Berat Kandilinde Yapılacak İbadetler

Yorum bırakın

gece ve cami

Es-selamü aleyküm kardeşlerim,

Berat kandilinde yapılacak ibadetleri kısaca derleyerek size iletmek istedim. Allah (cc) yapacağınız ibadetleri kabul ve makbul eylesin.

Berat Kandilinde Kılınması Tavsiye Edilen Yüz Rekatlık Namaz:

Berat gecesinde kılınması tavsiye edilen namaza Hayr Namazı denir. Bu namazla ilgili olarak Hasan Basri (Rahmetullahi aleyh)’ten şöyle rivayet edilir: 

“Otuz sahabeden dinledim, bu namaz için şöyle dediler: Her kim bu namazı Berat gecesi kılar ise, Allahu Teâlâ’nın yetmiş rahmet nazarı ona ulaşır. Her nazarda kendisinin yetmiş ihtiyacı yerine gelir. Bunların en küçüğü, Allahu Teâlâ’nın mağfiretidir.”

Bu namaz yüz rekattır. O gün akşam vaktinden, ertesi günün ikindi vaktine kadar kılınabilir. Kerahet vakitlerine dikkat edilmelidir. Her iki rekatta bir selam verilir. Her rekatta Fatiha’dan sonra on İhlas-ı şerif okunur.

Berat Kandilinde Akşam İle Yatsı Arasında Okunan 3 Yasin-i Şerif:

Berat gecesinde akşam ile yatsı arasında 3 Yasin Sûresi okunur.

Birinci Yasin-i şeriften sonra: Cenab-ı Hak’tan hayırlı uzun ömür talep edilir.

İkinci Yasin-i şeriften sonra: Cenab-ı Hak’tan bol rızık istenir.

Üçüncü Yasin-i şeriften sonra: Yüce Rabbimizden hüsn-i hatime ve dünya hayatından iman ile göçme talebinde bulunulur.

Bu mübarek gecede mahlukatın bir sene içindeki rızıklarına, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacaklarına, ihya ve ihata edileceklerine, hac yapacakların adetlerine dair yüce Rabbimiz tarafından meleklerine malumat ve emir vereceği beyan olunmuştur. Bu mübarek gecenin gündüzünde oruç tutulması tavsiye edimiştir.

Berat gecesinde Ümmet-i Muhammed için çok dua edilmeli, affedilmeyi umarak da af talep edilmelidir.

Kaynak: Miftâhu’s-Sadıkîn adlı eserin içindeki bilgilerden derlenmiştir.

Not: Berat Kandili ile alakalı daha geniş bilgiye ulaşmak isteyenler kategorilerden Miftâhu’s-Sadıkîn başlığını tıklayabilirler.

by ihyaca

Vitir Namazının Sonunda Tavsiye Edilen Dua

Yorum bırakın

yansıyan iki çiçek

Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) vitir namazının sonunda şöyle dua ederdi:

“Allah’ım! Gazabından rızana sığınırım. Azabından affına sığınırım ve senden sana sığınırım. Senin medh ü senânı sayamam, sen kendini methettiğin gibisin.” 

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

Bir Kimse Namazına Gevşek Davranırsa Allahu Teâlâ On Beş Çeşit Ceza Verir

Yorum bırakın

Kuran, rahle ve güller

Umdetu’s-Salihin fi-Tercemeti Gunyeti’t-Talibin adlı eserde Hazreti Ali (radıyallâhu anh)’tan rivayetle Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimizin şöyle buyurduğu nakledilmiştir:

“Bir kimse namazına gevşek davranırsa Allahu Teâlâ o kimseye on beş çeşit ceza verir. Şöyle ki: Altı tanesi ölümden evveldir. Üç tanesi ölüm anındadır. Üç tanesi kabirdedir. Üç tanesi de kabirden çıkarken başına gelir. 

Ölümden evvel başına gelecek altı şey şunlardır:

Adı salih zatların arasından silinir.

Ondan hayatının uğuru ve bereketi kalkar.

Rızkında bereket olmaz.

Namazını tamamlayıncaya kadar, yaptığı hayır işlerden hiçbirisi kabul edilmez.

Duası makbul olmaz.

Salih zatların okudukları duada bir nasibi olmaz.

Ölüm anında başına gelecek üç şey şunlardır:

Susuz ölür. Yedi denizi boğazından aşağı akıtsalar, yine de susuzluğu gitmez.

Aniden gelen gafil ölümü ile ölür.

Kendisini bir ağırlık basar. Dünyanın demiri, odunu, taşları omuzlarına yüklenmiş gibi olur.

Kabirde onun başına şunlar gelir:

Kabri onu sıkar.

Kabri karanlık olur.

Kabrinde sorgu suale cevap vermesi ayıplı olur.

Kabirden çıkarken de başına şunlar gelir:

Allahu Teâlâ’nın huzuruna çıktığında O’nu gazaplı bulur.

Hesabı çok çetin olur.

Allahu Teâlâ’nın huzurundan ayrılınca, doğruca cehenneme gider. Ancak, Allahu Teâlâ onu affederse kurtulur.”

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

Duanın Önemi

Yorum bırakın

iki mor çiçek

Dua ibadettir.

Dua ibadetin iliğidir, özüdür.

Dua eden, Hazreti Allah’ın yardımını ve keremini kazanır.

Dua edenin rızkı genişler.

Dua edeni Allah (celle celâlühû) rahmetiyle kuşatır.

Dua eden, Allah (celle celâlühû)’ya itaat etmiş olur.

Dua; hayrı celb eder, zararı ve şerri def eder.

Dua, Allah (celle celâlühû) indinde muhafaza edilir.

Dua, insanı belalardan korur.

Dua, kalp huzurunu temin eder.

Dua, düşmanların düzenini bozar. Müminin üzüntü ve sıkıntılarını giderir.

Dua etmemek günahtır. Çünkü Allahu Teâlâ kulunun ısrarla dua etmesini sever.

Duanın mükafatı, Kerim olan Yüce Mevla’nın rızasına ermektir.

Sağlık ve genişlik zamanında duayı terk etmek günahtır.

“Dua ettim, kabul olmadı.” demek yanlıştır.

Dua ederken üç defa tekrarlamak çok güzeldir.

Allah (celle celâlühû)’ya dua etmekten asla usanmamak, ümitsizliğe düşmemek dua edenin vazifesidir.

Kul, dua ederken kalbindeki her şeyi terk edip sadece Allahu Teâlâ’ya güvenmelidir.

Dua ederken orta yol seçilmeli, sesi ne fazla yükseltmeli ne de kısmalıdır. Hazreti Ömer (radıyallâhu anh) efendimiz bu yolu seçerek “şeytanı ve uykuyu kovuyorum” derdi.

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

Yatmadan Önce Okunması Tavsiye Edilen Dualar

Yorum bırakın

pembe güllerin zerafeti

Peygamber (sav) Efendimiz buyurdu ki:

“Kim güne hayırla başlar ve günü hayırla bitirirse Allah meleklerine (şöyle buyurur) : “Bu arada yaptığı günahlarını onun için yazmayın.”  (Mecmau’z-Zevâid, 16983)

Resûlullah (sav) Efendimiz, Hazreti Âişe (radıyallâhu anhâ) validemize: “Ya Âişe, Kur’ân-ı Kerîm’i hatmetmeden, bütün peygamberlerin şefaatine nâil olmadan, hac ve umre yapmadan, bütün müminleri razı etmeden yatma.” buyurdu ve namaza durdu. 

Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ), Peygamber (sav) Efendimizin selam verip namazdan çıkmasını bekledi. Selam verip namazdan çıkınca: “Ya Resûlallah, bu kadar kısa zamanda bunları nasıl yapayım?” diye sordu. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz: “Bir Fatiha ve üç defa İhlâs-ı şerif okumak Kur’ân’ı hatmetmek gibidir.” buyurdu.

Peygamber efendilerimizin şefaatine nâil olmak için şu salavat-ı şerifeyi çokça okumak icap eder:

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve Ademe ve Nuh ve İbrâhîme ve Musa ve İsa ve mâ beynehüm minen-nebiyyine vel mürselin. Salavatullahi ve selamühü aleyhi ve aleyhim ecmain.

Şu tesbihi okuyan için de hac ve umre sevabı vardır:

Subhânallâhi velhamdülillâhi  ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.

Bütün müminleri razı etmek için ise şu duaya devam etmek gerekir:

Allahümmağfiril mü’minîne vel mü’minâti vel müslimîne vel müslimâti el-ahyâü minhüm vel emvâti bi-rahmetike ya erhame’r-râhimîn.

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

 

Sabah Akşam Üç Kez Bu Duayı Okuyana Hiçbir Şey Zarar Veremez

2 Yorum

Yüce Allah (cc)

Herhangi bir kul, her günün sabahında ve her gecenin akşamında şu duayı üçer defa okursa ona hiçbir şey zarar veremez:

Bismillâhillezî lâ yedurru measmihi şey’ün fil ardi ve lâ fis-semâi ve hüve’s-semiu’l alîm.

Anlamı: “O Allah’ın adıyla ki, O’nun adının yanında ne yeryüzünde ne  de gökte hiçbir şey ona zarar veremez. O, her şeyi işiten ve bilendir.”

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

Aşure Gününde Yalvarış

Yorum bırakın

rengarenk laleler

Veda haccında, Arafat esnasında, Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimiz konuşurken bir kişi elini kaldırıp söz istedi, Efendimiz de söz talebini kabul etti. O kişi: ‘Ey Alemlerin Rabbi, biz dilemesini bilmiyoruz, fakat sen vermesini iyi bilirsin.’ dedi. Oradan ayrılırken Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem): ‘O kişiyi bulup bana getirin.’ dedi. O kişi Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimizin yanına gelince: ‘Ey insanlar! Cennetlik görmek isterseniz bu şahsın yüzüne bakın. O, öyle bir talepte bulundu ki, talebi kabul olduğu gibi Cenneti de hak etti.”

Ey Rabbimiz! Böylesi kadri yüce kullarının hürmetine Aşure günümüzü mübarek eyle.

Ey Rabbimiz! Dileği kabul olunan sevgili kullarının hürmetine bizleri af ederek bağışla.

Ey Rabbimiz! Aşure gününde kurtulanlar hürmetine bizleri de maddi ve manevi kirlerden kurtar.

Senin ilk kulun, ilk peygamberin, insanlığın ilk babası bir zelle yüzünden derin üzüntüye düşüp ‘Ya Rabbi, bu halimde kalır ebedi hüsran içinde olursam vay halime. Rabbim! Nefsime zulmettim. Sen affedicisin, affetmeyi çok seversin, affeyle Ya Rabbi!’ deyip affa uğradığı gibi bizleri de affa uğrat Ya Rabbi!

Kulun ve peygamberin Nuh Aleyhisselâm’ı selamete çıkardığın gibi bizleri de hem dünyamızda hem de ahiretimizde saadete ulaştır Ya Rabbi!

Kulun ve halilin İbrahim Aleyhisselâm’ı canilerin şerrinden muhafaza ettiğin gibi bizleri de günah kirlerinden arındır Ya Rabbi!

Kulun ve peygamberin İsmail Aleyhisselâm’ı bıçağın altından, yerine vekaleten koç gönderip bağışladığın gibi bizleri de isyan, nisyan kirlerinden koru Ya Rabbi!

Kulun ve peygamberin Musa Aleyhisselâm’a zatınla tecelli edince ‘Görün de göreyim!’ dediği zaman ‘Bu hale takat getiremezsin, karşıki dağa bak ey Musa.’ buyurdun. Celâline dağ takat getiremeyip tuz buz olunca Musa Aleyhisselâm sayha edip baygın düştü. Allah’ın rahmeti ulaşınca hem kendini, hem eşini, hem de çocuklarını selamete erdirdiğin gibi bizleri de düşmanların şerrinden muhafaza eyle Ya Rabbi!

Kulun ve peygamberin İsa Aleyhisselâm’ı kavmi rahatsız etti. Senin yüce rahmetin imdadına yetişti, semaya çıkardı. Ey Rabbimiz, bizlerin bunca günah kirleri var. O imdattan bizleri de hissedar eyle Ya Rabbi!

Kulun, peygamberin, habibin Muhammed Mustafa (sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimiz Taif’te nasıl darda kalıp Cebrâil Aleyhisselâm imdadına yetişip ‘Emret Ya Muhammed Aleyhisselâm, şu dağları birbirine kavuşturayım.’ dediği zaman ‘El-aman ya Rabbi, bunlar peygamberlerini bilmiyorlar. Gün gelir burada senin ismin yâd edilir. Bağışla!’ diye yalvarmasından bizleri de faydalandır Ya Rabbi!

Hazreti Meryem anamız, Asiye anamız, Haticetü’l-Kübra anamız, Hayrunnisâ Fatımatü’z-Zehra anamız hürmetine, bizleri günah kirlerinden temize çıkar Ya Rabbi!

‘Ey Muhammed Aleyhisselâm, sana cennetin gençlerini bildireyim mi?’ diyen Cebrâil Aleyhisselâm’a ‘Evet, öğreneyim ya Cebrâil.’ dediğinde, Cebrâil Aleyhisselâm: ‘Bunlar; biri ağzından, diğeri boğazından şehit olacaklar. Topraklarını koklamak ister misin?’ diyerek şeref üstüne şeref kazanan Hasan Müsenna, Hüseyin Şehid-i Kerbela hürmetine, Aşure günü hürmetine bütün inananları bağışla Ya Rabbi!

‘Gel ey mahbubum. Cennetime gir, nimetlerimle seni ağırlayayım.’ diyen Hazreti Allah’a cevaben: ‘Ben tek başıma cenneti, nimeti neyleyim. Bana tâbi olanları da cennetinden, nimetinden hissedar etmedikçe her ikisini de istemem.’ diyen Şah Abdülkadir Geylani hürmetine bizleri de iki cihanda aziz eyle Ya Rabbi!

Resûl-i Kibriyâ efendimizin şefaat-ı uzmâsına ulaşmaya inanan cümle mümin muvahhid kullarını muvaffak kıl Ya Rabbi!

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

(Amin. Bi-hürmeti seyyidil mürselin ve bi-hürmeti Ta Ha ve Yâsin, velhamdülillâhi Rabbil âlemin, Ves-salatü ves-selâmü alâ rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmain. El-Fâtiha..)

Aşure Gününün Fazileti Ve O Gün Yapılması Gerekenler

Yorum bırakın

beş pembe gül resmi

Aşure günü, diğer ümmetlerin de bayram ettikleri muharrem ayının onuncu günüdür.

Muharrem’in 9. gününden başlayarak 9, 10 ve 11. günlerinde oruç tutmak ramazan orucundan sonra en faziletli oruçtur. Bu günlerde oruç tutmak sünnettir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) de ramazan orucu farz kılınıncaya kadar bu orucu tutmayı ümmetine emretmiştir.

Hazreti Âişe (radıyallâhu anhâ) şöyle demiştir:

“Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) Aşure günü oruç tutar ve o gün oruç tutmayı emrederdi.” (İbni Mâce, h. 1733)

İbni Abbas (radıyallâhu anh) da şöyle demiştir:

“Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) Medine’ye hicret buyurduktan sonra oradaki Yahudileri (Aşure günü) oruçlu olarak buldu ve ‘Bu ne orucudur?’ diye sordu. Yahudiler: ‘Bu gün Allah’ın Musa ‘yı (düşmanlarından) kurtardığı ve Firavun’u boğdurduğu gündür. Musa (as), (Allah’ın bu lütfuna) şükür olarak bu gün oruç tutmuştur.’ dediler. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) de: ‘Biz Musa (nın sünnetini ihya) ya sizden daha ziyade yakın ve hak sahibiyiz.’ buyurdu. O gün oruç tuttu ve oruç tutmayı da emretti.” (İbni Mâce, h. 1734)

Yahudiler ve cahiliye dönemindeki Araplar da Aşure gününde oruç tuttuklarından, onlara benzememek için sadece Aşure gününde oruç tutmak mekruhtur.

Kişi, Aşure gününde bayram günü gibi ailesiyle bayramlaşmalı, onlarla bir araya gelmeli, aile fertleriyle hediyeleşerek onları memnun etmelidir.

Günün başlangıcında boy abdesti almalıdır.

Gücü yettiğince tevbe ve istiğfarda bulunmalıdır.

O gün içerisinde evinin iaşesi için az da olsa alışveriş yapmalıdır.

Aşure günü hürmetine bol rızık vermesi için Cenâb-ı Hakk’a dua etmelidir.

Gün içinde en az on kişiye selam vermelidir.

En az bir mümine iftar vermelidir.

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

Muharrem’in 9, 10 ve 11. Günlerinde Oruç Tutmak Ramazan Orucundan Sonra En Faziletli Oruçtur

Yorum bırakın

çay ve hurma

Muharrem’in 9. gününden başlayarak 9, 10 ve 11. günlerinde oruç tutmak ramazan orucundan sonra en faziletli oruçtur. Bu günlerde oruç tutmak sünnettir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) de ramazan orucu farz kılınıncaya kadar bu orucu tutmayı ümmetine emretmiştir.

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

Muharrem’in İlk On Günü Tavsiye Edilen Namaz

Yorum bırakın

karanlık ve gül

Muharrem’in ilk on günü içinde herhangi bir günde akşam ile yatsı arasında kılınması tavsiye edilen namaz altı rekattır.

Her iki rekatta bir selam verilir.

Birinci Bölüm:

Birinci rekatta Fatiha’dan sonra 1 Âyete’l-Kürsî ve 11 İhlâs-ı şerif, ikinci rekatta da Fatiha’dan sonra 10 İhlâs-ı şerif okunur.

İkinci Bölüm:

Birinci rekatta Fatiha’dan sonra 1 Tekâsür ve 11 İhlâs-ı şerif, ikinci rekatta Fatiha’dan sonra 10 İhlâs-ı şerif okunur.

Üçüncü Bölüm:

Birinci rekatta Fatiha’dan sonra 3 Kâfirûn ve 11 İhlâs-ı şerif, ikinci rekatta Fatiha’dan sonra 10 İhlâs-ı şerif okunur.

Namazdan sonra da Allah (celle celâlühû) gönlümüze ne ilham ettiyse öylece dua edilir.

Kaynak: Miftâhu’s-Sâdıkîn

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: