Tevbe Namazı, Hacet Namazı, İstihare Namazı

Yorum bırakın

Tevbe Namazı

İşlediği günahlardan pişman olup tevbe etmek isteyen kimse güzelce bir abdest alır ve açık havada iki rekat namaz kılar, işlediği günahlardan dolayı Cenâb-ı Hakk’a istiğfar eder. Bu menduptur. Allah (cc) affedilmesini dileyen kişiyi affeder. Çünkü O, affı çok sever.

Hacet Namazı

Dünyevi ve uhrevi herhangi bir dileği olan güzelce abdest alıp yatsı namazını müteakip iki veya dört rekat namaz kılar, Allah’a senada bulunur. Bu namazın birinci rekatında Fatiha’dan sonra üç Ayete’l-Kürsî, diğer üç rekatında Fatiha’dan sonra birer defa İhlas, Felak, Nas surelerinin okunmasına dair hadisler vardır. Namazdan sonra hacet duası okunur. Hacetin yerine gelmesi Allah’tan istenir.

İstihare Namazı

Yapılacak bir işin hayırlı olup olmadığını veya hemen yapmanın mı, yoksa tehir etmenin mi daha hayırlı olacağını anlamak için kılınan namaza denir. İki rekattır. Namazdan sonra istihare duası okunur. İşin sonunu Allah’ın kalbine ilham etmesi istenir. İstihare namazının birinci rekatında Fatiha ve Kafirun, ikinci rekatında ise Fatiha ve İhlas okunur.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

İhlas Sûresinin Fazileti

Yorum bırakın

İhlas sûresi Kur’ân’ın üçte birine denktir. Ukbe (ra) Hazretlerine “Sana üç sûre öğreteceğim. Bunları okumadan yatma. Bunlar İhlas, Felak ve Nas sûreleridir.” diye buyrulmuştur.

Ebu Sa’id el-Hudri (ra) der ki: Resûlullah (sav) ashabına hitaben:

“Sizden biriniz bir gecede Kur’ân’ın üçte birini okumaktan aciz midir?’ buyurdu. Bu söz Ashab-ı Kiram Hazeratına ağır gelerek:

‘Ya Resûlallah, her gece Kur’ân’ın üçte birini hangimiz okuyabilir?’ dediler. Resûlullah (sav) Efendimiz de:

‘İhlas sûresini okuyan Kur’ân’ın üçte birini okumuş gibi olur.’ buyurdu.”

Resûlullah (sav) Efendimiz bir kimsenin İhlas sûresini okuduğunu işitip buyurdular ki: “Vacip oldu.’ Ashab-ı Kiram dedi ki: ‘Ya Resûlallah, ona vacip olan nedir?’ Cevaben buyurdular ki: ‘Cennettir.”

Muaz b. Cebel (ra) Yemen valiliğinden döndüğü zaman arkadaşlarına: ‘Valinizden şikayetiniz var mı?’ dendiğinde:

‘Çok memnun olduk. Fakat tek şikayetimiz her namazın ikinci rekatında devamlı İhlas Sûresi okumasıdır. Sadece bundan memnun olmadık, dediler. Resûlullah (sav) Efendimiz: ‘Muaz’ı çağırın.’ dediler. Hz. Muaz (ra) gelince:

‘Ya Muaz , sen her namazın ikinci rekatında İhlas sûresini okumuşsun. Niçin böyle yaptın?’ Hz. Muaz (ra) şöyle cevap verdi:

‘Ya Resûlallah, ben bu sûreyi çok seviyorum.’ Bunun üzerine Resûlullah (sav) Efendimiz:

‘Bu sureyi seveni Allahu Zül-celâl sever, buyurdu.”

Bu sûre-i celileyi bin defa okuyan Hz. Allah’tan kendini satın almış olur. Bu sûre hakkında çok tafsilat vardır. Cenâb-ı Hak Füyuzât-ı Rabbaniyyesine mazhar eyleye, amin.

Yine bir hadis-i şerifte buyrulur ki: “İhlas sûresini günde iki yüz defa okuyanın elli yıllık günahı silinir.”

Cenâb-ı Hak okumaya muvaffak kıla. Âmîn..

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Sabah Namazı Nasıl Kılınır?

Yorum bırakın

Sabah namazının önce sünneti, sonra farzı kılınır.

İki rekat sünnet şöyle kılınır:

Namazın dışındaki şartlar tamamen yerine getirildikten sonra, hangi namazı kıldığımı kalbimde tutarak kıbleye yönelir, dilimle de niyetimi ikrar ederim. Yani, “Niyet ettim Allah rızası için bu günkü sabah namazımın sünnetine” der ve elleri kulak memelerine kadar kaldırıp Allahu ekber derim. Sağ elimin avucunu sol elimin üstüne koyarak , sağ elimin baş parmağı ve serçe parmağını sol bileğime halka yaparım. Böylece ellerimi göbek hizasında tutarım. (Kadınlar ellerini omuz hizasına kadar kaldırır ve ellerini göğüsleri üzerine koyarlar). Hemen Sübhâneke Allahümme duasını okuduktan sonra eûzü besmele çekerek Fatiha’yı okur, sonunda âmin diyerek bir sûre veya üç kısa ayet, veya bir uzun ayet okurum. Sonra ellerimi yanlarına salarak Allahu ekber deyip rükua giderim. Rükuda da ellerimle diz kapaklarımı tutar, sırtımla belim dümdüz olacak şekilde eğilirim. Bu halde üç defa Sübhâne rabbiyel azîm derim. Semi-Allahü li-men hamideh diyerek kalkarım. Tam olarak dikilir ve Rabbenâ lekel hamd deyip, Allahu ekber diyerek secdeye varırım. Secdeye varırken yere önce dizlerimi, sonra ellerimi, sonra da alnımı koyarım. Secdede el ve ayak parmaklarımı kıbleye müteveccih tutarım. Dirseklerimi vücuduma yapıştırmayarak yanlardan açarım. Karnımı uyluklarıma değdirmeyerek biraz uzak tutarım. Kollarımı da yere yapıştırmam. Secdede üç defa Sübhâne Rabbiyel âlâ dedikten sonra Allahu ekber diyerek otururum. Bu oturuşta bir defa Sübhanallah diyecek kadar beklerim. Allahu ekber diyerek tekrar secdeye giderim. Deminki gibi secdemi yaptıktan sonra Allahu ekber diyerek ikinci rekata kalkarım. Ellerimi aynı şekilde bağlar, sadece Besmele çekerek Fatiha’yı ve zammı sûreyi okur, yukarıda tarif edildiği vechile rükû ve secdelerimi yapar, ikinci secdeden sonra otururum. Bu oturuşta sol ayağımı yere döşer, sağ ayağımı baş parmağı kıbleye doğru olmak üzere dikerim. Ellerimi uylukların üzerine koyarım. Bu vaziyette Ettehiyyatü, Allâhümme salli-barik, Rabbenâ dualarını okuduktan sonra önce sağ tarafıma dönerek Esselâmu aleyküm ve rahmetullah, sonra sol tarafıma dönerek Esselâmu aleyküm ve rahmetullah derim. Böylece sabah namazının iki rekat sünnetini kılmış olurum.

Sabah namazının farzı da aynı sünneti gibi kılınır. Sadece şu farkı vardır: Farza başlamadan önce kamet getirilir. Niyeti ise “Bugünkü sabah namazının farzına” şeklinde yapılır. Kadınlar kamet getirmezler.

Sabah namazının sünnetini kılarken birinci rekatta Fatiha’dan sonra Kâfirûn, ikinci rekatta ise Fatiha’dan sonra İhlas sûrelerini okumak sünnettir. Farzında ise en az kırk ayet miktarı Kuran okumak sünnettir. Ancak vakit dar ve çıkmasından korkulursa daha az okunur.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Dünya Gölgen Gibidir

Yorum bırakın

Yüce Allah her asırda halkın ameline göre ulemasını konuşturur.

Dünya gölgen gibidir. Arkasından koşarsan uzaklaşır, terk edersen arkana takılır.

Halkla ülfetin ateşle olan münasebetin gibi olsun. Faydasından istifade et, zararından sakın.

Kişi iki hal üzere olmalı; Havf ve Recâ. Bunlar imanın iki ayağıdır. Zira, nefsimizin heva ve hevesi bizi pusuya düşürür. Bir an dahi gafil olursak kendi girdabına fırlatır.

Aziz ve Celîl olan Allah’ı ne derecede seversen, insanlar da seni o ölçüde sever.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Namazda Niyet

Yorum bırakın

Namazlarda niyet şarttır. Çünkü ibadeti adetten ayıran niyettir. Niyet ise bir azimden, kesin bir iradeden ibarettir. Kalbin bir işe karar vermesi, o işin ne için yapıldığını bilmesidir. Amellerin kıymeti, sevabı niyetlere göredir. Kişi her işini ihlasla yapmalı, yaptığı ibadetlerde Allah’ın rızasını gözetmelidir.

Niyet kalbe aittir. Ama niyetin kalp ile yapılıp dil ile söylenmesi evladır. Namazda niyet, hangi namazı kıldığını içinden geçirmek şuurunda olmaktır.

İmama uyan kimse imama uyduğunu, imam ise kendisiyle beraber cemaatin namazını kıldırmayı içinden geçirir. Dil ile söylenmesi daha güzeldir.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Namazın Şartlarından Vakit

Yorum bırakın

Farz veya vacip namazlar için kendilerine mahsus vakitlerin girmesi şarttır. Vaktinden önce kılınan namazlar sahih olmaz, iadesi gerekir. Vakti çıktıktan sonra kılınan bir farz namaz ise eda değil, kaza edilmiş olur. Özürsüz namazı kazaya bırakmak ise Allah katında büyük bir mesuliyettir. Cuma, bayram ve sünnet namazlar vakitleri çıktıktan sonra kaza edilmezler.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Kardeş Azerbaycan’ın Gazası Mübarek Olsun

Yorum bırakın

“Allah yolunda yaralanan hiçbir yaralı yoktur ki, kıyamet günü yarası kanıyor olarak gelmiş olmasın. Bu kanın rengi kan renginde, kokusu da misk kokusundandır.”

Hadis Kaynak: Tirmizi, c.4, s.184, bab 1656, h 21

Kaynak Kitap: Miftahu’l-İrşâd

Altın Ve Gümüşten Daha Kıymetli Olan Nimetler

Yorum bırakın

iki kalp şeklindeki pembe çiçek

Sevban (ra) Efendimizden:

“Bir yolculukta Peygamber (sav) Efendimizle beraberdik. Muhacirler:

‘Cenâb-ı Hakk altın ve gümüşü kötülediğine göre acaba hangi malı bulundurmakta sakınca yoktur, dediler. Hz. Ömer (ra):

‘İsterseniz gidip Peygamber (sav) Efendimize sorayım, dedi. Onlar da, git, dediler. Hz. Ömer (ra) gidince ben de devemi sürüp arkasından gittim. Hz. Ömer (ra), Peygamber (sav) Efendimize:

‘Ya Resûlallah! Muhacir kardeşlerim ‘Cenâb-ı Hakk altın ve gümüşü yermiştir. O halde hangi mal iyidir ki, biz onu bulunduralım’ diyorlar,  dedi. Peygamber (sav):

‘Zikreden bir dil, şükreden bir kalp ve imanınızda size yardımcı olacak imanlı bir kadın bulundurun, buyurdu.”

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Her Kim Bir Kitap Yazarsa Besmeleyi Onun Başına Yazsın

Yorum bırakın

merdivendeki okuma köşesi

Bismillâhirrahmânirrahîm

“Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın ismi ile başlarım.”

Peygamber (sav) Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde:

“Her kim bir kitap yazarsa besmeleyi onun başına yazsın. Çünkü besmele her kitabın anahtarıdır.” buyurur.

Besmeleye ait olan bu hadis-i şerifin manası bütün ilahi kitaplara şamil olduğu gibi, insanlar tarafından yazılan diğer kitap ve mektuplara da şamildir. 

O halde müminler bütün işlerinde besmeleyi kullanmayı ihmal etmemelidirler. Böylece besmeleden umulan manevi faydalara nail olunsun. 

Besmele bulunmayan hiçbir işten hayır ve bereket hasıl olmaz. Ondan beklenen manevi menfaatler elde edilmez. Yüce Peygamberimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur:

“Besmelesiz başlanan bütün işler bereketsizdir ve sonu yoktur.”

Besmelesiz yapılan bir iş ile Huzur-ı İlahi’ye  varılmaz. Besmelesiz yapılan bir iş Allah’a arz edilmez. Yüce Allah’a arz olunmayan bir iş ise ebterdir.

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Abdestsiz Olanlara Haram Olan Dört Şey

Yorum bırakın

karlı dağ

Abdestsiz iken dört şey haramdır:

1- Namaz kılmak.

2- Kabe’yi tavaf etmek.

3- Kur’an’ı tutmak.

4- Tilavet secdesi yapmak.

“Ademoğlu soyunduğu zaman kendisi ile cinler arasındaki perde Eûzübillâhimineşşeytanirracîm demesidir.”

“Müminlere söyle, gözlerini harama kapasınlar.”

Ebu Bekir-i Şibli (ks), bu ayeti şöyle tefsir ederdi:

“Bu ayet-i kerimede geçen göz, hem baş gözü, hem de kalp gözüdür. Bu baş gözünü Allah’ın haram kıldığı şeylere bakmaktan, kalp gözünü de O’nun zatından gayrı şeylere kaymaktan korumalıdır.”

Kaynak: Miftâhu’l-İrşâd

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: