Abdestsiz Olanlara Haram Olan Dört Şey

Yorum bırakın

karlı dağ

Abdestsiz iken dört şey haramdır:

1- Namaz kılmak.

2- Kabe’yi tavaf etmek.

3- Kur’an’ı tutmak.

4- Tilavet secdesi yapmak.

“Ademoğlu soyunduğu zaman kendisi ile cinler arasındaki perde Eûzübillâhimineşşeytanirracîm demesidir.”

“Müminlere söyle, gözlerini harama kapasınlar.”

Ebu Bekir-i Şibli (ks), bu ayeti şöyle tefsir ederdi:

“Bu ayet-i kerimede geçen göz, hem baş gözü, hem de kalp gözüdür. Bu baş gözünü Allah’ın haram kıldığı şeylere bakmaktan, kalp gözünü de O’nun zatından gayrı şeylere kaymaktan korumalıdır.”

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

İnsanın Üç Hasreti

Yorum bırakın

bir demet lale

İnsan dünyadan üç şeye hasretle gider:

1- Topladığına doymaz.

2- Umduğuna kavuşamaz.

3- O günkü ahiret yolculuğu için iyi azık temin edemez.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Namazın Müstehapları

Yorum bırakın

cuma mübarek

Namazda farzları tamamlayan vacipler, vacipleri tamamlayan sünnetler, sünnetleri tamamlayan da müstehaplardır. Namazın müstehaplarını şöyle sıralayabiliriz:

1- Namazda sağa sola sallanmamak.

2- Esneme esnasında esnemeyi durdurmaya çalışmak, ya da eli ile ağzını kapatmak.

3- İmkan olursa öksürüğünü durdurmak, boş yere öksürmemek.

4- Üç ayetten fazla Kuran okumaya çalışmak.

5- İmkan dahilinde doğru okumak, harflerin mahrecini iyi öğrenmek.

6- Secde ettiği yer tozlu olursa, selam vermeden silmek. (Aynı rekatta daha önce herhangi bir yerine ellediyse selam sonunu bekler.)

7- Sağ ve sola selam verirken kafayı düz tutup aşağı yukarı eğmemek.

8- Tekbir alırken baş parmak uçlarını kulakların yumuşağına değdirmek.

9- Erkekler bileklerini elbise veya cübbesinin içinden çıkarmak, kadınlar ise bileklerinin açılmamasına dikkat edip açmamak.

10- İmam olan kimse rüku ve secdede tesbihatı üçten fazla yapmamak.

11- Cemaate sonradan yetişen kişinin, imamın sola selam vermesini beklemek.

12- Selam verdiği zaman ellerini yüzüne sürmek.

Cemaate sonradan yetişip imamın selamını beklemeden namazını tamamlayacak kimseler şunlardır:

Sabah namazına geç gelen kişi, imamın selamını beklediği takdirde güneş doğacaksa beklemeden yetişemediği rekatları tamamlar.

Mestinin müddeti biten kişi imamın selamını beklemez.

Mescitlerde cemaat çok olup secde ettiği yerin çiğneneceği belli olan kişi imamın selamını beklemez.

Cemaate son tahıyyatta yetişen kimse, cemaatin kendisini rahatsız edeceğini düşünerek imamın selamını beklemez.

13- Sağa selam verince sağ omuza, sola selam verince sol omuza bakmak.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Hadis-i Şerifte Belirtilen İmanın Yetmiş Küsur Şubesi Nelerdir?

Yorum bırakın

muhtelif renkte laleler

Resûlullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

“İman yetmiş küsur şubedir. Haya da imandan bir şubedir.”(Müslim, İman, c.1, s.63, bab 12, h. 35 (57))

Hadis-i şerifte belirtilen yetmiş küsur şube kendi içinde üç kısma ayrılmaktadır:

Birinci Kısım: İtikadi hususlarla ilgili olup otuz şubedir:

1- Allah’a, zatına, birliğine, sıfatlarına inanmak.

2- Allah’tan başka her şeyin hâdis olduğuna inanmak.

3- Allah’ın meleklerine inanmak.

4- Allah’ın kitaplarına inanmak.

5- Allah’ın peygamberlerine inanmak.

6- Kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmak.

7- Ahiret gününe, kabirde suale, kabir azabına, dirilmeye, mahşere, hesaba, amellerin tartılmasına ve sırata inanmak.

8- Allah’ın cennet vaadine ve cennetteki ebedi hayata inanmak.

9- Cehennem ateşiyle tehdidine, cehennem azabına, azabın kafirler için sonsuz olacağına inanmak.

10- Allah’ı sevmek.

11- Allah için birbirini sevmek ve Allah için buğz etmek.

12- Peygamber (sav) Efendimizi sevmek, O’nun sünnetine sarılıp bol bol salatü selam okumak.

13- İhlas ve samimiyet.

14- Günahlarına pişman olup tevbe etmek.

15- Allah’tan korkmak.

16- Rahmetini ümit etmek.

17- Rahmetinden ümit kesmemek.

18- Allah’a şükretmek.

19- Vefakar olmak.

20- Belalara sabretmek.

21- Mütevazi olmak. Büyüklere hürmet buna dahildir.

22- Şevkatli ve merhametli olmak. Küçüklere şevkat buna dahildir.

23- Allah’ın kazasına razı olmak.

24- Allah’a tevekkül etmek.

25- Kendini beğenmemek, kendini övmemek.

26- Kin ve garazı terk etmek.

27- Hasedi terk etmek.

28- Gazaplanmayı terk etmek.

29- Hıyanet etmemek. Hile ve su-i zannı terk etmek.

30- Dünyaya dalmamak, mal ve makam sevgisini terk etmek.

İkinci Kısım: Dilin amellerine müteallik olup yedi şubedir:

1- Kelime-i tevhidi diliyle söylemek.

2- Kur’an okumak.

3- İlim öğrenmek.

4- İlim öğretmek.

5- Dua etmek.

6- Allah’ı zikretmek, istiğfarda bulunmak.

7- Batıl ve boş sözlerden sakınmak.

Üçüncü Kısım: Bedenin amellerine aittir ve kırk şubedir. Bu şubeler kendi içinde üç nevide toplanır:

A- Muayyen şeylere mahsus olup on altı şubedir:

1- Temizlenmek, abdest almak, cünüplükten, hayız ve nifastan temizlenmek gibi bedene ait temizlik ile, elbise ve yer temizliği.

2- Namazı dosdoğru kılmak. Farz ve nafile namazlarla kaza namazları buna dahildir.

3- Sadaka vermek. Farz olan zekatla, sadaka-i fıtır ve misafirperverlik, cömertlik gibi şeyler buna dahildir.

4- Farz ve nafile oruç tutmak.

5- Haccetmek. Umre buna dahildir.

6- İtikafa girmek. Kadir gecesini aramak buna dahildir.

7- Din aşkına başka yere kaçmak. Müşrikler diyarından İslam beldesine hicret etmek buna dahildir.

8- Adadığı şeyi yerine getirmek.

9- Kefaret vermek.

10- Namaz ve namaz dışında avret yerini örtmek.

11- Kurban kesmeyi adamışsa onu kesmek.

12- Cenazeye gitmek.

13- Borcunu ödemek.

14- Faizden kaçınmak.

15- Doğruya şehadet etmek, gizlememek.

16- Muamelelerde doğru olmak.

B- Kendisine tâbi olanlara mahsus olup altı şubedir:

1- Nikahlanmak suretiyle iffet ve namusunu korumak.

2- Çoluk çocuğun haklarını ifa etmek. Hizmetçiye hoş muamele buna dahildir.

3- Anne ve babaya iyi muamele edip onlara asi olmaktan kaçınmak.

4- Çocuklarına dini terbiye vermek.

5- Sıla-i rahim yapmak.

6- Büyüklere itaat etmek.

C- Ammeye taalluk eden şeylerdir ki, on sekiz şubedir:

1- Hükümdarlığı adaletle icra etmek.

2- Cemaate devam etmek.

3- Ulü’l-emre itaat etmek.

4- İnsanların aralarını ıslah etmek. Asilerle harp etmek buna dahildir.

5- İyilik hususunda başkasına yardım etmek.

6- Emr-i bil-maruf ve nehy-i anil-münker, yani iyiliği emir, kötülükten alıkoyma işini ifa etmek.

7- Hudud-ı Şer’iyye’yi ayakta tutmak.

8- Cihad etmek. Kışlalarda asker bulundurmak buna dahildir.

9- Emaneti eda etmek. Ganimetlerin beşte birini vermek buna dahildir.

10- Ödünç para vermek.

11- Komşuya ikram ve iyi muamelede bulunmak.

12- Herkese iyi muamele etmek, helalinden mal toplamak.

13- Malı yerinde harcamak, israftan kaçınmak.

14- Selam almak.

15- Aksırana (yerhamukellah) demek.

16- Başkalarına zarar vermemek.

17- Boş şeylerden kaçınmak.

18- Yoldan insanlara eziyet veren şeyi kaldırmak.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

 

Kadınlara Mahsus Haller

Yorum bırakın

güller ve papatyalar

Kadınlara mahsus üç durum vardır:

1- Hayız  2- Nifas 3- İstihaze

1- Hayız: Ergenlik çağına gelmiş bir kadının kan görmesidir. Adet esnasında gelen ve bazı şer’i işleri yapmaya engel olan kana hayız kanı denir. Kadında buluğ (ergenlik) çağının başlangıcı dokuz, sonu ise elli beş yaşıdır. Buluğa eren kadına baliğa, adetten kesilen kadına da âsiye denir. Hayız kanının müddeti en az üç, en çok on gündür. Üç günden az, on günden fazla olan kan hayız kanı olmayıp, bir hastalıktan dolayı gelen kandır. Normal olarak adetini gören bir kadının ilaç vs. alarak adetini üç günden aşağı düşürmesine bakarak istihaze, yani hastalık sebebiyle gelen kan kabul edilmemelidir. O yine üç gün kabul edilmelidir.

Adet zamanı ve miktarı değişebilir. Mesela bir kadın üç gün hayız görürken sonra bu miktar beş güne, altı güne, yedi, sekiz, dokuz, on güne kadar çıkabilir. Adet başlangıcı da öne gelebilir. Mutlaka bir ayın dolması gerekmez. On beş gün sonra da adet olabilir.

Hayız müddeti içinde kanın devamlı gelmesi şart değildir. Bu müddet içinde kanın fasılalı gelmesi, devamlı geliyor hükmündedir. Kanın rengi tamamen beyazlaşıncaya kadar gelen kan hep adet kanıdır. Eğer on gün bittiği halde kan geliyorsa bu hayız değil, istihaze (özür) kanıdır. Bu durumdaki bir kadın temizlenir, dini vecibelerini yerine getirir.

2- Nifas: Kadında doğumu müteakip başlayan kana nifas kanı denir. Böyle bir kadına da Nüfesa denir. Nifas yani lohusalık hali kırk gün sürer. Kırk günden sonraki kan da hayızda olduğu gibi nifas kanı olmayıp özür kanıdır. Böyle bir kadın yıkanıp namazını kılar, orucunu tutar, diğer şer’i işlerini yapar.

3- İstihâze: Üç günden az, on günden fazla, nifas (lohusalık) durumunda ise kırk günden fazla gelen kana istihaze denir. Keza dokuz yaşına girmemiş çocuktan, elli beş yaşını geçmiş kadından gelen kan da istihaze (özür veya bir hastalık sebebiyle) kanıdır.

Hayız kanı yeşil, sarı, siyah veya bulanık renkte olabilir. Adeti biten bir kadın gün ve gecesine çok dikkat etmeli, gusül veya teyemmüm yapacak olursa bir namaz vakti beklemelidir.

Hayız ve nifasın azami müddeti geçince zevciyet muamelesi derhal helal olur. Fakat bu müddetten evvel kesilmesiyle hemen helal olmaz. Bu takdirde kadın yıkanmış olmalıdır veya üzerinden bir namaz vakti geçmiş bulunmalıdır. 

Adetli Kadının Yapabileceği Şeyler: Adetli kadının pişirdikleri yenir, artığı içilir, tuttuğu eşyası kullanılır. Böyle kadın kocasıyla aynı yatakta yatar. Dua kastıyla dua ayetlerini, hatta Fatiha suresini okuyabilir. Kur’an dinleyebilir, kendi kabı dışında başka bir kılıfa sarılmış olan Kur’an’ı tutabilir.

Hayız Ve Nifas Halindeki Kadına Haram Olan Şeyler: Adet halinde bulunan bir kadın namaz kılamaz, oruç tutamaz, Kur’an’a veya ayete el süremez, cami ve mescide giremez, Kabe’yi tavaf edemez. Adetli kadın temizlendikten sonra kılamadığı namazları kaza etmez. Allah (cc) onları affetmektedir. Yalnız tutamadığı orucunu kaza edecektir.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Namazda Setr-i Avret Nedir?

Yorum bırakın

cami ve geceBaşkalarının bakmaları caiz olmayan, namazda örtülmesi farz olan uzuvlara avret mahalli denir. Namazda avret mahallini örtmek şarttır. 

Erkeklerde avret mahalli, göbek altından diz kapakları altına kadar olan mahaldir.

Kadınların ise; eller, yüz ve ayakların kuru topuklardan aşağı kısmı hariç, bütün vücutları avrettir. Bu üç uzvun dışında kalan tüm vücut dışarıdan bakılınca görülmeyecek şekilde örtülü olmayınca namaz kılamaz. 

Örtülmesi farz olan azalardan birinin, bir rüknün edası kadar bir zaman, dörtte biri namazda açılsa namaz bozulur. Giyilen şeyin darlığından dolayı avret yeri belli olmazsa namaza zarar vermez. cildin rengini gösterecek kadar ince ve dar elbise ile namaz kılınmaz.

Pis elbise ile namaz kılmak çıplak kılmaktan daha iyidir. Zira çıplak kişi rüku ve secde yapamaz. Emanet bile olsa örtünecek bir şey bulamayan kişi oturarak ve ayaklarını kıble tarafına uzatarak ima ile namaz kılar. Yani başını biraz eğer rüku olur, biraz daha fazla eğer, o da secde yerine geçer.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Teyemmüm’ün Şartları

Yorum bırakın

dağ ve koyunlar

1- Niyet etmek: Elini toprağa vururken ya temizlenmeye, ya da namaz, secde-i tilavet ve cenaze namazı gibi maksud olan bir ibadete niyet etmiş olmak şarttır. Kendisinde bulunan bir hadesin kaldırılmasını mülâhaza etmeksizin sadece teyemmüme niyet ederse, bu teyemmümle namaz sahih olmaz. Mesela Mushaf’a el sürmek kastıyla teyemmüm yapsa, bu teyemmümle namaz kılamaz.

2- Teyemmümü mübah kılacak bir özür bulunmak: Abdest ve guslün farzlarını yerine getirecek miktarda su bulamamak veya suyu kullanmaya mani bir hastalık ve özrü bulunmak, soğuktan veya düşmandan korkmak, yanındaki su içeceğinden fazla olmamak, suyu çıkaracağı bir şeyi bulunmamak, su ile abdest alsa cenaze veya bayram namazının geçmesinden korkmak. Bunlar teyemmümü mübah kılan özürlerdir.

3- Taş, toprak, kum gibi yeryüzü cinsinin temizi ile veya temiz tozu ile, hiç necaset dokunmamış olanı ile teyemmüm etmek.

4- Yüzü ve kolları kaplarcasına mesh etmek.

5- Meshi elin hepsi veya ekserisiyle yapmak.

6- Elin içi ile iki kere vurmuş olmak. Yani yeryüzü cinsinden olan şeye iki kere elini koymak.

7- Abdest almaya veya gusül yapmaya münafi olan haller (hayız ve nifas gibi) kesilmiş ve kalmamış olmak.

8- Mesh edeceği uzuvlarda meshe mani bir şey varsa evvela onları gidermek. Mesela sakız vs. gibi bir şeyler yapışmış ise önce onları kaldırmak gerekir.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Besmele İle Amel Hususunda Müminlere Emrolunan Beş Hüküm

Yorum bırakın

Bismillah ve pembe çiçekler

Besmele ile amel hususunda müminlere beş hüküm emrolunmuştur. Kısaca bunları izah edelim:

1- Vücub: Eti yenen hayvanların kesiminde ve teyemmümde Besmele okumak, Kur’an yazılırken her sûrenin başında (Tevbe sûresi hariç), veya herhangi bir ayet yazarken Besmele yazmak farzdır.

2- Nedib: Kur’an okumaya başlarken Besmele sünnettir. Vacip diyenler de vardır. Namazda Fatiha’dan önce sünnet, şafiilere göre farz, malikilere göre menduptur. Abdest, gusül ve her işin başlangıcında Besmele sünnettir.

3- İbaha: Günlük işlerimizi yaparken Besmele okumak müstehaptır. Elbise ve ayakkabı giyerken veya diğer küçük işlerimizde olduğu gibi..

4- Hürmet: Haram bir işe Besmeleyle başlamak haramdır. Zina gibi, adetli kadına yaklaşmak gibi, içki içerken Besmele okumak gibi..Eğer helal olduğuna itikat ederek ve Besmeleyi hafife alarak okursa küfre girer.

5- Kerahet: Tütün içerken, necaset mahallinde, şüpheli bir eşyayı alıp vermede Besmele okumak mekruhtur.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Kelime-i Tevhid Nedir?

Yorum bırakın

daldaki yeşil ve kırmızı yapraklar

Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah

Kelime-i tevhid, İslam dininde tevhid inancını bildiren kelimedir. Tevhid inancı; Allahu Teâlâ’nın var ve bir olduğuna ve Muhammed Aleyhisselâm’ın O’nun peygamberi olduğuna inanmaktır. Müslüman olan bir kimsenin ilk önce “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” kelimesinin manasını bilmesi ve inanması farzdır. Bu kelimeye “Kelime-i Tevhid” denir.

Her Müslümanın kelime-i tevhidin manasına hiç şüphe etmeden inanması yeter. Bunları delillerle ispat etmesi ve akla uydurması farz değildir. Kelime-i tevhidin manasını Kur’an-ı Kerim bildirmekte, Rasûlullah (sav) de bu bildirilenleri açıklamaktadır. Ashab-ı Kiram’ın hepsi bu açıklananları öğrendi ve kendilerinden sonra gelenlere bildirdiler. Ashab-ı Kiram’ın bildirdiklerini hiç değiştirmeden, olduğu gibi kitaplara geçirerek bu günlere kadar ulaştıran yüce din alimlerine “Ehl-i Sünnet” denir.

Kelime-i Tevhidin Manası: Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Muhammed (sav) O’nun peygamberidir. Allahu Teâlâ tektir. Eşi, ortağı yoktur. Büyüklük ve azamet sahibi olmak O’na mahsustur.

Ehl-i sünnet alimleri Kelime-i tevhidin manasını böyle bildirmişlerdir. Müslümanların da böyle inanması emrolunmuştur.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

İstiska (Yağmur İsteme) Namazı

Yorum bırakın

rengarenk şemsiyeler

Yağmur yağmadığı zamanlarda Allahu Teâlâ’dan yağmur yağdırmasını dilemek için önce iki rekat namaz kılınır, sonra dua edilir. Namazın cemaatle veya tek tek kılınması caizdir. Bu duanın kabulü için hep beraber günahlardan istiğfar edilir, Mevlaya son derece niyazda bulunulur. Cemaatle namaz kılınınca cuma namazı gibi seslice okunur, elbise ters giyilip hutbe okunur, kıbleye karşı ayakta dua edilir. Sabi çocuklar duaya iştirak ettirilir, bilhassa fakir ve salih kimseler bu duada hazır bulundurulur. Yalnız; kadın, cariye ve fasıkları iştirak ettirmemelidir. Bol bol sadaka verilir, buna her gün devam edilir. Bu ibadet yapılırken dargınların barışması, kalplerin hep birden Cenâb-ı Hakk’a iltica etmesi, yakınında bulunan salih kimselerin mezarlarının ziyaret edilmesi, sağ olanların iştirak ettirilmesi, iştirak edemezlerse dualarının alınması bu namazın adabındandır.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: