ve yüksel!’ buyuracak ve her ayet mukabilinde bir iyilik edilecektir.”

“Adamın mescitten çıkaracağı bir çöpe varıncaya kadar, ümmetimin bütün sevapları bana gösterildi. Ve ümmetimin günahları da bana arz edildi. Onların içinde, bir adamın kendisine verilen Kur’ân’dan bir sûre veya ayeti unutmasından daha büyük günah görmedim.”

“Kim Kur’ân okur ve sonra unutursa, Kıyamet gününde cüzzamlı olarak Allah’la karşılaşır.”

Resûlullah (sav) efendimiz buyurdu ki:

“Muhammed’in varlığı elinde olan (Allah’a) yemin ederim ki, Kur’ân zihninizden, iplerle bağlanan devenin kaçmasından daha çabuk sıyrılıp gider.”

Kaynak: Gönül İncileri

Kur’an Okumanın Edepleri

Yorum bırakın

Ya Rabbi yazısı, kalp ve pembe çiçek

Emredilen ilk şey kıraatte ihlas ve onunla Allahu Teâlâ’yı kastetmek, bundan başka bir gaye gözetmemek, Kur’an’a karşı edep göstermek, Allah (cc) ile konuştuğunu ve O’nun kitabını okumakta olduğunu zihninde canlandırmak ve Allah’ı gören bir insan hali içinde okumaktır. Çünkü o Allah’ı görmese de, Allah onu görür.

Gizli okumak, riyadan daha uzak olması hasebiyle bundan korkanlar için, sesli okumaktan daha efdaldir. Riyadan korkmayanlar için ise namaz kılana, uyuyana veya başkalarına eziyet vermemek şartıyla sesli okumak efdaldir.

Sesli okumakta amelin daha büyük olması, faydasının başkalarına da dokunması, okuyanın kalbini uyandırması, gücünü tefekkür üzerinde toplaması, kulaklarını dinlemeye sevk etmesi, uykuyu kaçırması, himmeti artırması, uykuda olanı ve gafili uyandırıp kendilerinde ibadet azmi vermesi onun faziletinin delilidir.

Şayet bunlardan biri kastedilerek sesli okunursa daha faziletlidir.

Kaynak: Gönül İncileri

Allah’a Sığınma (İstiâze) Duaları

Yorum bırakın

dağdaki teleferik

Resûlullah (sav) efendimiz buyurdu ki:

“Belanın ezmesinden, helâkın gelmesinden, kötü kazadan, düşmanların şamatasından Allah’a istiâze edin, (sığının).” (Müslim, Zikr, 2707)

***Allâhümme innî eûzü bike minel-aczi vel-keseli vel-cübni vel-herami vel-buhli ve eûzü bike min azâbil-kabri ve eûzü bike min fitnetil mahyâye vel-memâti.

Anlamı: Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, düşkünlük derecesine varan ihtiyarlıktan, cimrilikten sana sığınırım. Kabir azabından da sana sığınırım. Hayat ve ölüm fitnesinden de sana sığınırım.

***Allâhümme innî eûzü bike minel-cüzzâmi vel-berasi vel-cünûni ve min seyyil-eskâmi.

Anlamı: Allah’ım! Cüzzamdan, barastan, delilikten ve hastalıkların kötüsünden sana sığınırım.

***Allâhümme innî eûzü bike min kalbin lâ yahşeu ve min duâin lâ yüsmeu ve min nefsin lâ teşbeu ve min ilmin lâ yenfeu eûzü bike min hâülâi’l-erbai.

Anlamı: Allah’ım; huşu duymaz bir kalpten sana sığınırım, dinlenmeyen bir duadan sana sığınırım, doymak bilmeyen bir nefisten, faydası olmayan bir ilimden, bu dört şeyden sana sığınırım.

***Resûlullah (sav) efendimiz buyurdular ki:

“Mirac gecesi cinlerden bir ifrit gördüm. Elinde ateşten bir şule olduğu halde beni takip ediyordu. Nazarımı her atışımda onu görüyordum. Cibril (as) bana: İstersen sana bir dua öğreteyim, onu okursan şulesi söner ve ağzının üstüne düşer, dedi ve şu duayı öğretti:

Eûzü bivechillâhi’l-kerîmi ve bi-kelimâtillâhi’t-tâmmâtil-letî yücâvizühünne berrün ve fâcirun min şerri mâ yenzilü mine’s-semâi ve şerri mâ ya’ricu fîhâ ve min şerri mâ zerae fil-erdı ve min şerri mâ yehrucu minhâ ve min fiteni’l-leyli ve’n-nehâri ve min tavârıkıl-leyli ve’n-nehâri târikan yetruku bi-hayrin yâ Rahmân.

Anlamı: Allah’ın kerim olan rızası için, eksiksiz mükemmel kelimâtullah hakkı için -ki hiç kimse müttaki olsun, facir olsun onu aşıp daha güzelini söyleyemez- semadan inen ve semaya yükselen şerlerden, yeryüzünde yarattığı şerden, yerin altından çıkan şerden, gece ve gündüz fitnelerinden, gece ve gündüz gelen musibetlerden Allah’a sığınırım. Ey Rahman, hayır getiren hadiseler hariç. (Muvatta, c.2, s.950-951)

***Resûlullah (sav) efendimiz buyurdular ki:

“Şüphesiz ki sizden biriniz bir yerde konaklar da (aşağıdaki) şu duayı okursa, oradan ayrılıncaya kadar oradaki hiçbir şey o kimseye zarar veremez. 

Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmâti min şerri mâ haleka.

Anlamı: Allah’ın yarattıklarının şerrinden eksiksiz, mükemmel kelimeleri ile Allah’a sığınıyorum. (Darimi, c.2, İsti’zan 48, s.598, h.2683; Müslim, c.3, Zikir 54 (2708))

***Allâhümme innî eûzü bike mineş-şikâki ve’n-nifâki ve sûil-ahlâki.

Anlamı: Allah’ım, şikak ve nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.

Kaynak: Gönül İncileri

Besmele Okuyana Müjdeler

Yorum bırakın

Besmele hat yazısıBismillâhirrahmânirrahîm

“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlarım.”

er-Rahmân: Rabbimiz Teâlâ, esirgeyici ve bütün mahlukatına dünyada rahmetiyle muamele edendir.

er-Rahîm: Allau Teâlâ; bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere ahirette merhamet edicidir.

“Bismillâhirrahânirrahîm ile başlamayan hiçbir işin (hayırlı) sonu yoktur, (hayrı kesiktir).”

Besmelesiz yapılan bir iş ile huzur-ı İlahiye varılmaz. Besmelesiz yapılan bir iş Allah’a arz edilmez. Yüce Allah’a arz olunmayan bir iş ise ebterdir.

Besmele o kadar kıymetlidir ki, bütün Kur’an sûrelerinin başına yazılmıştır. Lafız itibariyle gayet kısa, ifade itibariyle gayet kolay, mana itibariyle derin ve şümullü, belagat itibariyle gayet veciz olan bu mübarek cümlenin her harfi Yüce Allah’ın bir ism-i şerifinin anahtarıdır.

be harfi “el-Basîru” ism-i şerifinin anahtarı,

sin harfi “es-Semî’u” ism-i şerifinin anahtarı,

mim harfi “el-Meliku” ism-i şerifinin anahtarı,

elif harfi “Allahu” ism-i şerifinin anahtarı,

lam harfi “el-Latîfu” ism-i şerifinin anahtarı,

he harfi “el-Hâdî” ism-i şerifinin anahtarı,

re harfi “er-Rezzâku” ism-i şerifinin anahtarı,

ha harfi “El-Hakîmu” ism-i şerifinin anahtarı,

nun harfi “en-Nûru” ism-i şerifinin anahtarı.

İşte Besmele okuyan bir mümin Cenâb-ı Hakk’ı bu esmaları ile anmaktadır. Besmeleye devam eden kişi Yüce Allah’ın emanında olur.

Denizlerin sakin olması, rüzgarların durması, insanların felaketten kurtulması Besmele-i şerifeye devamla mümkün olur. Besmeleye devam eden kişinin sevabı Mizan’da çok ağır gelir, cennete dahil olur. Peygamber (sav) efendimiz Besmeleye devam edenin on dokuz zebani meleğinden emin olacağını, Münker ile Nekir meleklerinin suallerinin kolaylaşacağını, kabirden kalktığı zaman yüzünün ziyadesiyle nurlanacağını, Sırat üzerinde kolaylıkla tanınacağını, Meydan-ı Arasat’ta mağfiret olunacağını müjdelemiştir.

Kaynak: Gönül İncileri

Hz. Allah (cc), Sevdiği Kuluna Dua Ve İbadet İstidadı Verir

Yorum bırakın

beyaz papatya

Dua ve ibadet, bir müminin aczini ve ihtiyacını, saygıyla Rabbine arz etmesi ve tazimle O’ndan yardım dilemesidir. Rabbi ile kulu arasında en güçlü bağ ve en değerli amel, dua ve ibadettir. Bunlar, Allah’a kulluğun itirafı ve ispatıdır.

Dua, dertlerin devası, gönüllerin sefasıdır. Duasız ve ibadetsiz bir gönül huzursuzdur ve dinmez bir ıstırap içerisindedir. Gerçek huzura ancak O’na dua etmekle, O’nun rahmet ve şevkat kapısını çalmakla, O’nun izzet ve azameti karşısında secdeye kapanıp ibadet etmekle, O’nu daima tazarru ve niyazla zikretmekle, her an hatırlayıp anmakla kavuşulur. Nitekim Yüce Allah buyuruyor ki:

“Bunlar, Allah’a iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d Sûresi, 28)

Hz. Allah kuluna şah damarından daha yakındır. O, işiten ve görendir. Kendisine dua edilmesini isteyen ve halis kalple yapılan duayı kabul edendir.

Dua, hayatın maddi ve manevi yükü altında acze düşen kulun sığınağıdır. Mümin duasıyla, kendisinin gizli sırlarını bilen ve her şeye gücü yeten Rabbine güvenir. Kul, dua ve niyazıyla O’nun engin lütuf ve keremine sığınır. O’ndan başka sıkıntılara çare, dertlere deva, hastalıklara şifa ihsan edenin olmadığını bilir. Çekilen sıkıntıları ebedi mükafat vesilesi bir imtihan olarak değerlendirir ve onunla teselli bulur.

Yüce Allah (cc), Kur’an-ı Kerim’de büyük sıkıntılarla karşılaşan ve dua ile Rabbine iltica eden Hz. Yunus (as)’ı örnek gösterir. Hz. Yunus’un duasının kabul edildiğini de:

“Bunun üzerine onun duasını kabul ettik ve onu kederden kurtardık. İşte biz müminleri böyle kurtarırız.” (Enbiyâ Sûresi, 88) mealindeki ayetiyle bize haber verir. Demek ki sıkıntıyı, onun çaresini, güzel bir şekilde sabredilirse ecrini de veren Rab Teâlâ’dır. Hatta her güçlük için bir kolaylık ihsan ettiğini, Kur’an-ı Kerim’de bize şöyle açıklar:

“Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.” (İnşirah Sûresi, ayet 5-6)

Sevgili Peygamberimiz (sav) de müminlerin başına gelen sıkıntıların günahlara keffaret olduğunu bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyan buyurur:

“Başına gelen hastalık, bitkinlik, hüzün ve diğer sıkıntılara karşılık Yüce Allah müminin günahlarının bir kısmını siler.” (Müslim, Birr, bab 14, lll, 1992, h.no 2573)

Hz. Allah (cc), sevdiği kuluna dua ve ibadet istidadı verir. Kulunu kapısından uzaklaştırmaz. Her an huzurunda olmasını ve kendisine yalvarmasını ister. Bu durum, Allahu Teâlâ’nın kuluna ihsanda bulunması için bir sebeptir.

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki:

“(Ey Resûlüm) de ki: (Kulluk ve) duanız olmasa Rabb’im size ne diye değer versin.” (Furkan Sûresi, ayet 77)

“Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar, hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir.” (Gafir Sûresi, ayet 60) buyurmaktadır. Öyleyse gönüllere huzur, dertlere deva, dertlilere şifa veren Yüce Allah’a her derdimiz için dua etmeli, ibadetleri yerine getirmeli ve elimizdeki nimetlere de şükretmeyi ihmal etmemeliyiz.

Kaynak: Gönül İncileri

Belaya Uğrayanı Görünce Okunacak Dua

Yorum bırakın

gerisi geçer

Dert ve eleme kapılmış kimseyi görünce aşağıdaki dua okunmalıdır. Zira Allahu Teâlâ Hazretleri bunu bir şekilde okuyan kimseyi dünyada yaşadığı müddetçe dert ve elemden uzak tutar, ona sıhhat ve afiyet ihsan eder.

Elhamdü lillâhillezî âfânî mimmebtelâke bihî, ve feddalenî alâ kesîrin mimmen haleka tafdîlen , ûfiye min zalikel belâi kâinen mâ kâne.

Anlamı: Seni imtihan ettiği şeyde bana afiyet veren ve beni yarattıklarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamd olsun.

Resûlullah (sav) buyurdular ki:

“Kim bir belaya uğrayanı görürse bu duayı okusun. Artık yaşadığı müddetçe her ne bela olursa olsun ona maruz kalmaktan muhafaza edilir. Bu bela ona isabet etmez.”

(Hadis Kaynak: İbn-i Mâce, c.2, Dua 22, h.3892; Tirmizî, Deâvât 38, h.3427, 3428)

Ayet-i kerimede buyurulur ki:

“Bir imtihan olarak size iyilik ve kötülük veririz.” (Enbiyâ Sûresi, ayet 35)

Buradaki bela, imtihandır. Hayra da şerre de yönelik olabilir. Gelen bela, maddi ve bedeni bir imtihan veya manevi ve dînî bir imtihan da olabilir. Maddi imtihanlar sabır ve tevekkül yoluyla manevi kazanç vesilesi yapılabilir. Ancak manevi imtihanların ise kazanca dönüştürülmesi çok daha zordur. Bu çeşit imtihanlardan Rabbimize sığınırız. Ayrıca unutulmamalı ki dua, gelen ve gelecek olan belalara kalkan olur.

Kaynak: Gönül İncileri Dualar

Tevbe İstiğfar Duaları

Yorum bırakın

mavi bitki

Allah’a dayanınız, yalnız O’ndan yardım bekleyiniz. Çünkü Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Tevhid ne güzel dayanak ve eserdir. Tevbe edenler diğer ibadetlerde de başarılı olurlar. Kula dayananlar ise çabuk yıkılırlar.

Tevbe istiğfar dualarından bazıları şunlardır:

Kim şu istiğfarı gönülden gelen bir pişmanlıkla söylerse harpten kaçmış bile olsa bağışlanır. (Tirmizi, c.5, Deavat 117, s.569, h.3577)

Estağfirullah el-Azim ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-Hayyel Kayyûme ve etûbü ileyh.

Anlamı: Hayy ve Kayyûm olan ve kendisinden başka ilah bulunmayan Allah’tan mağfiret diler ve O’na tevbe ederim.

*

Rabbiğfirlî ve tüb aleyye inneke ente’t-tevvâbur-rahîm!

Anlamı: Ey Rabbim! Bana mağfiret eyle ve tevbemi kabul buyur. Çünkü sen tevbeleri çokça kabul eden ve müminlere merhamet edensin.

*

Rabbi einnî ve lâ tüin aleyye. Vensurnî ve lâ tensur aleyye. Vemkurlî ve lâ temkur aleyye. Vehdinî ve yessiri’l-hüdâ lî. Vensurnî alâ men beğa aleyye. Rabbic’alnî leke şekkâran, leke zekkâran, leke rehhâben, leke mutîan, ileyke muhbiten ileyke evvâhen münîben. Rabbi tekabbel tevbetî veğsil havbetî ve ecib da’veti vehdi kalbî ve seddid lisânî ve sebbit hucceti veslül-sehîmete kalbî.

Anlamı: Rabbim! Bana yardım et ve aleyhimde düşmanıma yardım etme. Yardımını benden esirgeme ve aleyhimde düşmanımı destekleme. Düşmanımı cezalandır, beni cezalandırma. Beni hayırlı işlere yönelt ve hayır yolunda ilerlemeyi bana kolaylaştır. Bana zulüm ve haksızlık edene karşı bana yardım et. Ey Rabbim! Beni sana çok şükreden, çok zikreden, senden çok korkan, sana çok itaat eden, sana çok boyun eğip tevazu eden, sana çok yakarıp ağlayarak tevbekâr eyle. Ey Rabbim! Benim tevbemi kabul eyle, günahmı gider, duamı kabul et, kalbimi hidayet üzerine daim kıl, dilimi doğrulukla hakkı söylemekten ayırma, huccetimi sabit kıl ve kalbimi fenalıktan arındır.

Kaynak: Gönül İncileri

Duanın Edepleri

Yorum bırakın

gönül feryadı

Duada elleri kaldırmak ve Allahu Teâlâ’ya hamd etmek, Resûlullah (sav) efendimize salât ü selam getirmek, sonra dileğini söylemek, dua ederken göğe bakmamak, duayı bitirince elleri yüze sürmek duanın edeplerindendir. Bu edepleri şöylece sıralayalım:

1- Şerefli zamanları kollamaktır: Arefe günü, Ramazan ayı, Cuma günü, gecenin son üçüncü bölümü ve seher vakitleri gibi.

2- Şerefli halleri değerlendirmektir: Secde hali, savaşçıların karşılaşması ve yağmur yağması halleri, namaz için ikâmet okunurken ve kalbin rikkat hali gibi.

3- Kıbleye dönmek, elleri kaldırmak ve duadan sonra yüze sürmek.

4- Gizlilik ve seslilik arasındaki bir sesle yalvararak söylemek.

5- Seci yapmaya kendini zorlamamak. Duada haddi aşmak bununla tefsir edilmiştir. Ayet ve hadislerde belirtilen ve rivayet edilen dualarla yetinmek en iyisidir. Çünkü herkes kendiliğinden dua etmeyi beceremez, bu sebeple haddi aşmasından korkulur.

6- Tazarrû, huşû ve korku ile dua etmeli. Zira Allahu Teâlâ buyuruyor ki:

“Doğrusu onlar, iyi işlerde yarışıyorlar, korkarak ve umarak bize yalvarıp dua ediyorlar ve bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı.” (Enbiyâ sûresi, ayet 90) 

“Rabbinize gönülden ve gizlice yalvarın.” (A’raf sûresi, ayet 55)

Mümin, dua ve rızayı birleştirmiş olmak için dili ile dua ederken kalbiyle de rıza göstermelidir.

7- Kesinlikle istemek, kabul edileceğine inanmak ve bu yoldaki ümidini doğrulamak: Bunun lüzumuna dair deliller çoktur. Süfyan b. Uyeyne (ra) şöyle dedi: 

“Bildiği kendi kötü durumu kişiyi dua etmekten alıkoymasın; çünkü Allahu Teâlâ mahlukların en kötüsü olan İblis’in duasını bile kabul etmiştir. Allahu Teâlâ bunu şöyle ifade ediyor: 

“Rabbim! Dirilecekleri güne kadar beni ertele, dedi. Allah (cc) da, sen bilinen güne kadar geri bırakılanlardansın, dedi.” (Sad sûresi, ayet 79-80-81)

8- Duada israr etmek, onu üç kere tekrarlamak ve kabulünün geciktiği zannını taşımamaktır.

9- Duayı Allahu Teâlâ’nın zikriyle açmak, Allahu Teâlâ’ya hamd ve senadan sonra Resûlullah (sav)’a salât ü selam getirmek ve duayı yine bunlarla bitirmektir.

10- Tevbe etmek, zulme uğrayanlara haklarını iade etmek ve bütün benliğiyle Allahu Teâlâ’ya yönelmektir ki, bu, saydıklarımızın en mühimidir ve duanın kabulünde esastır.

Allâhümme innî es’elüke’s-sebâte fi’l-emri ve’l-azîmete aler-rüşdi ve es’elüke şükra niğmetike ve husne ibâdetike ve es’elüke lisânen sâdikan ve kalben selîmen ve eûzü bike min şerri mâ ta’lem ve es’elüke min hayri mâ ta’lemü ve estağfiruke mimmâ ta’lemü.

Anlamı: Allah’ım! Senden dinde sebat etmeyi, doğruluğa da azmetmeyi istiyorum. Keza nimetine şükretmeyi, sana güzel ibadette bulunmayı talep ediyor, doğruyu konuşan bir dil, eğriliklerden uzak bir kalp diliyorum. Allah’ım, senin bildiğin her çeşit şerden sana sığınıyorum, bilmekte olduğun bütün hayırları senden istiyorum, bildiğin günahlarımdan da sana istiğfar ediyorum!

(Tirmizî, Deavât 22, h.3404; Nesâi, Sehv 61)

Kaynak: Gönül İncileri

Duanın Fazileti

Yorum bırakın

cuma günü duası

Dua etmek ibadettir; çünkü dua, Allahu Teâlâ’ya olan ihtiyacı izhar ve itiraf etmektir.

Resûlullah (sav) efendimiz “Dua ibadetin kendisidir.” buyurdular ve sonra şu ayeti okudular:

“Halbuki Rabbiniz: Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir, buyurdu.” (Mü’min sûresi, ayet 60, Tirmizî, h.2973; Ebû Davud, h.1479)

“Şüphesiz sizin Rabbiniz haya eder (yani dilekte bulunan kuluna verir), ikramı boldur, kulunun (dua için) kalkan ellerini boş çevirmekten haya eder.” (İbni Mâce, c.2, h.3865)

“Kim Allah Subhânehu’ya dua etmez, (ve O’ndan dilekte bulunmaz) ise Allah o kimseye gazap eder.” (İbni Mâce, h.3827)

“Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah’a talep edilen (dünyevi şeylerden) Allah’ın en çok sevdiği afiyettir. Dua, inen ve henüz inmemiş olan her çeşit (musibet) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyleyse sizlere dua etmek gerekir.” (Tirmizî, Deâvât 112 (3542)

“Biriniz acele edip “Ben Rabbime dua ettim; ama duamı kabul etmedi.” demedikçe duası kabul olunur.

“Allah (cc), dua eden her kuluna icabet eder. Bu icabet ya dünyada peşin olur, ya ahirete saklanır yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek suretiyle duası makbul olur. Yeter ki günah talep etmemiş, sıla-yı rahmin kopmasını istememiş, ya da acele etmemiş olsun.”

“Resûlullah (sav) Efendimiz özlü duaları tercih eder, diğerlerini bırakırdı.” (Ebû Dâvud, Salat 358 (1482))

Kaynak: Gönül İncileri 

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: