Uyuyan Kimseyi Gece Namazına Uyandırmak Güzeldir

Yorum bırakın

gece caminin üzerinden uçan kuşlar

Hz. Enes (ra)’ten rivayet edilmiştir; dedi ki: Nebi (sav) şöyle buyurdu:

“Gece namaz kılmak için kalktığında sesini biraz yükselt ki; bununla şeytanı korkutur, komşuları uyandırır ve Rahmân’ı hoşnut edersin.” (Kenzu’l-Ummâl, c.7, s.796, h.21450)

Saîdi’l-Hudrî (ra) ve Ebû Hüreyre (ra)’den rivayet edilmiştir; dediler ki, Nebi (sav) şöyle buyurdu:

“Geceleyin adam uyandığı zaman eşini de uyandırır ve ikişer rekat namaz kılarlarsa, Allah’ı çokça zikreden erkeklerden ve kadınlardan (sayılırlar ve onlar arasında) yazılırlar.” (İbni Mâce, c.1, İkametü’s-Salât 175, h.1335; Ebû Dâvud, c.2, h.1309)

Geceleri uykudan kalkıp namaz kılan, eşini de uyandırıp namaz kılmasına vesile olan kişiye Allah rahmet eder.

Ebû Hüreyre (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki, Resûlullah (sav) buyurdular ki:

“Geceleyin (uykudan) kalkıp namaz kılan, eşini de uyandırıp namaz kılmasına vesile olan adama Allah rahmet eylesin. Eğer eşi kalkmazlık ederse yüzüne su serpsin. Geceleyin (uykudan) kalkıp namaz kılan ve eşini uyandırıp namaz kılmasına vesile olan kadına da Allah rahmet eylesin. Eğer eşi kalkmazsa yüzüne su serpsin.” (İbni Mâce, c.2, İkametü’s-Salât 175, h.1336; Ebû Dâvud, c.2, Salât 307, h.1308)

Gece kalkıp namaz kılan eşlerin övülen zümreye dahil olacakları, hem ayet-i kerimede hem de hadis-i şeriflerde bildirilmektedir. Çünkü Allahu Teâlâ’yı “Çokça zikreden erkekler ve kadınlar için Hz. Allah, mağfiret ve büyük mükafat hazırlamıştır.” (Ahzab Sûresi, ayet 35)

Uyuyan kimseyi gece namazına uyandırmak güzeldir.

Gece namazına kalkmak ve başkasını da kaldırmak ilahi rahmete mazhar olmaya vesile olur. Gece namazına kişi önce kendi kalkmalı, ondan sonra da başkalarını teşvik etmelidir.

“Size geceleyin kalkmayı tavsiye ederim. Çünkü o, sizden önce yaşayan salihlerin adetidir. Rabbinize yakınlık (vesilesi) dir, günahlardan koruyucudur, kötülüklere kefarettir ve bedenden hastalığı kovucudur.” (Tirmizi, c.5, Deavat 101, h.3549; Kenzü’l-Ummâl, c.7, h.21409)

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Reklamlar

Allah (cc), Samimiyetle Müslüman Olan Kulun Günahlarını Affeder

Yorum bırakın

açık çiçekli pencere

“Allahu Teâlâ meleklerine şöyle emreder:

‘Kulum kötü bir amel yapmak isteyince, onu yapmadıkça yazmayın. Yapınca onu, aleyhine bir günah olarak yazın. Eğer benim rızamı düşünerek terk etti ise, bunu onun lehine bir sevap olarak yazın. Kulum iyi bir iş yapmak arzu edince, yapmasa bile onu, onun lehine bir sevap yazın. Eğer onu yaparsa, en az on misli olmak üzere yedi yüz misline kadar ona sevap yazın.” (Buhari, c.8, Tevhid 35; Müslim, c.1, İman 203-205 (128-129))

“Bir kul İslam’a girer ve bunda da samimi olursa, Allah, daha önce yaptığı bütün hayırları lehine yazar; işlemiş olduğu bütün şerleri de affeder. Müslüman olduktan sonra yaptıkları da şu şekilde muamele görür: Yaptığı her hayır için en az on misli olmak üzere yadi yüz misline kadar sevap yazılır. İşlediği her bir şer için de -Allah affetmediği takdirde- bir günah yazılır.” (Buhari, c.1, İman 31; Nesâî, c.8, İman 10)

“Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı her bir iyilik, en az on mislinden yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sadece misliyle yazılır. Bu hal, Allah’a kavuşuncaya kadar böyle devam eder.” (Buhari, c.1, İman 31; Müslim c.1, İman 205 (129))

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Resûl-i Ekrem (sav) Efendimizin Hz. Cüveyriye (r.anha) Annemize Öğrettiği Tesbih

Yorum bırakın

tek pembe gül ve salavat

(Peygamberimizin zevcelerinden) Hz. Cüveyriye (r.anha)’den rivayet edilmiştir; dedi ki:

“(Kendisi), namazgahında Allah’ın zikri ile meşgul iken Resûlullah (sav) ona uğramıştı. Sonra Peygamber (sav), gündüzün yarısına yakın (yine) Cüveyriye’ye uğradı:

“Hala (sabahki) halin üzere misin?” diye sordu. O da “evet” dedi. (Bunun üzerine) Resûl-i Ekrem (sav) şöyle buyurdu:

“Dikkat et, sana söyleyeceğin bazı kelimeleri öğreteyim: Üç defa Subhânallâhi adede halkıhî, üç defa Subhânallâhi rızâ nefsihî, üç defa Subhânallâhi zinete arşihî, üç defa Subhâlallâhi midâde kelimâtihî.”

Resûl-i Ekrem (sav) Efendimizin her birini üçer defa okuduğu bu tesbihlerin manaları şöyledir:

“Mahlukatının sayısınca Allah’ı tesbih ederim. Kendi zatının rızasınca Allah’ı tesbih ederim. Arşının ağırlığınca Allah’ı tesbih ederim. Kelimelerin mürekkebi miktarınca (sayısı kadar) Allah’ı tesbih ederim.”

Hadis Kaynak: Tirmizi, c.5, Deavât 103, h.3555; İbni Mâce, h.3808; Müslim, c.3, Zikr 79 (2726); Ebû Dâvud, Vitir, h.1503; Nesâi, c.3, Sehiv 94, s.77, h.1350.

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Haline Gıpta Edilecek Müminin Sıfatları

Yorum bırakın

çiçekler arasında iki mavi koltuk

Ebû Umâme (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Benim yanımda insanların gıpta edilmeye en çok layık olanı (şu sıfatları taşıyan kimsedir): (Yükü ve) Hali hafif, namazdan pay sahibi, insanlar içinde gizli kalan (pek tanınmayan) ve (toplumda) kendisine değer verilmeyip iltifat edilmeyen mümin. Onun rızkı yetecek kadar olup buna sabretti. Ölümü de çabuk oldu, miras olarak geriye bıraktığı mal az, (arkasında) ağlayan kadınları da azdı.” (İbni Mâce, c.2, Zühd, s.1379, h.4117)

Bu hadiste, haline gıpta edilecek müminin sıfatları sıralanmıştır. Bu sıfatları sırasıyla ele alıp açıklayalım:

1- Hafif halli olmaktır. Hafif halliden maksat, malı ve bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin azlığı dolayısıyla sırtındaki manevi yükü hafif olandır.

2- Namazdan pay sahibi olmaktır. Yani huşu ve huzur ile bol bol namaz kılmakla bundan payını alır. Namaza durmakla dünya sıkıntılarından kurtulup, Allah’a yakarışta bulunmak suretiyle huzur ve rahata kavuşur. Kul, Allah’ın huzuruna çıkmakla manevi zevk, lezzet ve rahatlık bulur. Çünkü şuurlu mümin namaza durduğu zaman bütünüyle Allah’a yönelir, dünyanın bütün meşguliyetlerinden tamamen sıyrılır. Murakabe, münacat ve müşahede deryasına dalar. Namaz, onun miracı olur.

3- İnsanlar içinde gizli kalmaktır. Yani şöhret ve nam sahibi olmamaktır. Alçakgönüllülüğü elden bırakmamaktır.

4- Rızkının yetecek kadar olmasıdır. Rızkı, ne ihtiyacından az, ne de fazladır. Allah’ın verdiğine rıza göstermek, kanaat sahibi olmak, sabretmek onun şiarıdır.

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Zikrullah

Yorum bırakın



elhamdülillah ve çiçek

Hz. Enes (ra)’ten rivayet edilmiştir; dedi ki: Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

“Zikrullah kalplerin şifasıdır.”

Hadis Kaynak: Kenzü’l-Ummal , c.1, s.414, h.1751

Kaynak Kitap: Miftahu’t-Tevhid ve’t-Takva


 

Selam Vermenin Önemi

2 Yorum

zarif lale

İbni Ömer (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

“Selam vermeden söze başlamayın. Biriniz selam vermeden önce söz söylerse, siz ona cevap vermeyiniz.”

Hadis Kaynak: Kenzü’l- Ummal, c.9, s.126, h.25320

Selam vermenin sevabı kalpte bir nur, yüzde bir süs, amelde bir kuvvettir. Selam vermemenin günahı da kalpte karanlık, yüzde çirkinlik, amelde de zayıflıktır.

“Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam, sonuncudan daha üstün değildir, (her ikisi de aynı ölçüde ehemmiyetlidir.)”

Hadis Kaynak: Tirmizi, c.5, s.63, İsti’zan 15, h.2706; Ebu Davud, Edeb 139, h.5208

“Resulullah’a: ‘İslam’ın hangi ameli daha hayırlıdır?’ diye soruldu. Buyurdular ki:

“Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermendir.”

Hadis Kaynak: Ebu Davud, c.5, Edeb 131, h.5194

“Bir cemaat giderken, yeri gelince içlerinden bir kişinin selam vermesi hepsi için yeterlidir. Oturanlar adına da bir kişinin mukabelesi yeterlidir.”

Hadis Kaynak: Ebu Davud, c.5, Edeb 141, h.5210

Kaynak: Miftahu’t-Tevhid Ve’t-Takva

Yalan Yere Yemin Edenin Başına Gelenler

Yorum bırakın

üşüyen kuş

Abdullah b.Enis (ra)’ten rivayet edilmiştir; dedi ki: Nebi (sav) şöyle buyurdu:

“Yemin eden bir kimse (yeminine) sivrisineğin kanadı kadar (bile olsa) bir yalan karıştırırsa, (bunu) kıyamete kadar kalbinde siyah bir nokta olarak taşır.”

Hadis Kaynak: Camiü’l – Ehadis, h.19158; Kenzü’l – Ummal, c.16, h.46396

“Kim (mahkeme gereği yapması icap eden) bir yeminde yalan yere yemin ederse, bu yemini sebebiyle cehennemdeki yerini hazırlamış olur.”

Hadis Kaynak: Ebu Davud, c.9, İman 1, h. 3242

Resulullah (sav) buyurdu ki:

“Kim Müslüman bir kimsenin malı hakkında yalan yere yemin ederse, (Kıyamet günü) Allah’la karşılaştığında O’nu kendisine karşı gazaplanmış bulur!” 

Sonra Resulullah (sav), Allahu Teala’nın kitabından bu sözlerini tasdik eden şu ayetleri okudular:

“(Ahir zaman peygamberine iman hususunda) Allah’a verdikleri ahdi ve ettikleri yemini az bir dünya malı karşılığında değiştirenlere gelince, onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. Kıyamet gününde Allah onlara ne bir hitapta bulunur, ne rahmetiyle nazar eder ve ne de onları temize çıkarır. Onların hakkı pek acı bir azaptır.” (Al-i İmran Suresi, ayet 77)

Hadis Kaynak: Müslim, c.1, s.122, İman 220 (138); Buhari, Eyman 17; Ebu Davud, c.3, Eyman 2, h. 3243; Tirmizi, c.5, Tefsir, Al-i İmran 3, h.2996

Kaynak Kitap: Miftahu’t – Tevhid ve’t – Takva

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gece Abdestli Olarak Uyuyanlara Allah’ın Büyük İkramı

Yorum bırakın

iki parlak gül

Muaz b. Cebel (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Abdestli olarak geceleyin yatan, sonra geceleyin uykudan uyanan (veya uykuda iken bir taraftan diğer tarafa dönerek uyanan) ve uyandığında dünya işlerinden veya ahiret işlerinden (hayırlı) bir şeyi Allah’tan isteyen herhangi bir Müslüman’a Allahu Teâlâ istediğini muhakkak verir.”

Hadis Kaynak: Ebû Dâvud, c.5, Edeb, s.296, h.5042; İbn-i Mâce, c.2, s.1277, h.3881

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

ihyaca not: Bazı kardeşlerimiz abdesti muhafaza edemem düşüncesiyle yatmadan evvel abdest alma sünnetini terk ediyorlar. Önemli olan uyumadan evvel abdest alınması ve böylece Allah’ın izniyle bu sünnetin yerine getirilmesidir. Abdestinizi muhafaza edememiş oluşunuz sizi bu sevaptan mahrum bırakmaz.

Namazda Tadil-i Erkan Vaciptir Ve Yedi Yerdedir

Yorum bırakın

ayasofya cami gece

Namazda tadil-i erkan vaciptir; dolayısıyla buna çokça dikkat etmek gerekir.

Tadil-i erkan; namazın kıyam, rükû, sücud gibi her rüknünü bir sükunet ile yerine getirmektir. Bu rükünleri yaparken her uzuv mutmain olmalıdır.

Namazda tadil-i erkan yedi yerdedir:

1- Rükûa varınca sallantı kesilinceye kadar durmak.

2- Rükûdan doğrulunca sallantı kesilinceye kadar ayakta durmak.

3- Secdeye varınca tamamen vücut sallantısı kesilinceye kadar durmak.

4- İki secde arasında (celsede) sallantı bitene kadar durmak.

5- İkinci secdeye varıldığı zaman gene vücut sallanmayacak kadar durmak.

6- Ayakları yerden kesmemek. Şayet ayaklar yerden devamlı kesilecek olursa namaz bozulur; iade etmek gerekir.

7- Secde yaparken alın ile beraber burnun yere gelmesi, dizlerin ellerden önce yere inmesi, ellerin dizlerden önce yerden kesilmesi; gerek rükûa giderken, gerekse secdeye varırken ellerin dizler üzerinde gitmesi, boşlukta bırakılmaması.

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Topluma Gelen Umumi Belanın Sebebi

Yorum bırakın

Hz. Yunus (as)'ın duası

Kays b. Ebî Hâzım anlatıyor:

“Hz. Ebu Bekir (ra) Cenâb-ı Hakk’a hamd ve senâdan sonra dedi ki:

“Ey insanlar! Sizler şu ayeti okuyor fakat yanlış anlıyorsunuz:

“Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez.” (Mâide Sûresi, ayet 105)

Biz Hz. Peygamber (sav)’in: “İnsanlar zalimi görüp elinden tutmazlarsa, Allah’ın hepsine ulaşacak umumi bir bela göndermesi yakındır!” dediğini işittik. Keza ben, Resûlullah (sav)’in: 

“İçlerinde kötülükler işlenen bir topluluk, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde seyirci kalır, müdahale etmezse, Allah’ın hepsini saran umumi bir bela göndermesi yakındır.” dediğini işittim.”

Hadis Kaynak: Ebû Dâvud, c.4, Melâhim 17, h.4338; Tirmizî, c.5, Tefsir, Mâide, h.3057; İbni Mâce, Fiten 20, h.4005

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ 

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: