Belaya Uğrayanı Görünce Okunacak Dua

Yorum bırakın

gerisi geçer

Dert ve eleme kapılmış kimseyi görünce aşağıdaki dua okunmalıdır. Zira Allahu Teâlâ Hazretleri bunu bir şekilde okuyan kimseyi dünyada yaşadığı müddetçe dert ve elmeden uzak tutar, ona sıhhat ve afiyet ihsan eder.

Elhamdü lillâhillezî âfânî mimmebtelâke bihî, ve feddalenî alâ kesîrin mimmen haleka tafdîlen , ûfiye min zalikel belâi kâinen mâ kâne.

Anlamı: Seni imtihan ettiği şeyde bana afiyet veren ve beni yarattıklarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamd olsun.

Resûlullah (sav) buyurdular ki:

“Kim bir belaya uğrayanı görürse bu duayı okusun. Artık yaşadığı müddetçe her ne bela olursa olsun ona maruz kalmaktan muhafaza edilir. Bu bela ona isabet etmez.”

(Hadis Kaynak: İbn-i Mâce, c.2, Dua 22, h.3892; Tirmizî, Deâvât 38, h.3427, 3428)

Ayet-i kerimede buyurulur ki:

“Bir imtihan olarak size iyilik ve kötülük veririz.” (Enbiyâ Sûresi, ayet 35)

Buradaki bela, imtihandır. Hayra da şerre de yönelik olabilir. Gelen bela, maddi ve bedeni bir imtihan veya manevi ve dînî bir imtihan da olabilir. Maddi imtihanlar sabır ve tevekkül yoluyla manevi kazanç vesilesi yapılabilir. Ancak manevi imtihanların ise kazanca dönüştürülmesi çok daha zordur. Bu çeşit imtihanlardan Rabbimize sığınırız. Ayrıca unutulmamalı ki dua, gelen ve gelecek olan belalara kalkan olur.

Kaynak: Gönül İncileri Dualar

Reklamlar

Tevbe İstiğfar Duaları

Yorum bırakın

mavi bitki

Allah’a dayanınız, yalnız O’ndan yardım bekleyiniz. Çünkü Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Tevhid ne güzel dayanak ve eserdir. Tevbe edenler diğer ibadetlerde de başarılı olurlar. Kula dayananlar ise çabuk yıkılırlar.

Tevbe istiğfar dualarından bazıları şunlardır:

Kim şu istiğfarı gönülden gelen bir pişmanlıkla söylerse harpten kaçmış bile olsa bağışlanır. (Tirmizi, c.5, Deavat 117, s.569, h.3577)

Estağfirullah el-Azim ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-Hayyel Kayyûme ve etûbü ileyh.

Anlamı: Hayy ve Kayyûm olan ve kendisinden başka ilah bulunmayan Allah’tan mağfiret diler ve O’na tevbe ederim.

*

Rabbiğfirlî ve tüb aleyye inneke ente’t-tevvâbur-rahîm!

Anlamı: Ey Rabbim! Bana mağfiret eyle ve tevbemi kabul buyur. Çünkü sen tevbeleri çokça kabul eden ve müminlere merhamet edensin.

*

Rabbi einnî ve lâ tüin aleyye. Vensurnî ve lâ tensur aleyye. Vemkurlî ve lâ temkur aleyye. Vehdinî ve yessiri’l-hüdâ lî. Vensurnî alâ men beğa aleyye. Rabbic’alnî leke şekkâran, leke zekkâran, leke rehhâben, leke mutîan, ileyke muhbiten ileyke evvâhen münîben. Rabbi tekabbel tevbetî veğsil havbetî ve ecib da’veti vehdi kalbî ve seddid lisânî ve sebbit hucceti veslül-sehîmete kalbî.

Anlamı: Rabbim! Bana yardım et ve aleyhimde düşmanıma yardım etme. Yardımını benden esirgeme ve aleyhimde düşmanımı destekleme. Düşmanımı cezalandır, beni cezalandırma. Beni hayırlı işlere yönelt ve hayır yolunda ilerlemeyi bana kolaylaştır. Bana zulüm ve haksızlık edene karşı bana yardım et. Ey Rabbim! Beni sana çok şükreden, çok zikreden, senden çok korkan, sana çok itaat eden, sana çok boyun eğip tevazu eden, sana çok yakarıp ağlayarak tevbekâr eyle. Ey Rabbim! Benim tevbemi kabul eyle, günahmı gider, duamı kabul et, kalbimi hidayet üzerine daim kıl, dilimi doğrulukla hakkı söylemekten ayırma, huccetimi sabit kıl ve kalbimi fenalıktan arındır.

Kaynak: Gönül İncileri

Duanın Edepleri

Yorum bırakın

gönül feryadı

Duada elleri kaldırmak ve Allahu Teâlâ’ya hamd etmek, Resûlullah (sav) efendimize salât ü selam getirmek, sonra dileğini söylemek, dua ederken göğe bakmamak, duayı bitirince elleri yüze sürmek duanın edeplerindendir. Bu edepleri şöylece sıralayalım:

1- Şerefli zamanları kollamaktır: Arefe günü, Ramazan ayı, Cuma günü, gecenin son üçüncü bölümü ve seher vakitleri gibi.

2- Şerefli halleri değerlendirmektir: Secde hali, savaşçıların karşılaşması ve yağmur yağması halleri, namaz için ikâmet okunurken ve kalbin rikkat hali gibi.

3- Kıbleye dönmek, elleri kaldırmak ve duadan sonra yüze sürmek.

4- Gizlilik ve seslilik arasındaki bir sesle yalvararak söylemek.

5- Seci yapmaya kendini zorlamamak. Duada haddi aşmak bununla tefsir edilmiştir. Ayet ve hadislerde belirtilen ve rivayet edilen dualarla yetinmek en iyisidir. Çünkü herkes kendiliğinden dua etmeyi beceremez, bu sebeple haddi aşmasından korkulur.

6- Tazarrû, huşû ve korku ile dua etmeli. Zira Allahu Teâlâ buyuruyor ki:

“Doğrusu onlar, iyi işlerde yarışıyorlar, korkarak ve umarak bize yalvarıp dua ediyorlar ve bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı.” (Enbiyâ sûresi, ayet 90) 

“Rabbinize gönülden ve gizlice yalvarın.” (A’raf sûresi, ayet 55)

Mümin, dua ve rızayı birleştirmiş olmak için dili ile dua ederken kalbiyle de rıza göstermelidir.

7- Kesinlikle istemek, kabul edileceğine inanmak ve bu yoldaki ümidini doğrulamak: Bunun lüzumuna dair deliller çoktur. Süfyan b. Uyeyne (ra) şöyle dedi: 

“Bildiği kendi kötü durumu kişiyi dua etmekten alıkoymasın; çünkü Allahu Teâlâ mahlukların en kötüsü olan İblis’in duasını bile kabul etmiştir. Allahu Teâlâ bunu şöyle ifade ediyor: 

“Rabbim! Dirilecekleri güne kadar beni ertele, dedi. Allah (cc) da, sen bilinen güne kadar geri bırakılanlardansın, dedi.” (Sad sûresi, ayet 79-80-81)

8- Duada israr etmek, onu üç kere tekrarlamak ve kabulünün geciktiği zannını taşımamaktır.

9- Duayı Allahu Teâlâ’nın zikriyle açmak, Allahu Teâlâ’ya hamd ve senadan sonra Resûlullah (sav)’a salât ü selam getirmek ve duayı yine bunlarla bitirmektir.

10- Tevbe etmek, zulme uğrayanlara haklarını iade etmek ve bütün benliğiyle Allahu Teâlâ’ya yönelmektir ki, bu, saydıklarımızın en mühimidir ve duanın kabulünde esastır.

Allâhümme innî es’elüke’s-sebâte fi’l-emri ve’l-azîmete aler-rüşdi ve es’elüke şükra niğmetike ve husne ibâdetike ve es’elüke lisânen sâdikan ve kalben selîmen ve eûzü bike min şerri mâ ta’lem ve es’elüke min hayri mâ ta’lemü ve estağfiruke mimmâ ta’lemü.

Anlamı: Allah’ım! Senden dinde sebat etmeyi, doğruluğa da azmetmeyi istiyorum. Keza nimetine şükretmeyi, sana güzel ibadette bulunmayı talep ediyor, doğruyu konuşan bir dil, eğriliklerden uzak bir kalp diliyorum. Allah’ım, senin bildiğin her çeşit şerden sana sığınıyorum, bilmekte olduğun bütün hayırları senden istiyorum, bildiğin günahlarımdan da sana istiğfar ediyorum!

(Tirmizî, Deavât 22, h.3404; Nesâi, Sehv 61)

Kaynak: Gönül İncileri

Duanın Fazileti

Yorum bırakın

cuma günü duası

Dua etmek ibadettir; çünkü dua, Allahu Teâlâ’ya olan ihtiyacı izhar ve itiraf etmektir.

Resûlullah (sav) efendimiz “Dua ibadetin kendisidir.” buyurdular ve sonra şu ayeti okudular:

“Halbuki Rabbiniz: Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir, buyurdu.” (Mü’min sûresi, ayet 60, Tirmizî, h.2973; Ebû Davud, h.1479)

“Şüphesiz sizin Rabbiniz haya eder (yani dilekte bulunan kuluna verir), ikramı boldur, kulunun (dua için) kalkan ellerini boş çevirmekten haya eder.” (İbni Mâce, c.2, h.3865)

“Kim Allah Subhânehu’ya dua etmez, (ve O’ndan dilekte bulunmaz) ise Allah o kimseye gazap eder.” (İbni Mâce, h.3827)

“Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah’a talep edilen (dünyevi şeylerden) Allah’ın en çok sevdiği afiyettir. Dua, inen ve henüz inmemiş olan her çeşit (musibet) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyleyse sizlere dua etmek gerekir.” (Tirmizî, Deâvât 112 (3542)

“Biriniz acele edip “Ben Rabbime dua ettim; ama duamı kabul etmedi.” demedikçe duası kabul olunur.

“Allah (cc), dua eden her kuluna icabet eder. Bu icabet ya dünyada peşin olur, ya ahirete saklanır yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek suretiyle duası makbul olur. Yeter ki günah talep etmemiş, sıla-yı rahmin kopmasını istememiş, ya da acele etmemiş olsun.”

“Resûlullah (sav) Efendimiz özlü duaları tercih eder, diğerlerini bırakırdı.” (Ebû Dâvud, Salat 358 (1482))

Kaynak: Gönül İncileri 

Tevbe Nedir?

Yorum bırakın

bahçedeki yavruağzı güller

Her kim güneş battığı yerden doğmazdan evvel tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder.

Şeriatte tevbe; dinde kötü ve çirkin olan şeylerden ve çirkin hallerden yine dinde beğenilmiş olan şeye ve güzel hallere dönmek; günah ve isyanı terk etmenin insanı Allahu Teâlâ’ya ve cennetine yaklaştıran güzel ve makbul işlerden olduğunu bilmektir.

Tevbe dört esas üzeinedir:

1- Dil ile istiğfar,

2- Kalp ile pişmanlık,

3- Âzâ ve organları ile günahları terk etmek,

4- O günahları bir daha yapmayacağına niyet ve kast etmektir. Buna tevbe-i nasuh denir. Nasuh tevbesi, bir günaha tevbe etmek ve bir daha tevbe ettiği şeyi yapmamaktır.

Günahtan sakınmak, tevbe ile uğraşmaktan kolaydır.

Kaynak: Gönül incileri

Müslüman Olan Kişinin Okuyacağı Dua

Yorum bırakın

bahar dalları

Bir kişi Müslüman olduğu zaman Resûlullah (sav) ona namazı öğretir, sonra da şu kelimelerle dua etmesini emrederdi:

Allâhümmağfirlî verhamnî vehdinî ve âfinî verzuknî

Anlamı: Allah’ım, beni affet, bana merhamet et, bana hidayet ver, bana afiyet ver, bana rızık ver.

Allahu Teâlâ’dan bu kelimelerle isteyin. Zira bu kelimeler, hem dünyaya hem de ahirete ait hayırları toplar.

Kaynak: Gönül İncileri

Sıkıntıyı Gideren Dua

Yorum bırakın

kuşlarla tebessüm

Kimin sıkıntısı artarsa aşağıdaki duayı okusun. Zira Allah, bu duayı okuyan her kulun gam ve sıkıntısını gidermiş, yerine ferahlık vermiştir:

Allâhümme innî abdüke vebnü abdike vebnü emetike nâsiyetî biyedike mâadin fiyye hükmüke adlün kadâüke es’elüke bi-küllismin hüve leke semmeyte bihî nefseke ev enzeltehû fî kitâbike ev allemtehû ehaden min halkıke eviste’serte bihî fî ilmil-ğaybi indeke en tec’alel-Kur’âne rabîa kalbî ve nûra sadrî ve celâe huznî.

Allah’ım, ben senin kulunum, kulunun oğluyum (kızıyım), cariyenin oğluyum (kızıyım), senin avucunun içindeyim, alnım senin elinde. Hakkımdaki hükmün câridir. Kazan ne olursa hakkımda adalettir. Kendini tesmiye ettiğin ve kitabında indirdiğin veya nezdinde mevcut gayb ilminden seçtiğin, sana ait her bir isim adına senden Kur’ân’ı kalbimin baharı, sıkıntı ve gamlarımın atılma vesilesi kılmanı dilerim. (Amin)

Kaynak: Gönül İncileri

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: