Orucun Fazileti

Yorum bırakın

sabır

Ebû Hüreyre (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Oruç, (Allah’a isyan ve günahlardan korunmak suretiyle cehenneme karşı bir) kalkandır.” (Dârimî,c.1, Savm 50, h.1778; İbni Mâce, c.2, Oruç, h.1639)

Yine Resûlullah (sav) buyurdu ki:

“Her şeyin bir zekatı vardır, cesedin zekatı da oruçtur.”

“Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenâb-ı Hakk’ın bu husustaki sünneti şudur:) Ameller, en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allahu Teâlâ Hazretleri (bir hadis-i kudsîde) şöyle buyurmuştur: “Oruç bundan hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi) mükafatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terk etti.”

“Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku, Allah indinde misdk kokusundan daha hoştur.”

“Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.” (Tirmizî, c.4, Cihâd 3, h.1624)

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Reklamlar

Abdest Aldıktan Sonra Kadir Suresi Ve Salatu Selam Okumanın Fazileti

Yorum bırakın

Ali Kuran oku

Hz. Enes (ra)’ten rivayet edilmiştir; dedi ki: Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Kim abdest aldığında bir kere “İnnâ enzelnâhu fî leyleti’l-kadr” sûresini okursa, sıddıklar zümresine dahil olur. İki kere okursa şehitler listesinde yer alır. Üç kere okursa Allah onu peygamberlerle birlikte haşreder.” (Kenzü’l-Ummâl, c.9, s.299, h.26090)

Her kim abdest aldıktan sonra Allah Resûlü’ne on kere salâtu selâm okursa, Allahu Teâlâ o kimsenin hüznünü giderir, onu mesrûr kılar.”

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Gıybet Nedir?

Yorum bırakın

hatalar

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki:

“Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?”

“Allah ve Resûlü daha iyi bilir!” dediler. Bunun üzerine:

“Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!” dedi.

Orada bulunan bir adam:

“Ya benim söylediğim onda varsa, (Bu da mı gıybettir?)” dedi.

Peygamber (s.a.v):

“Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir de bühtanda (iftirada) bulundun demektir.”

Hadis Kaynak: Ebû Dâvud, Edeb 40, h.4874; Tirmizî, c.4, Birr 23, h.1934; Müslim, c.3, Birr 70 (2589)

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Mülk (Tebarake) Suresi Okuyana Şefaat Eder

Yorum bırakın

mavi Kuran

Ebû Hüreyre (r.a)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki, Kur’ân-ı Kerim’de otuz ayetli bir sûre vardır. Okuyana şefaat eder de nihayet (kendisini okuyan) kimse (Kıyamet günü) bağışlanır. Bu sûre Tebârakellezî biyedihi’l-mülk  sûresidir.”

(Hadis Kaynak: İbni Mâce, c.2, h.3786; Ebû Dâvud, c.2, h.1400; Tirmizî, c.5, Fedâilü’l-Kur’ân 9, h.2890-2893)

Ebû Dâvud’daki rivayette: “(Okumak suretiyle) arkadaşlığını kazanan kimseye bu sûre şefaat eder.” denilmiştir.

Tirmizî’nin aldığı rivayet ise şöyledir: “Bu sûre (kabir azabına veya kabir azabına sebep olan günahlara karşı) engeldir, bu sûre kurtuluş sebebidir, kişiyi kabir azabından kurtarır.”

Rezin şunu ilave etmiştir: Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “Mülk Sûresi, kabirde arkadaşı yerine mücadele eder (ve onu azaptan korur.)”

Bu hadis-i şerifler, Mülk Sûresi’nin okuyucusu için kabirde veya ahiret gününde şefaatçi olduğuna delalet eder. Mülk Sûresi, özellikle her gün yatsı namazından sonra veya yatmadan önce bu sûreyi okumayı âdet haline getiren mümine inşallah şefaatçi olacaktır.

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Allah’ın (c.c) Ahlakıyla Ahlaklanmak Ne Demektir?

Yorum bırakın

yerdeki kırmızı lale

Ammâr b. Yâsir (r.a)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Güzel ahlak, Allah’ın en büyük ahlakıdır.”

(Hadis Kaynak: Terğib, c.3, Fî Huluku’l Hasen, s.406, h.17)

Hadis-i şerifte geçen Allah’ın ahlakından maksat, Esmâü’l-hüsnâ, başka bir ifadeyle Allah’ın isimleri ve sıfatlarıdır.

Hz. Peygamber (s.a.v) “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın.” buyurur. Mesela Allah’ın sıfatlarından biri, “Ğafûr”dur; günahları bağışlayıcı demektir. Bu sıfatla sıfatlanan bir kimse kusurları bağışlayıcı olur. Diğer bir sıfatı “Halîm”dir. Bu sıfatı kendisine huy edinen kimse sert olmaz; yumuşak başlı ve alçakgönüllü olur. İşte, bu isimlerin ve sıfatların tecellisine mazhar olan kişi Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmış olur. Onun bütün hal ve işleri hikmetli, isabetli ve Allah’ın rızasına uygun olur. Böylece kişi evliyalık mertebesine ulaşır.

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Koruyucu Dua

2 Yorum

avuç ve dua

Osman b. Affan (r.a)’dan rivayet edilmiştir; dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Herhangi bir kul, her günün sabahında ve her gecenin akşamında üç defa:

“Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî şey’ün fil ardı ve lâ fis-semâi ve hüves-Semî’ul-Alîm.”

(O Allah’ın adıyla ki, O’nun adının yanında ne yeryüzünde, ne de gökte, hiçbir şey zarar veremez; O her şeyi işiten ve bilendir.)

derse ona hiçbir şey zarar veremez.”

Hadis Kaynak: Tirmizî, c.5, Deavât 13, h.3388)

Kaynak Kitap: Mihtâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Oruçlu İçin İki Sevinç Vardır

Yorum bırakın

ramazan ve oruç

Ebû Hüreyre (r.a)’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Âdemoğlu’nun işlediği her iyilik (hayır, ibadet ve mükafat yönünden) on mislinden yedi yüz misline (Allah’ın dilediği sayıya) kadar arttırılır. Allah Azze ve Celle buyuruyor ki: Fakat oruç böyle değildir. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben veririm. Oruçlu kişi şehvetini ve yemeğini benim için bırakır. Oruçlu için iki sevinç vardır: Birinci sevinç iftar vaktindeki sevincidir. İkinci sevinci de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. (Yemin olsun ki) oruçlunun ağzının kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.”

(Müslim, c.1, Sıyam 164 (1151); İbni Mâce, c.1, h.1638)

“Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “Ben oruçluyum!” desin (ve ona bulaşmasın).

(Buhârî, Savm 2,9; Müslim, Sıyâm 160 (1151); Muvatta, c.1, Sıyâm 58; Tirmizî, Savm 55, h.764; Nesâî, c.2, Sıyâm 41; İbni Mâce, Sıyam1, h.1638 ve Edeb 58, h.3823)

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Older Entries Newer Entries

%d blogcu bunu beğendi: