Gece Abdestli Olarak Uyuyanlara Allah’ın Büyük İkramı

Yorum bırakın

iki parlak gül

Muaz b. Cebel (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Abdestli olarak geceleyin yatan, sonra geceleyin uykudan uyanan (veya uykuda iken bir taraftan diğer tarafa dönerek uyanan) ve uyandığında dünya işlerinden veya ahiret işlerinden (hayırlı) bir şeyi Allah’tan isteyen herhangi bir Müslüman’a Allahu Teâlâ istediğini muhakkak verir.”

Hadis Kaynak: Ebû Dâvud, c.5, Edeb, s.296, h.5042; İbn-i Mâce, c.2, s.1277, h.3881

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

ihyaca not: Bazı kardeşlerimiz abdesti muhafaza edemem düşüncesiyle yatmadan evvel abdest alma sünnetini terk ediyorlar. Önemli olan uyumadan evvel abdest alınması ve böylece Allah’ın izniyle bu sünnetin yerine getirilmesidir. Abdestinizi muhafaza edememiş oluşunuz sizi bu sevaptan mahrum bırakmaz.

Namazda Tadil-i Erkan Vaciptir Ve Yedi Yerdedir

Yorum bırakın

ayasofya cami gece

Namazda tadil-i erkan vaciptir; dolayısıyla buna çokça dikkat etmek gerekir.

Tadil-i erkan; namazın kıyam, rükû, sücud gibi her rüknünü bir sükunet ile yerine getirmektir. Bu rükünleri yaparken her uzuv mutmain olmalıdır.

Namazda tadil-i erkan yedi yerdedir:

1- Rükûa varınca sallantı kesilinceye kadar durmak.

2- Rükûdan doğrulunca sallantı kesilinceye kadar ayakta durmak.

3- Secdeye varınca tamamen vücut sallantısı kesilinceye kadar durmak.

4- İki secde arasında (celsede) sallantı bitene kadar durmak.

5- İkinci secdeye varıldığı zaman gene vücut sallanmayacak kadar durmak.

6- Ayakları yerden kesmemek. Şayet ayaklar yerden devamlı kesilecek olursa namaz bozulur; iade etmek gerekir.

7- Secde yaparken alın ile beraber burnun yere gelmesi, dizlerin ellerden önce yere inmesi, ellerin dizlerden önce yerden kesilmesi; gerek rükûa giderken, gerekse secdeye varırken ellerin dizler üzerinde gitmesi, boşlukta bırakılmaması.

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Topluma Gelen Umumi Belanın Sebebi

Yorum bırakın

Hz. Yunus (as)'ın duası

Kays b. Ebî Hâzım anlatıyor:

“Hz. Ebu Bekir (ra) Cenâb-ı Hakk’a hamd ve senâdan sonra dedi ki:

“Ey insanlar! Sizler şu ayeti okuyor fakat yanlış anlıyorsunuz:

“Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez.” (Mâide Sûresi, ayet 105)

Biz Hz. Peygamber (sav)’in: “İnsanlar zalimi görüp elinden tutmazlarsa, Allah’ın hepsine ulaşacak umumi bir bela göndermesi yakındır!” dediğini işittik. Keza ben, Resûlullah (sav)’in: 

“İçlerinde kötülükler işlenen bir topluluk, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde seyirci kalır, müdahale etmezse, Allah’ın hepsini saran umumi bir bela göndermesi yakındır.” dediğini işittim.”

Hadis Kaynak: Ebû Dâvud, c.4, Melâhim 17, h.4338; Tirmizî, c.5, Tefsir, Mâide, h.3057; İbni Mâce, Fiten 20, h.4005

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ 

Korunma Duası

Yorum bırakın

yeşil pencere

Havle binti Hakîm (r.anhâ)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlulllah (sav)’ın şöyle buyurduğunu işittim:

“Şüphesiz ki sizden biriniz bir yerde konaklar da:

“Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmâti min şerri mâ haleka.”

(Anlamı: Allah’ın eksiksiz, mükemmel kelimeleri ile yarattıklarının şerrinden Allah’a sığınıyorum.)

derse, oradan ayrılıncaya kadar, oradaki hiçbir şey o kimseye zarar veremez.”

Hadis Kaynak: Dârimî, c.2, İsti’zan 48, h.2683; Müslim, c.3, Zikir 54 (2708); Muvatta, İsti’zan 34)

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Kuran Allah’ın Sağlam İpidir

Yorum bırakın

hu cc

Hâris el-A’ver (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki:

“Mescide uğradım ve cemaati zikri terk edip (bir takım) malâyanî konulara dalmış, konuşuyor buldum. Sonra Hz. Ali (ra)’ye çıkıp durumdan (kendisini) haberdar ettim.

Bana: “Doğru mu söylüyorsun, öyle mi yapıyorlar?” dedi. 

Ben: “Evet!” dedim. (Bunun üzerine) Hz. Ali (kv) şöyle dedi: “Ben Resûlullah (sav)’in şöyle söylediğini işittim:

“Dikkat ediniz! Bir (büyük) fitne çıkacak!”

Ben hemen sordum: “Bundan kurtuluş yolu nedir, Ey Allah’ın Resûlü?” Buyurdular ki:

“Allah’ın kitabına uymaktır. Onda sizden önceki (milletlerin ahvaliyle ilgili) haber, sizden sonra (Kıyamete kadar) gelecek fitneler ve Kıyamet ahvali ile ilgili haberler mevcuttur. Ayrıca sizin aranızda (iman-küfür, taat-isyan-, haram-helal vs nevinden) cereyan edecek durumların da hükmü var. O, hakkı batıldan ayıran ölçüdür. Onda her şey ciddidir, gayesiz bir kelam yoktur. Kim akılsızlık edip ona inanmaz ve onunla amel etmezse, Allah onu helak eder. Kim onun dışında hidayet ararsa Allah onu saptırır. O, Allah’ın sağlam ipidir. O, çok hikmetli olan zikirdir. O, dosdoğru yoldur. O öyle bir kitaptır ki, arzuların hakikatten saptıramadığı (kalpler ile fikirler eğrilmez). Kendisini (kıraat eden) dilleri iltibastan (karışıklık ve belirsizlikten) korur. Alimler ona doyamazlar. Onun çokça tekrarı usanç vermez, tadını eksiltmez. İnsanı hayretlere düşüren mümtaz yönleri son bulmaz, tükenmez. O öyle bir kitaptır ki, cinler onu dinledikleri zaman şöyle demekten kendilerini alamadılar: “Biz, hiç duyulmadık bir tilavet dinledik. Bu, doğruya götürmektedir, biz onun (Allah kelamı olduğuna) inandık (Cin Sûresi, ayet 1)”. Kim ondan haber getirirse doğru söyler. Kim onunla amel ederse ecir ve sevaba mazhar olur. Kim onunla hüküm verirse adaletle hükmeder. Kim ona çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur. Ey A’ver, bu güzel kelimeleri öğren.”

Hadis Kaynak: Tirmizî, c.5, Fedailu’l-Kur’ân 14, h.2906; Darimî, c.2, Fedailu’l-Kur’ân 1, h.3334

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid Ve’t-Takvâ

Haşr Suresini Okumanın Fazileti

Yorum bırakın

pembe Kuran

Ma’kıl b. Yesâr (r.a)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Kim sabah olduğunda üç kere “Eûzü billâhissemî’il-alîmi mineşşeytânirracîm” (Allah’ın rahmetinden kovulan taşlanmış şeytanın şerrinden her şeyi bilen Allah’a sığınırım.) diyerek Haşr Sûresi’nin sonundan üç ayet okursa (Lev enzelnâ..), Allah o kimseye yetmiş bin melek vekil eder. Melekler akşama kadar o kimseye dua ve istiğfar ederler. Eğer o gün ölürse şehit olarak ölür. Akşam olunca okuyan kimse de sabaha kadar aynı durumdadır.”

Hadis Kaynak: Tirmizî, c.5, Fezâilü’l-Kur’an 22, h.2922; Dârimî, Fedâilü’l-Kur’an 27

Kaynak Kitap: Miftâhu^t-Tevhid ve’t-Takvâ

Allah’ın (cc) Rahmeti

Yorum bırakın

aslan ailesi

Selmân-ı Fârisî (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki Allah, göklerle yeri yarattığı gün yüz rahmet yaratmıştır. Her rahmet göklerle yer arasını dolduracak kadardır. Ondan yeryüzüne bir rahmet indirmiştir. İşte anne yavrusuna bununla şevkat eder. Vahşi hayvanlarla, kuşlar birbirlerine bununla acırlar. Kıyamet günü geldiği vakit, Allah, rahmetine bunu da ilave ederek (rahmetini tekrar yüze) tamamlayacaktır.” (Müslim, c.3, s.2109, Tevbe 21 (2753)

Allah’ın rahmeti elbette sayıyla beyan edildiği gibi değildir. Fakat bize tavsiye mahiyetinde olan rahmet, yüz gibi gösterilmekte ise de Allah’ın rahmeti ne biter, ne de tükenir. Kullarına yönelik olanın az, Allahu Teâlâ’nın nezdinde olanın çok olduğunu vurgulamak için böyle söylenmiştir.

Hz. Ömer (ra) anlatıyor:

“Resûlullah (sav)’e bir grup esir getirilmişti. İçlerinde bir kadın vardı, göğüsleri sütle dolu idi. Bu kadın (sağa sola) koşuyor, esirler arasında bir çocuk bulduğu zaman onu yakalayıp kucaklıyor, göğsüne bastırıyor ve emziriyordu. (Dikkatleri çeken bu manzara karşısında) Resûlullah (sav) efendimiz buyurdu ki:

“Bu kadının, çocuğunu ateşe atacağına kanaatiniz olur mu?”

Bizler: “Hayır!” diye cevap verince: “(Bilin ki), Allah’ın kullarına olan rahmeti, bu kadının çocuğuna olan şevkatinden daha fazladır.” buyurdu. (Müslim, c.3, Tevbe 22 (2754); Buhâri, Edeb 18)

Hadis-i şerif müminin her halinde yalnız Allah’a teveccüh ve tevekkül etmesi gerektiğini işaret etmektedir.

Kaynak: Mift’ahu’t-Tevhid ve’t-Takvâ 

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: