Şeytanın Hortumunu İnsanın Kalbinin Üzerine Koyması Ve Onu Uzaklaştıran Dua

Yorum bırakın

Resûlullah (sav) buyurdu ki:

“Şüphesiz ki, şeytanın köpeğin burnuna benzer (hortum gibi) uzun burnu vardır. Onu Ademoğlunun kalbinin üzerine koyar. Kişiye şehveti (dünyaya ait geçici) lezzetleri hatırlatır. Rabbine karşı şüpheye düşürmek için onun kalbine vesveseyle ve sinsice yaklaşır.

Kul: ‘Eûzü billâhis-semiil-alîmi mineş-şeytânirracîm. Ve eûzü billâhi en yahdurûne. İnnallâhe hüves-Semîul-Alîm.’ deyince şeytan hortumunu onun kalbinin üzerinden uzaklaştırır.” (Kenzü’l-Ummâl, h.1266)

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Hz. Ali (ra) Efendimizin Fatiha-yı Şerif Hakkında Bildikleri

Yorum bırakın

Sahabe-i Kiram efendilerimiz, Hz. Ali (ra)’nin ilmi hakkında “Kur’ân’dan yalnız Fatiha-yı şerif hakkında bildiklerini söylese yetmiş katır yüklü kitap yükleyebileceğini” söylemişlerdir.

Ebu Cüheyfe (ra) hazretleri diyor ki:

“Hz. Ali (ra)’ye sordum: ‘Sizin yanınızda Kur’ân’dan başka vahiy var mı?’ Cevaben, hayır, dedi. ‘Ancak Allahu Zülcelâl bir kula kitabından anlayış verirse o müstesna.’ buyurdu.(Camiu’l-Usul, Gümüşhanevi, s.69; Hülesatü’l-Ahbar, Aziz Mahmud Hüdayi, s.150-163)

Beşeriyetin selametine ve saadetine elden geldiği kadar çalışanlar tebrike şayandırlar. Onların nail olacakları mükafatlar her türlü düşüncenin üstündedir. Ne mutlu onlara.

Allahu Zülcelâl, hangi kuluna hidayet etmek isterse onun göğsünü İslama açar.

Rabbimiz, bize dünyada ve ahirette güzellikler ihsan eyle.

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Hz. Ali (kv) Efendimizin Dilinden Nasihatler

Yorum bırakın

Hz. Ali (ra) buyurur ki:

“Ey benim gözümün nuru oğulcuğum! Kur’an’daki nasihat ve öğütleri tut. Kim Allah’ın kitabındaki nasihatlerle amel ederse saadet ve mutluluk ehlinden olur.” (Hz. İmam Ali Divanı, s.51)

“Nefsimi terbiye etmek için himmet ve gayret sarf ettim. Fakat Allah’tan korkmak ve O’na yönelmekten daha etkili ve müessir bir yol bilemiyorum.” (Hz. İmam Ali Divanı, s.93)

“Allah’ı bilmek ve tanımak bütün ilimleri içinde toplayan bir şükür hazinesidir. Allah’ı tanımamak ise küfür alametidir.”(Hz. İmam Ali Divanı, s.278)

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Murakabe Ve İhsan

Yorum bırakın

“Allah (cc) her şeyi hakkıyla gözetendir.” (Ahzab Sûresi, ayet 52)

Murakabe, kulun Allahu Teâlâ’nın her şeyden haberdar olduğunu bilmesi ve bu hal üzere devam etmesidir. Birçok tasavvufi eserde murakabeye misal olarak meşhur Cibril hadisi örnek gösterilir. Bu hadisin son kısmında Peygamber (sav) Efendimizin “ihsan” ile ilgili açıklaması murakabeyi tanımlar.

Cibril (as): “Bana ihsan hakkında bilgi ver.” deyince, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurdu:

“İhsan, Allah’ı sanki gözlerinle görüyormuşsun gibi Allah’a ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmesen de, muhakkak ki O seni görüyor.”

(Müslim, c.1, İman 1 (8); Nesâi, c.8, İman 6, h.4988; Ebu Davud, c.5, Sünnet 16, h.4655; Tirmizi, c.5, İman 4, h.2610)

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ın Ailesi Bir İş Yapınca Onu Sabit Kılardı

Yorum bırakın

“Hz. Âişe (r. anha) validemiz demiştir ki:

Hz. Peygamber (sav)’in bir hasırı vardı; geceleri perde yapıp gerisinde namaz kılardı, gündüzleri de yayıp üzerine otururdu. Halk da Resûlullah (sav)’in yanına dönüp (gelip) aynen O’nun gibi namaz kılmaya başladılar. Sayı gittikçe arttı. Bunun üzerine Resûlullah Aleyhisselâm onlara yönelerek şunu söyledi:

‘Ey insanlar, takat getireceğiniz işleri yapın. Zira siz (dua etmekten) usanmadıkça Allah da sevap yazmaktan usanmaz. Allah’a en hoş gelen amel, az da olsa devamlı olanıdır.’

Ravi der ki: Muhammed Aleyhisselâm’ın ailesi bir iş yapınca onu sabit kılardı, artık terk etmez devamlı yapardı.”

(Buhari, İman 16, Edeb 81, Rikak 18; Müslim, Salat 215 (782); Muvatta, c.1, Salatu’l-Leyl 4; Nesî, c.3, Kıyamu’l-Leyl 1; Ebu Davud, Salat 317, h.1365)

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Cuma Günü Ve Gecesinde Salavat Okumanın Önemi

Yorum bırakın

Hz. Muhammed (sav) yazısı ve çiçekler

Resûlullah (sav) Efendimiz buyurdu ki:

“Her cuma günü bana çok salavat getiriniz. Çünkü o gün şahit olunan bir gündür. Rahmet melekleri o gün (yeryüzüne inip) şahit olurlar. Kim bana salavat getirirse bitirinceye kadar salavat bana arz edilir.’ (Ebu Derda (ra) dedi ki: )  Ben Resûlullah (sav)’a ‘Ölümünden sonra (da böyle midir?)’ dedim. Cevaben: ‘Şüphesiz ki Allah yere Peygamberlerin (salatü selam üzerlerine olsun) cesetlerini yemeyi (çürütmeyi) haram kıldı. (Peygamberler kabirlerinde diridirler.) buyurdu.” (İbni Mace, İkameti’s-Salah 79, Cenaiz 65, h.1085, 1637; Ebu Davud, Menasik 96, h.2041 ve Salat 200; Darimi, Salah 206, h.1580

Yine buyurdular ki:

“Bana cennette en yakınınız üzerime en fazla salavat getireninizdir. O halde cuma günü ve gecesi salavatınızı çoğaltınız.” (Tirmizi, c.2, Vitir 21, h.484)

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk 

Salavat Getiren İçin Dünyada Yardım, Cennette De Peygamber (sav) Efendimize Yakınlık Vardır

Yorum bırakın

pembe şık güller

Salavat okuyan kimseye öncelikle Resûl-i Ekrem (sav)’in şefaati vardır. Salavat getiren için dünyada yardım, cennette de bizzat Peygamber (sav) Efendimize yakınlık vardır. Kişi salavat getirmekle Allah’ın rahmetine mazhar olur. Çünkü bir rivayete göre Peygamber (sav) Efendimize salatü selam eden kimseye Allah’ın on rahmet ettiği, diğer bir rivayete göre de yetmiş rahmet ettiği bildirilmiştir.

Salavat okuyan, Allah’a hoşnut olarak kavuşur. Salavat vasıtası ile dualar kabul olur. Hadiste de buyrulduğu üzere dua gökte asılı kalır, ancak salavat ile yükselir.

Salavatın vacip olduğu yerlerde salavat getirmek ibadetlerin kabulüne, müstehap olduğu yerlerde okumak da sevap ve feyzin artmasına vesiledir. Salavat, Peygamber (sav) Efendimize olan sevginin alametidir. Çünkü seven sevdiğini daima anar.

Salatü selam okuyan kimse nifaktan kurtulur. Peygamber (sav) Efendimize salavat okuyanın iki gözünün arasına “Nifaktan beridir, cehennem azabından uzaktır.” yazılacağı gibi, Allah, onu kıyamet gününde de şehitlerle beraber haşredecektir.

Salatü selam okuyan aynı zamanda Allah (cc)’ı da zikretmiş olur.

Resûlullah (sav) Efendimize namazda salavat okumaya gelince, insanların heva ve hevesleri onları batın yoluyla da olsa itiraza sevk eder. Namazda Peygamberimize (sav) salavat okumakla O’nun emir ve nehiylerine itirazımızın olmadığını ifade etmiş oluruz. İmam Şa’rani, Muhyiddin Arabi (ks)’den böyle nakletmiştir.

Salatü selam hakkında daha fazla bilgi edinmeyi arzu edenler Evrâd-ı Kadiriye’ye, Mecmuatü’l-Ahzâb’a, Mevahib-i Ledüniye’ye ve diğer eserlere müracaat edebilirler.

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Zikri Allah Olanın Fikri De Allah Olur

Yorum bırakın

kırmızı lalelerZikrullah ne güzel yoldaş ve ne güzel arkadaştır.

Allah’ı zikir , sırlar aleminin nefis kokusu ve ruhların kuvvetidir.

Allah’ı zikir, gözleri keskinleştirici ve gizli sırları aşina kılıcıdır.

Allah’ı zikirle gönül her pislikten temizlenir ve ilahi tecelli orada zahir olur.

Allah’ı zikre devam etmekle kalbi mamur olanın ahlak ve davranışı güzel ve ruhu mesrur olur.

Allah’ı zikir, kalbe nur ve ilahi bir lütuftur. Ruha olgunluk ve kurtuluş yoludur.

Zikrullah her derde devadır, O’ndan başkasını anmak ise bela ve hastalıktır.

Kim Hakk’ı zikrederse Hak da onu anar.

Allah’ı zikir görüş aydınlığıdır.

Zikrullah ruhun ganimetidir.

Allah’ı zikirle meşgul olmak, çok hoş ve çok güzel bir haldir.

Kim Hakk’ı unutursa onun kalbi katı olur. Kim O’nu çok zikrederse onun da kalbinden masiva silinip gider.

Zikri sürekli olanın kalbi uyumaz. Zikri Allah olanın fikri de Allah olur ve ruhu uyanık kalır. 

Allah’ı zikre devam etmek Allah dostlarının ahlakı ve uyanık ruhların varlık gücüdür.

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Sessiz ve Cehri (Aşikare) Zikrin Yapıldığı Yerler

Yorum bırakın

saksıdaki koyu pembe güller

Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de buyurur ki:

“Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, gizli ve aşikare sabah ve akşam zikret. Sakın gafillerden olma.” (A’raf Sûresi, ayet 200)

Bu mübarek ayet-i kerime, Cenâb-ı Hakk’ın ne şekilde zikir, tesbih ve tehlil olunacağını beyan etmektedir. Şöyle ki:

Tehlikeli yerlerde, düşman olan mahalde, hastaların ve ilim tahsil edenlerin yanlarında sessiz veya gizli olarak zikir yapmak efdaldir. Böyle durumların olmadığı yerlerde cehren yani aşikare zikir yapmak daha efdal ve faydalıdır. Sabah akşam, huşu ve huzur ile itaat elbette faziletlidir. Çünkü açıktan okumanın uykuyu kovmada, gafleti gidermede, kalbi mutmain kılmada büyük tesiri vardır.

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Resûlullah (sav) Efendimizin Gönlünü Hoş Ve Sevinçli Eyleyen Hadise

Yorum bırakın

serpilmiş çiçekler

Ebu Talha (ra) şöyle demiştir:

“Bir gün Resûlullah (sav), yüzünde bir sevinç olduğu halde geldi. Kendisine: ‘Yüzünüzde bir sevinç görüyoruz.’ dedik. Buyurdu ki: ‘Bana melek geldi ve şu müjdeyi verdi: Ey Muhammed! Rabbin diyor ki: ‘Sana salavat okuyan herkese benim on rahmette bulunmam, selam okuyan herkese de benim on selam okumam sana (ikram olarak) yetmez mi?” (Nesâi, c.3, s.50, Salat 55, h.1293)

Taberani’nin rivayeti ise şöyledir:

“Resûlullah (sav)’in huzuruna girdim. Yüzünün çizgileri parlıyordu, sevinçli idi. ‘Ya Resûlallah, dedim, seni bu günkü kadar hiçbir zaman gönlün hoş ve neşeli görmedim.’ Resûlullah (sav):

‘Niye gönlüm hoş ve sevinçli olmasın? Cebrâil (as) biraz önce yanımdan ayrıldı. Ya Muhammed! Ümmetinden kim sana bir salavat getirirse bu sebeple Allah ona on sevap yazar, on günahını siler, derecesini on kat yükseltir ve yanındaki melek onun sana dediğinin benzerini ona söyler, dedi. 

Ben: ‘Ya Cibril! O melek nedir?’ dedim. Cebrâil: 

‘Allah Azze ve Celle seni yarattığı andan kıyamet gününde tekrar diriltinceye kadar bir melek vekil etti ve görevlendirdi ki, ümmetinden her kim sana salavat getirirse bu melek ona: ‘Allah da sana mağfiretini ihsan etsin’ der, diye cevap verdi.” (İmam Ahmed, Nesâi, İbni Hıbban)

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: