Banyo Yaparken Ve Gusül Abdesti Alırken Örtünmek Gerekir Mi?

Yorum bırakın

Elhamdülillah ala külli hal

Es-selamü aleyküm kardeşlerim,

“Banyo yaparken ve gusül abdesti alırken örtünmek gerekir mi?” şeklinde çok soru geliyor.  Bu kardeşlerimize örtülü olmalarını, peştemal ve benzeri ile banyoya girmelerini tavsiye ediyoruz.  Bakınız Peygamber (s.a.v) Efendimiz bu konuda ne emrediyor:

“Rasûlullah (s.a.v) açıkta (örtüsüz) yıkanan bir adam görmüştü. Derhal minbere çıkarak, Allah’a hamd ve senada bulunduktan sonra buyurdu ki:

“Allah diridir ve ayıpları örtücüdür, hayayı ve örtünmeyi sever. Öyleyse biriniz yıkanınca örtünsün.”

Hadis Kaynak: Ebû Dâvud, c.4, Hamam 2, h. 4012; Nesâî, c.1, Gusül 7, h. 404

Kaynak Kitap: Miftâhu’t- Tevhid ve’t-Takvâ

Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihali’nin 109. Sayfasında, guslün sünnetleri bölümünde yer alan maddelerden birkaçı şöyle:

Tenha bir yerde yıkanıldığı halde de avret yerlerini açık bırakmamak, şayet açık bırakılırsa kıble tarafına yönelmemek.

Gusülden sonra elbiseyi giyerken çabukça örtünüvermek.

Yukarıda yazılan sünnetlere uygun olmayan bir gusül, adabına riayet edilmemiş ve mekruh olmuş olur.

Peygamber (s.a.v) Efendimiz örtülü yıkanmış ve banyodan çıkarken de hemen sarınmıştır. Bu sünnetleri hayatımıza geçirmeyi Rabbimiz cümlemize nasip eyleye. (Amin)

Allah’a emanet olunuz..

 

Reklamlar

Pratik Zekat Hesaplama Yöntemi

4 Yorum

zimem defteri

Es-selâmü aleyküm kardeşlerim..

Bildiğiniz üzere zekat İslam’ın beş şartından biridir. Zekat çok karışık, anlaşılması ve hesaplanması çok zor zannedilmekte fakat inanınız ki hiç de öyle değil.  Geliniz beraberce bu işin ne kadar pratik ve kolay olduğuna bir bakalım ve hesaplamasını öğrenelim..

Ticaretle uğraşanlar genelde yıl sonunda alacak-vereceklerini hesaplar ve zekatlarını öyle verirler. Aylık maaş alanların durumu ise farklıdır; onlar her ay maaşlarındaki zekat miktarını hesaplar ve ay içinde verirler.  Bunun haricinde eline toplu para geçen kişi de hemen o paranın zekat miktarını hesaplar ve bekletmeksizin verir. 40’da bir ölçüsü asgaridir, isteyen bu miktarı dilediği kadar artırabilir. Zekatı verilmeyen mal ve para  ne dünyada ne de ahirette hayır getirmez, yüz güldürmez. Fakirlerin hakkı olan bir parayı kendi parası zannedip gönül rahatlığıyla harcayan ve Allah’ın emrine uymayan kişi bunun hesabının çetin olacağını bilmelidir.

40’da bir rakamı %2,5’a karşılık gelir. Aylık 1000 lira maaşınız varsa bunun %2,5’u 25 lira eder. Maaşınızı alınca hemen 25 lirayı ayırır ve ihtiyaç sahibine ulaştırırsınız. 

Bir hesaplama örneği daha yapalım.  800 lira maaşınız olduğunu farzedelim. Hesaplama yöntemi, rakamı 100’e bölüp 2,5 ile çarpmaktır.

800’ü 100’e bölersek 8 çıkar. 8’i de 2,5 ile çarparsak 20 rakamını buluruz. Demek ki siz her ay maaşınızı alınca 20 liralık zekat vermekle yükümlüsünüz. 

Özetlersek maaşınızın veya elinize geçen toplu paranın rakamını 100’e bölün çıkan sonucu 2,5 ile çarpın ve her ay bu rakamı zekat olarak verin.

Zekatın Allah’ın emri olduğunu unutmamamız ve düzenli vermemiz duasıyla,

Allah’a emanet olunuz kıymetli kardeşlerim..

by ihyaca

 

Berat Kandili Namazı Nasıl Kılınır?

2 Yorum

berat kandili

Es-selâmü aleyküm kardeşlerim,

Bu gece yani Berat Kandili gecesi neler yapmamız gerektiğine beraberce göz atalım:

*** Bu gece akşam ile yatsı namazı arasında 3 adet Yasin-i Şerif okuyoruz. 

1. Yasin: Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizin ruhu şerifleri için..

2. Yasin: Bugüne dek gelmiş geçmiş bütün silsile-i meşayıh-ı kirâm efendilerimizin ruhu şerifleri için..

3. Yasin: Ümmet-i Muhammed’in ölmüşlerinin ruhu şerifleri ve içinde bizim de ölmüşlerimizin ruhu şerifleri için..

Berat Kandili Namazı

*** Berat Kandili Gecesinde kılınan 100 rekatlık namaz var. Bu namazın kılınışı şu şekilde:

2 rekatta bir selam vererek kılınır.

Her rekatta Fatiha Suresi’nden sonra 10 tane İhlas Suresi okunur.

İlk rekatlarda Fatiha’dan önce Sübhaneke okunur.

Fatiha’da Besmele çekilir, İhlas surelerinde ve Sübhanake’de Besmele çekilmez.

Namazın tamamını peşpeşe kılmak gerekmez. Ara verilebilir, abdest tazelenip tekrar devam edilebilir.

Bu namazı gece tamamlayamazsak, kerahet vakitlerine dikkat etmek koşuluyla ertesi günün ikindi namazı vaktine kadar yetiştirebiliriz..

Duaların makbul olduğu bu geceyi hakkıyla değerlendirebilmeyi, Allahu Teâlâ’nın af ve mağfiretine nail olup rızasını ve muhabbetini kazanabilmeyi Rabbim cümle Ümmet-i Muhammed’e ve bizlere nasip eylesin. 

Berat Kandiliniz hayırlı mübarek olsun kıymetli kardeşlerim..

by ihyaca

Toplumda Başgösteren Bir Kötülük Nasıl Önlenir? Hadis

2 Yorum

kapı ardındaki gül

İyiliği emretme ve kötülükten vazgeçirme görevi, Müslümanların toplum hayatı açısından büyük önem taşımaktadır. Bu görevin ihmali, kötülüklerin yayılmasına, toplumda huzursuzluğun ve anarşinin doğmasına sebep olur. 

Bunun içindir ki Peygamberimiz (s.a.v);

“Sizden her kim çirkin bir iş görürse onu eliyle, buna gücü yetmezse diliyle önlesin, buna da gücü yetmezse kalbiyle nefret etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.” buyurmuş ve görevin önemine dikkatimizi çekmiştir. (Buhârî,Mezâlim,22; Müslim,Libâs,114)

Peygamberimiz bu hadis-i şerifte, toplumda beliren kötülüğe karşı üç şekilde tavır alınması gerektiğini bildirmiştir.

Fiili Müdahale (Kötülüğü Eliyle Önlemek): Kötülüğün zor kullanılarak ortadan kaldırılmasıdır. Bu, devletin görevidir. Kötülüğe karşı tavrın bu çeşidini herkes yapmaya kalkacak olursa kavga çıkar, anarşi doğar. Bunun için bu görev devletçe yerine getirilir. Ancak toplum fertleri bu konuda görevlilere yardımcı olur, olmalıdır.

Kötülüğü Dil İle Önlemek: Bu, kötülüğün zararlarını anlatarak vazgeçirmek demektir. Yani toplumun aydınlatılması ve uyarılmasıdır. Toplumun uyarılması işi hiç şüphe yok ki alimlerin görevidir ki, vaaz, irşat ve yayın suretiyle yerine getirilir. 

Bu görev, toplumun aydınlatılması açısından çok önemlidir. Hatta Peygamberimiz (s.a.v), dinin nasihatten ibaret olduğunu bildirmiştir.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı İslam İlmihali, syf. 522,523

Lohusalık (Nifas) Halinde Yapılan 40 Gün Yanlışı

Yorum bırakın

gülen bebek

Es-selamü aleyküm kardeşlerim,

Bulunduğum meclislerde yanlış bir bilginin hanımlar arasında çok yaygın olduğuna şahit oldum ve bu konuya değinmenin yerinde olacağını düşündüm. Konu nifas, yani lohusalık. 

Lohusalık süresinin azamisi 40 gündür.Yani lohusalık en fazla 40 gün sürer, bundan fazlası özüre girer. 40 gün geçtiği halde lohusalığı (kanaması) devam eden kadın gusül abdestini alır, her türlü ibadetini yapmaya başlar, eş beraberliği helal olur. Özürlü hükmünde olduğu için her namaz vaktinde abdestini yeniler.

İşin bilinmeyen ve toplumumuzda maalesef yaygın olarak uygulanan yanlış kısmı ise şudur:

Zannediliyor ki doğumdan sonra 40 gün boyunca beklenecek, gusül alınmayacak, namaz kılınmayacak, oruç tutulmayacak, diğer ibadetler yapılmayacak ve eşin davetine icabet edilmeyecek. Lohusalığın azamisi 40 gün olduğu halde asgarisinin yani en azının ölçüsü yoktur. Lohusalık 1 gün bile sürebilir. Lohusalığının sona erdiğini (kanamasının bittiğini) gören kadın 40 gün dolsun diye beklemez. Gusül abdestini alır, namazlarını kılmaya, ramazan ayı ise oruçlarını tutmaya ve diğer ibadetlerini yapmaya başlar. Cima hali haramdan helale dönüşür.

Bu fıkhi bilgiyi bilmediklerinden dolayı üzerlerine farz olan ibadet ve vazifeleri yapmayıp boşuna 40 gün bekleyen hanım kardeşlerimin bilgisine..

by ihyaca

 

Mut’a Nikahı Nedir, Özellikleri Nelerdir?

Yorum bırakın

örümcek ağı

Mut’a nikahı cahiliye devrinin bir nikah çeşididir.

Tıpkı şarabın tedrici olarak yasaklanması gibi, cahiliye devrinin bir nikah çeşidi olan mut’a nikahı başlangıçta yasaklanmamış, fakat daha sonra ebediyen haram edilmiştir.

Mut’a nikahı mehirsiz, verasetsiz, boşanmasız, muvakkat bir nikahtır. Müddeti anlaşma sırasında belirtilir. Müddet dolunca boşamaya hacet kalmadan ayrılık hasıl olur, karı koca birbirlerine varis olamazlar. Kadına razı olacağı bir ücret verilir. Asgari ve azami bir müddeti yoktur. Birkaç saatlik, tek temaslık bir akit olabileceği gibi, yılları içine alan bir müddet de olabilir.

İslam alimleri bu çeşit cahiliye nikahını haram bilmede icma etmiştir (aynı görüşte olmuşlardır). Şia’dan aşırı olanlar dışında bunu benimseyen yoktur. Hele Ehl-i Sünnet uleması (alimleri) arasında buna fetva veren tek kişi çıkmamıştır.

Kaynak: Kütüb-i Sitte, cilt 15, Nikah bölümü, syf. 415,416

 

 

Mevlid Kandilini Kutlamak Günah Mıdır?

Yorum bırakın

kasedeki güller

Es-selamü Aleyküm Kardeşlerim..

Bizlere sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’i yollayan, tanıtan, bildiren, hidayetimize vesile kılan Aziz ve Celil olan Yüce Rabbimize sonsuz şükürler hamd-ü senalar olsun..Siz kardeşlerimin mevlid kandiliniz hayırlı ve mübarek olsun..

Mevlid kandili hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ilmihalinde  ne yazıyor bir göz atalım. Bu geceyi ihya etmek, kandil kutlamasında bulunmak günah mıdır, değil midir öğrenelim. 

Mevlid, “doğum vakti” demektir. “Milad” da böyledir.

Mevlid Peygamberimizin (s.a.v) doğum zamanına, Milad da Hz. İsa (a.s)’nın doğum tarihine özgü birer örf olarak kullanılmıştır.

Peygamberimiz (s.a.v),miladi 571 yılı nisan ayının 20. gününe rastlayan Rebiulevvel ayının 12. gecesi sabaha karşı Mekke-i Mükerreme’de Daru’t-Tebâbia denilen evde doğmuştur. 

İnsanlar her türlü değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Sosyal hayat bozulmuş, ahlak tamamen kokuşmuştu. Kadınlar esir muamelesi görüyor, bir eşya gibi alınıp satılıyor, kız çocukları acımasızca diri diri toprağa gömülüyordu.

İşte Peygamberimiz (s.a.v) böyle bir zamanda dünyaya gelmişti.

Bu gecenin sabahı gerçekten feyzli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet  güneşi ve hidayet meşalesi olan Peygamberimizin doğumu, Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:

“İçlerinden kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur.” (Âl-i İmrân Suresi, ayet 164)

Bunun içindir ki Müslümanlar bu kutlu geceye büyük ilgi gösterir. Onu ibadetlerle ihya etmeye çalışır, yoksulları ve kimsesiz çocukları sevindirirler.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı İlmihali, syf. 370, 371

Older Entries Newer Entries

%d blogcu bunu beğendi: