Melodik Bir Mim Ve tasavvufokulu’nun Müziğe Bakışı /Mim 12

4 Yorum

ağaçtaki notalar

S.A Kardeşlerim,

Bugün melodik bir mim yazacağız inşallah..Gelibolu kardeşimiz bizi sağolsun unutmamış, mimlemiş..Kendisine teşekkürlerimizi ve sevgilerimizi yolluyoruz. 12. Mimimizin konusu iki sorudan oluşuyor:

1-Sizde anısı olan şarkılar hangileridir?

2-Hayatınızda sizi en çok etkileyen kararlarınızdan birisi..

tasavvufokulu’nu açtığımız ilk günlerde video paylaşımı yapmıyorduk. Bir süre sonra düşündük ki, ilahi de paylaşsak, bunun için de ayrı bir kategori açsak pek de güzel olabilir..O dönemde bir konuda tereddütte kaldım. Müzikli ilahi paylaşmak acaba günah olabilir mi diye düşündüm. Bilgisine güvendiğim, sözlerine itibar ettiğim kıymetlilere danıştım..Aldığım cevap pek güzel ve mantıklıydı.Şöyle dendi:

“Eğer dinlenilen müzik Allah’ı (c.c), Peygamberimizi (s.a.v), ahireti hatırlatıyor ve kalbe bu sevgilerin doğmasına vesile oluyorsa günah değildir. Ancak bunun tam tersi olarak, dünyayı, dünyevi sevgileri, af buyurun şehvet içeren temaları hatırlatıyorsa günahtır.”

Evet, tasavvufokulu’nun müziğe bakışı ve müzik paylaşımları bu yönde devam ediyor elhamdülillah..Allah bizleri bu konuda aydınlatan kıymetlilerden razı olsun.

İlahileri pek seviyoruz ve tasavvufokulu’nda da sıkça paylaşmaya çalışıyoruz. Genelde Youtube ilahileri tercihimiz oluyor. Madem mim konumuz müzik ve Youtube’un da adı geçti, o halde Youtube’da edindiğimiz bazı izlenimleri, gözümüze çarpan durumları sizlerle paylaşalım:

*Youtube’da ilahi ararken genelde kendimi gülümserken buluyorum. Nedeni de ilahilere yazılan tanıtım cümleleri..Harika bir ilahi, süper bir ilahi, süper ötesi! bir ilahi, mükemmel bir ilahi, mükemmel ötesi! bir ilahi, ağlamak garanti!…ve bunun gibi nicesi..Tebessüm etmemek elde değil..Hayatımda dinlediğim en güzel ilahi yazan arkadaş, üzgünüm ama ilahiyi dinledim, bu düşünceni hiiç paylaşamayacağım!

*Bazen çok güzel bir ilahiye rastlıyorum. Ses ve görüntü kalitesi de güzel..Ancak hazırlayanlar sevdikleri kıymetli zatların resimlerini de videoya yerleştirmişler. Her ne kadar ilahiyi beğensem de bu tarz videoları blogda yayınlamıyorum. Herkesin elinde olmadan çok sevdiği kişiler olabilir elbette, bizlerin de var.Ancak tasavvufokulu’ndan herkesin faydalanmasını, yararlanmasını dileriz..Bu konularda hassas davranmaya gayret ediyoruz..

*Hımm, bir de ilahinin videosuna, hazırlayan kişinin kendi fotoğraflarını koyma durumları oluyor ki, o video zaten baştan eleniyor..Bu konuları dile getirelim de, emek verip o videoları hazırlayan kardeşlerim bunları dikkate alsınlar, emekleri boşa gitmesin..

*Ve canımı gerçekten sıkan bir konu; zikirli ilahiler..Kıymetli kardeşlerim, öyle garip zikir efektleri kullanıyorsunuz ki, bırakın zikiri hiç bilmeyen ve önyargılı olan kardeşlerimizi, ben anında kapatıyorum..Bu kadar zikiri yanlış tanıtan, zikirden insanları korkutan, soğutan videolar, klipler yaparak iyi bir şey yapmadığınızı düşünüyorum..Niyetlerinizin çok güzel olduğundan şüphem yok, onu da belirteyim. Ancak hakiki zikirde edep vardır, avaz avaz bağırma yoktur..Bu konu ile ilgili bir yazı yazmıştık, okumak isteyenler burayı tıklayabilirler..Peygamberimizin (s.a.v) bir hadis-i şerifini hatırlatmak yerinde olacak sanırım: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız..Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz..”

*Youtube’da bazen de şu durumla karşılaşabiliyoruz..Yine ses ve görüntü kalitesi iyi olan ve beğendiğimiz bazı ilahilere reklam ekleniyor. Maalesef ki bu tarz videoların da hiç şansı olamıyor. Blogumuzda reklam içeren videolara yer vermeyi tercih etmiyoruz..Bu durum o videoyu seslendiren sanatçı için, o klibi ve videoyu hazırlayan kardeşlerimiz için büyük bir dezavantaj oluyor kendileri farkında olamasalar da..

Evet şimdi soruları cevaplayalım. tasavvufokulu’nun birinci soruya cevabı ilahiler üzerinden olacak. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bütün kıymetli alimlere, evliyalara, Allah’ın sevdiği kullarına sevgimiz, saygımız, hürmetimiz vardır..Ancak elde olmadan Allah’ın lütfedip sevdirmesi sonucunda Abdülkadir Geylani (k.s)’ye muhabbetimiz çoktur elhamdülillah..Onunla ilgili ilahileri de pek severiz.. Allah Allah Rabbüna, Hay Kurban Geylani, Hiç Bulunmaz Akranı ve Benim Şahım Geylani bunlardan bazıları..

Diğer ilahilerden de sevdiklerimiz var elbet..Bismillâhirrahmânirrahîm ilahisi ve sevdiğimiz bir blog yazarı arkadaşımızın tavsiyesiyle öğrendiğimiz Secdeden Gayrı da yine sevdiğimiz ilahiler arasında yer alıyor. tasavvufokulu’nda yer alan 100’ün üzerindeki ilahilerin hepsini de severiz ancak bu saydıklarımızı biraz daha öne alıyoruz sanırım..

İkinci soruya gelince, hayatımda beni en çok etkileyen kararlardan birisi tesettür kararımdır elhamdülillah..Tesettürle beraber Rabbim önüme çok güzel kapılar açtı, zaten bol olan zahiri batıni nimetlerini daha da bol eyledi..Biz fakîre buna ne kadar layık olabildik orası ayrıdır..Rabbim bütün hanım kardeşlerime hayırlısıyla nasip etsin inşallah..

Kimseyi mimlemiyorum, mimin ucunu açık bırakıyorum..Okuyup bu konuda yazmak isteyen blog yazarı kardeşlerim mimlenmiş sayılsınlar..

Dinlediğimiz ilahilerdeki güzelliklerin, kulaklarımızdan gönüllerimize inmesi dileğiyle,

Allah’a emanet olunuz..

by ihyaca

Zor Bir Mim / Mim 11

10 Yorum

S.A Kardeşlerim,

11. mim yazısını yazmam gerekiyor bugün..Yazmam gerekiyor dedim çünkü nasıl yazacağımı düşünüyorum ama nafile..Sevgili kardeşim Gelibolu17 sağolsun mimlemiş bizleri, unutmamış. Üzerinden epey zaman geçti ama hoşgörüsüne sığınıyorum kardeşimin..Mimlere bakışımızı daha önceki mim yazılarımızda belirtmiştik, diğer mim yazılarımızı okumak isterseniz bakın hemen yan tarafta mim yazıları kategorimiz var, hepsi orada topluca mevcut..Mim yazıları çok kişisel olmadığı sürece geri çevirmiyoruz..Hele ki sevdiğimiz kardeşlerimizi kırmayı aklımızın ucundan bile geçirmiyoruz..Onlar ki bizi unutmamış, hatırlamışlar, isimlerimizi zikretmişler sağolsunlar..

Sevgili Gelibolu çok zor bir mimle bizleri baş başa bırakmış bu sefer..Onu da bir başkası mimlemiş tabii ve mime bakış açımız aynı olduğundan kırmamış, cevaplamış..Elimden geleni yapmaya çalışayım..

1-İlk düzenli okuduğunuz blog ve hissettikleriniz: Gerçekten hatırlamıyorum..

2-Sanal alemde tanışıp görüştüğünüz bloggerler: Yüzyüze sanal harici kimseyle henüz görüşmedim,ancak bunu düşündüğümüz arkadaşlarımız var..Blog dışında msn, gtalk ve telefonla görüştüğüm blogger arkadaşlarım var. İsim vermeyeyim..

3-Blog dünyasına adım attığınızda gökyüzündeki yıldız kadar parlak gelen, asla onun gibi olamam diye düşündüğünüz bloggerler:

Asla onun gibi olamam diye kimse hakkında düşünmedim..Ancak yukarıkayalar beğendiğim bir blogdu…Sevgili Gelibolu sağolsun bu maddeyi cevaplarken bizim ismimizi de yanıtlarının arasına yazmış.Güzel bakışındır kardeşim, sağolasın…

4-Moda blogları arasında en sevdiğiniz blog:

Takip ettiğim bir moda blogu yok..

5-Yazılarını okumaktan keyif aldığınız bloggerler:

Yazılarını keyifle okuduğum pek çok blogger var..

6-Sürekli sayfasını açtığınız, okuyup yorum bırakmadan çıktığınız bloglar:

Eğer o bloga gitmeyi başarmış, yazıyı da okuyup beğenmişsem yorum yaparım..Çoğumuz gibi..

7-Kendinize yakın bulduğunuz bloggerler:

Hımm, şimdi, aslında..Ah Gülcan, bilim miminde bile bu kadar zorlanmamıştım..Birden fazla, o yüzden isim vermeyeyim en iyisi..

8-Blogger denildiği an aklımıza ilk gelen isimleri yazıyoruz:

O isimler kendilerini gayet iyi biliyorlar diye düşünüyorum..Senin de onların içinde olduğunu söylememe gerek yok sanırım..

Şimdiye kadarki mimlerin içinde en çok zorlandığım mimdi..Bizleri de unutmayıp zikrettiğin için çok teşekkür ederim kardeşim..

İhyaca’ya geçmiş olsun, şükürler olsun..

by ihyaca

Afrika,Somali Ve Açlık /Mim-10

14 Yorum

fırında rafa dizili ekmekler

S.A Kardeşlerim,Bugün 10.mim yazımızı yazacağız.Bizleri de miminde unutmayıp hatırlayan blog yazarı arkadaşımız estikceyazanadama çok teşekkür ediyorum.Bu seferki mimimizin konusu Afrika ve orada açlıkla savaşan Müslüman kardeşlerimiz..

Bu mimde bir farklılık olacak kardeşlerim.Mim yazısını yazmaya başlamıştım.Yarılamıştım hatta..Blogumuza zaman zaman ziyarete gelen,genelde aynı yazıya yorum bırakan kıymetli bir ziyaretçi kardeşimiz var. Tevafuk bu ya ben mim yazısını yazarken kendisi de bu mim konusu ile ilgili bir yazı kaleme almış ve yorum olarak bırakmış sağolsun..Pek beğendik ve onun yazısını yayımlamaya karar verdik..Kendisine bu değerli yazı için çok tşk. ediyoruz,gönlüne kalemine sağlık..Allah Afrika’daki Müslüman kardeşlerimizin yardımcısı olsun,bütün sıkıntılarını feraha çıkarsın inşallah..(amin)

 HAKKI VAR!…

Dün akşam bir TV programında Kızılayın dağıttığı yardım paketini bile kaldıracak gücü olmayan 30 – 35 yaşlarındaki annenin o hali çok burktu içimi. Belki10 kgbile gelmeyen bir ağırlığı dahi kaldıramayacak kadar halsiz ve güçsüz kalmıştı.

Omuzuna aldı olmadı..

Kucağına aldı kaldıramadı..

Bir daha denedi yine olmadı.

Paketi kaldırmaya gücü yoktu genç annenin..

İşte benim bittiğim an, o andı…

O annenin haline yüreğim yandı … Parçalandı…

Aklıma kurak bölgelerden yağışlı , yiyeceği bol olan otlak yerlere binlerce kilometre yol yürüyen Buffalolar, Zebralar v.s geldi. Bu yolculukları o kadar tehlikelerle doluydu ki; Aslanlardan, Kaplanlardan kurtulsalar, Çakallar vardı. Çakallardan kurtulsalar Timsahlar vardı.. Buna rağmen yolculuklarına devam ediyorlardı.

Afrika insanının kaderi de aynı gibiydi sanki. Açlıktan kurtulsalar susuzluk vardı. Susuzluktan kurtulsalar hastalık vardı. Hepsinden kurtulsalar iç savaş vardı.

Kaldıkları yerde de ölüm vardı,

Gittikleri yerde de…

Ama “Umut” denilen ışığa doğru yürümek zorundaydılar.

Bu mutsuz ve yoksul insanların, mutlu ve zengin insanların üzerlerinde hakkı var…

Elimize aldığımız her lokmayı karnımız şişinceye kadar, sabahlara kadar mide rahatsızlığından kıvranıncaya kadar yiyemeyiz;

Ağzımıza aldığımız her lokmada yavrularına 1 yudum su, bir lokma ekmek için420 kilometreyol yürüyen annelerin hakkı var…

Mağazalardan markalı-markasız, gerekli-gereksiz rengarenk elbiselere onlarca, binlerce lira harcayamayız;

Giydiğimiz her giyside bir öyün yemek için yüzlerce kilometre yol yürüyen çaresiz insanların hakkı var…

Bizler zayıflamak için, kilo vermek için doktor doktor gezerken, bu dünyada açlıktan derisi kemiklerine yapışmış insanların yaşadığını bile bile güle oynaya bir hayat yaşayamayız;

Attığımız her kahkahada Somali’li, Kenya’lı, Eritre’li, Etyopya’lı insanların feryatlarının, ah’larının hakkı var…

Sokaklarımızda sahipsiz dolaşan kedilerimizin ve köpeklerimizin dahi durumları bu insanlardan daha iyi!

Soluduğumuz her nefesde bile bu insanların hakkı var…

çocuklarımıza aldığımız markalı elbiselerde, pahalı oyuncaklarda;

Bırakın üstünde başında olmayı, midesinde bile bir şey olmayan bu çocukların hakkı var…

1 yudum su için sırtında ve kucağında yavruları ile 1.5 ay420 kmyol yürüyen annelerin olduğunu bile bile kendi mutluluğumuzdan bahsedemeyiz;

Çöpe attığımız ekmeklerde, yiyeceklerde, içtiğimiz suda, duyduğumuz mutluluklarda bu insanların hakkı var…

Okuduğumuz kitaplarda, izlediğimiz filimlerde, dinlediğimiz şarkılarda, yaladığımız buz gibi dondurmalarda bu insanların hakkı var…

Teneffüs ettiğimiz mis gibi havada, piknik yaptığımız ağaçların gölgesinde, çocuklarımızın güle oynaya vakit geçirdiği parklarda, bir kuş sütü eksik olan iftar sofralarımızda, giydiklerimizde, bindiğimiz otomobillerde, her yıl tatillerde yapyığımız harcamalarda, oyalandığımız bilgisayarlarımızda, sırtımızı yaslayıp izlediğimiz TV’lerde bu yoksul insanların hakkı var…

Dil, din, ırk ve cinsiyet farkı gözetmeden dünyanın neresinde olursa olsun mazlum ve yardıma muhtaç insanların, hayvanların ve bitkilerin bile üzerlerimizde hakkı var..

Olmayan insanların olan insanlar üzerinde hakkı var…

Onları yüz yıllardır soyan Avrupalı ve diğer batılı eşkiyalara bel bağlamadan ne yapılması gerekiyorsa şimdi onu yapma zamanıdır.

Şimdi cömert insanların yağmur olup Afrika’ya yağma zamanıdır.

Zaman, İyiliği, mertliği ve yardımseverliği GEN lerine işlemiş bu necip Türk milletinin bütün dünyaya ders verme zamanıdır.

Unutmamalı ki:

Bu kadar hak üzerimizdeyken;

Allah’tan korkmadan yarın Cenab-ı Allah’ın huzuruna çıkmaya kimin hakkı var?..

(Şeref Yücel)

Bu mim yazısını da Ramazan’ın tatlı telaşı nedeniyle ucu açık bırakıyorum,gören ve yazmak isteyen bütün blog yazarı kardeşlerim kendilerini mimlenmiş bilsinler.Ancak üçlü ittifak grubundaki kıymetli kardeşlerimin kulaklarını da çınlatıyorum.Sanırım mesaj alınmıştır..

Dünyada hiçbir kardeşimizin aç,açık kalmaması dileğiyle,

Allah’a emanet olunuz..

by ihyaca

Bizi Şaşırtsan Da Sensiz Olmuyor Google/Mim 9

14 Yorum

eski radyo şeklinde bilgisayar

S.A Kardeşlerim,

Dokuzuncu mim yazımızı yazıyoruz bugün.Sağolsun Bir Yazarsam kardeşimiz bizleri de miminde unutmamış,ismimizi zikretmiş.Bu mimde biraz da tebessüm edelim istemiş.Kendisine teşekkürlerimizi yolluyoruz..Mim konumuz şu:” Blogunuza arama motorlarından ulaşanların yazdığı en ilginç cümleler nelerdir?”

Bloglarımıza arama motorları ve en büyük oranda da Google yoluyla gelenlerin gerçekten yazdıkları çok ilginç cümlelerle karşılaşıyoruz.Blogun ilk zamanlarında çok daha alakasız ve tebessüm ettiren arama terimleri varken,artık konu ile çok daha yakından alakalı terimlerle ziyaretçilerin bize ulaştığını gözlemledim.Evet,lafı fazla uzatmadan bazı arama terimlerini sizlerle paylaşalım:

***”Karımı Aldattım,Ne Yapmalıyım?”

Zor bir soru,Allah yardımcın olsun kardeşim,bol bol tevbe-istiğfar et..

***”Nasıl Bir dünyadayız Yıl 21008”

Biz henüz 2011’deyiz bilemeyeceğim kardeş,21008 bize uzak kalıyor bir miktar..

***”Kaç Kere Bismillâhirrahmânirrahîm Çekelim?”

Vakit buldukça bol bol çekelim inşallah..

***”Sevilen Gelir”

İnşallah diyelim kardeşim,ümidinizi kaybetmeyin siz..

***”Ağlamak İnsanı Rahatlatır mı?”

Rahatlatmaz mı,hele bir de Allah için olursa içini tertemiz eyler insanın inşallah.Ağlayın kardeşim ağlayın..

***”Kendini Vazgeçilmez Sananlara Sözler”

Hımm,sanki birilerine kırılmış gibiyiz,öyle bir durum hissediliyor.Size böyle davrananlar varsa da üzülmeyin.Kimse vazgeçilmez değildir,bunun en büyük kanıtı da mezarlıklarda yatanlardır..

***Twitlerimin ff’ye otomatik gelmesini nasıl engelleyebilirim?”

Bu aramayla sizi “tasavvufokulu”na yönlendirmeyi başaran Google’a tebriklerimi sunduktan sonra şunu söyleyebilirim ki;bu aralar bu ve benzeri sorunlar oldukça yaygın.Twitter’ın geçenlerde yapmış olduğu yapılandırma çalışmasından sonra pek çok şey değişti maalesef.Ayarlarınızı iyice bir gözden geçirin,inşallah muvaffak olursunuz..

***”Nasıl Para Kazanılır2011”

Size öncelikle bir işe girmenizi tavsiye ederim.En akıllıca yol bu gibi görünüyor..

***Bloguma Gelenler Neye Göre Geliyor?”

Biz işin içinden çıkamadık kardeşim.Hatta bu mim konusu da bunu çözmeye yönelik görünüyor.Gerçi ümidimiz yok ama çabamız var bu konuda.İnşallah bir gün çözebilirsek paylaşırız..

***”Taziyen İçin Teşekkür Ederim.”

Şimdi ne desem bilemedim.Öncelikle vefat eden yakınınıza Allah’tan rahmet diliyorum,mekanı cennet olsun.Şey,kardeşim ben taziyeye gelememiştim ama kusurumuza bakmayın,gelmiş kabul edin inşallah olur mu?Hayır yani,bir de teşekkür etmişsiniz,mahcup hissettim kendimi..

***”En Fazla İş Başaranlar,En Çok Hayal Kuranlar Olabilir.”

Diyorsunuz..Bunu düşüneceğim..Olur mu olur..

***Alışverişe Çıkarken Okunacak Dua”

Bunu yazanın bir bey olmasından şüphe ediyorum.Muhtemelen hanımıyla daha önceki alışveriş tecrubeleri ve harcanan para miktarı kendisini böyle bir dua aramaya yöneltmiş olabilir..

***”Kızım Bir Çiçek”

Tabii ki kardeşim,bundan zerre şüphemiz yok.Allah iki dünyada iyi günlerini göstersin inşallah..

***”Dost mu dediniz!”

İnanın diyeceğimiz varsa bile diyemiyoruz şimdi.Biraz sinirli olabilir miyiz acaba?

***”Rabbim Hayırlı Bol Para Kazanmama Yardım Et.”

Allah(c.c),cümle Ümmet-i Muhammede helalinden,hayırlı bol rızıklar nasip etsin.Helal kazanıp helal yerlerde sarfetmelerini lütfeylesin,size de kardeşim inşallah.AMİN..

***”Güzel Blog İsmi”

Sanırız ki yeni bir blog açıyor ve isim arıyorsunuz,öncelikle hayırlı olsun diyelim.Sizi Google ne düşünerek buraya yolladı pek anlayamasam da,bu iş için “tasavvufokulu”na başvurduğunuz için de teşekkür ederim.Ancak size tavsiyem bunu netten aramaktan çok orijinal fikirler üretmeye çalışmanızdır.Zira hangi bloga uğrasanız kullanılan bir blog ismiyle karşılaşacaksınız..

***”İhtiyarlar Mutlu”

Maşallah daim olsun mutlulukları..Allah bütün Ümmet-i Muhammed kardeşlerimize iki dünya mutluluğu nasip etsin inşallah.(Amin)

***”Goog”

Google,çok teşekkür ederim..Leb demeden leblebiyi anlamak teriminin canlı bir örneğisin sen..

***”Twitter’da Ne Yapılır?”

Bakınız kardeşim bunun cevabı yan menümüzde mevcut.Twitter’da ihyaca follow(takip) edilir ve bol bol “tasavvufokulu”okunur.Twitter kullanıcı adımız ihyaca’dır.Blog sayfamızın üstünde twitter logosu var,gördünüz mü?Oraya tıklayarak da doğruca twitter sayfamıza ulaşabilirsiniz..

***”Asker Selamı Nereden Gelir?”

Bunu hiç düşünmemiştim ve hiçbir fikrim de yok.Ah Google ah!

***”Kısmet İçin Çekilecek Tesbihler”

Hoşgeldiniz kardeşim.Bildiğimiz kadarıyla bu isim altında bir duamız yok.Ancak Google uygun görmüş,sizi bize yönlendirmiş,vardır bir hikmeti,siz duaları iyice bir gözden geçirin derim.Arzu ettiğiniz duaya yakın dualar olabilir..Allah hayırlı eş,hayırlı evlilik nasip etsin..(Amin)

***Çiçeklerin Büyümesi İçin Okunacak Dua”

Niyetiniz ve isteğiniz o kadar hoşuma gitti ki..Allah sizden razı olsun,çiçekleriniz rengarenk açılıp serpilsin inşallah..(Amin)

***”Bize Hayat Veren Rabbimizde Arayalım Sevgiyi”

Kıymetli kardeşim,pek derin bir arama terimiyle blogumuza misafir olmuşsunuz.Bu mim yazısını bu güzel sözle bitirelim.Allah bu güzelliği de size ve bütün Ümmet-i Muhammed’e nasip etsin inşallah.(Amin)

Mimi görüp okuyan tüm blog yazarı kardeşlerim mim yazabilirler.Ramazan yoğunluğu dolayısıyla isim vermiyorum.

Google’ın,Allah’ın izniyle bloglarınıza bol bol hit yağdırması dileğiyle,

Allah’a emanet olunuz..

by ihyaca

Hayatımın Kitabı Hangisi Mi? Okuyunuz.(Mim-8)

30 Yorum

KİTAP OKUMA KÖŞESİ

S.A Kardeşlerim,

Bu seferki mim sorumuz şu:”Hayatının Kitabı Hangisidir?”

Bu mimi yazmaya başlamadan önce bir konuyu belirtmemiz gerekiyor.Elbette ki her Müslüman’ın hayatının kitabı Kur’an-ı Kerim’dir.Bu tartışma götürmez tek gerçektir.Ancak bu mimde Kur’an haricindeki kitaplardan bahsedeceğiz.

Hayatımı etkileyen,yön veren,bana değer kattığına inandığım kitaplar çoktur.Ancak özellikle de iki kitabın hayatımda çok farklı yerleri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.Dolayısıyla bu mim yazısında her ne kadar bir tek kitap sorulmuş olsa da,benim cevabım iki kitaba yönelik olacak.

İlkokuldayım.Muhtemelen 8-9 yaşlarındayım.Doğum günüm için rahmetli annem bazı hazırlıklar yapmış ve arkadaşlarım da sağolsunlar bizim eve gelmişler.O yaştaki bir çocuk olarak gayet büyük bir keyifle gelen hediye paketlerini açıyor ve getiren arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.Hoşuma giden hediyeler hepsi de,beğeniyorum.Ve bir hediye paketini daha açıyorum,içinden bir kitap çıkıyor;bu bir hadis kitabı.Sanırım yaşım da göz önüne alınarak,kalın olmayan ince bir kitap seçilmiş.Aslında okumaya başladığım ilk günden beri okumayı çok sevmeme rağmen,nedense o kitap bana hiç de sevimli gelmiyor diğer renkli,göz alıcı hediyelerin arasında.Hiç bozuntuya vermiyorum ama,gayet kibar bir şekilde arkadaşıma teşekkür ediyorum.O kitaba yıllarca el sürülmedi kardeşlerim,ta ki ortaokula gidinceye kadar.Ortaokul(şimdiki adıyla ilköğretim) döneminde kitaplığımı karıştırırken elime aldım ve bakayım içinde neler var acaba diyerek okumaya başladım.Ve uzun yıllar da elimden düşürmedim.O kitaptan öyle lezzetler,öyle feyizler aldım ki,Rabbim herkese nasip etsin.O gün bu gündür kitap hediye etmeyi çok severim.İnanırım ki bir eve  faydalı bir kitap girmeye görsün,ama hediye edilen kişi,ama o kitabın civarında bulunan bir başkası Allah’ın izniyle o kitaptan faydalanabilir.O kitap o kişininin hayatına bir kılavuz olabilir,kalbini gülşen edebilir.Allah o kardeşimden ve ailesinden razı olsun,iki dünyaları cennet olsun..(Amin)

Gelelim ikinci kitabımıza..Davet eden bir akrabamın evine bir süre için misafirim.Bir gün kitapları incelerken aralarında bir kitap gözüme çarpıyor.Kalınca ciltli bir kitap.Akrabam belki bir gün okur umuduyla çocuğu için almış.Kitap öylece beklemekte,kimi bekliyorsa..Okuyanı,sayfalarını karıştıranı yok,ama beklemede işte hikmetullah gereği..Vazifesini ifa edebilmek için beklemede..

Kitabın adını ve yazarını merak edenleriniz olmuştur belki,söyleyeyim:

Kitabın adı:Fethu’r-Rabbânî (İlahi Armağan olarak çevrilmiş)

Yazarı:ABDÜLKADİR GEYLANİ (K.S)

Kitabı açtım,birkaç sayfa okudum,üslup biraz sert geldi sanki.Yok dedim,”Bunu yazan kişi daha yumuşak söyleseymiş ya,pek bana göre değil sanırım bu kitap!” Kitabı bıraktım..Aradan 5-10 dakika geçti tekrar elime aldım,yine biraz okudum.Yok dedim,yine bıraktım.Ama aklım da kitapta kaldı bir yandan.Tekrar az bir süre geçti,tekrar elime aldım ve alış o alış kardeşlerim.Elhamdülillah hala beraberiz..İlk başta verdiğim tepkiler tamamen nefsimin tepkileriydi.Nefis zora gelemez,yanlışlarının söylenmesini istemez.Nefse sensin dendiğinde mutlu olur ancak.Benlik bu işte..Uzun zamanlar o kitap benim mürşidim oldu,hocam oldu.Besmeleyle gelişigüzel bir sayfa açardım,hocam bakalım bana bugün neler söyleyecek,hangi tavsiyelerde bulunacak diye dikkatle okur,söylenenleri tasdik eder,hayatımda uygulamaya çalışırdım.Ne feyizli bir kitaptır bir bilseniz,nasıl kıymetli inciler barındırır içinde.Rabbim sizlere de okumayı,hakkıyla istifade etmeyi nasip etsin inşallah…

Doğru kitaplarla buluşabilmeniz,gereğince istifade edebilmeniz dileğiyle,

Allah’a emanet olunuz..

by ihyaca

Mimlediğim Kardeşlerim:

Gelibolu17,BirYazarsam,Snrlr,nutukçu,esdikceyazanadam,seymaslife,Rahmet Yağmuru

Ayrıca,beni miminde unutmayan sevgili yolcu kardeşimde de çok teşekkür ediyorum..

Allah(c.c) Her Türlü Afetten Korusun (Mim-7)

10 Yorum

karanlıkta mum ışığı

S.A Kardeşlerim,

Yeni bir mim yazısıyla tekrar buluştuk.Önce bir özürle başlamam gerekiyor yazıya.Sağolsun beni miminde unutmayıp mimleyen kıymetli gönül dostum Gelibolu kardeşime hem teşekkür ediyorum,hem de mimi bu kadar geciktirdiğim için özrümü beyan ediyorum.Hakkını helal et kardeşim..

Mim konusunu okuduğumda sanırım diğer arkadaşlar gibi ben de şaşkınlık yaşadım.Konu şuydu:”Evinizde bir yangın çıksa ve tek bir eşya kurtarmak zorunda kalsanız,neyi kurtarırsınız?” Pek iç açıcı bir konu değil,öyle değil mi?Bu mim konusunun mucidi Gelibolu kardeşimiz değil,o mimlenmiş bizleri de mimlemiş.Mim olaylarında dostuk kavramı çok ön planda oluyor kardeşlerim.Mimleyen sevdiklerini mimliyor ve “benim için değerlisin,bak seni unutmadım”mesajını yolluyor.Mimlenen de bu dostluğa aynıyla karşılık veriyor ve ”senden gelen başım gözüm üstüne” diyerek mimi aynı güzel duygularla kabulleniyor.Konu gayr-i ahlaki ve çok kişisel olmadığı sürece bizler de mimlere memnuniyetle iştirak ediyoruz.Mimler blog dünyasının bir parçası,blog harici sanal ortamlarda bilinmiyor,uygulanmıyor.Blog çevresi diğer internet ortamlarından biraz daha farklı,sebebi bu olabilir.Burada dostluk,ziyaretler,yorumlar,samimiyet sanal dünyanın kriterlerine pek uymuyor.Gayet samimi ve içten bir ortam var..

“Bu mimden nasıl bir yazı çıkar ki?” diye düşünürken,arkadaşlarımız öyle güzel yazılar yazdılar ki,takdire değer.Hayata bakış açılarını yansıtan,Allah’ın onlara bir nimet olarak vermiş olduğu kalem gücünü sergileyen,hepsi de birbirinden güzel yazılardı.

Evet,gelelim bize..Öncelikle Allah cümlemizi her türlü afetlerden muhafaza buyursun,her daim koruması altına alsın.Böyle bir durumda insan öncelikle sevdiklerinin ve kendinin canını kurtarmayı düşünür.Fıtri olan budur.Ama madem ki mim konumuz maddi olanlara yönelik,cevabımız da bu yönde olacak.Olasılıkları sıralayalım önce:

Yanıma öncelikle evimin anahtarını alırdım.Eğer evde fazla bir ziyan olmamışsa rahatça girebilmeyi isterdim.Para alırdım çünkü insanım,acizim,açlık ve susuzluk ihtiyacım olacak.Kimliğimi alırdım,o olmadan hiçbir işlem yapamam.Cep telefonumu alır,iletişim kurmam gerekenlerle rahatça haberleşebilirdim.Küçük Kur’an’ım,evradım ve zikirmatiğim yanımda olsun isterdim.Ve bilgisayarım.Evet,maddi dünyada en fazla kullandığım,işime yarayan,kıymetlilerimden.Eh hadi madem onu aldık,kulaklığımızı da unutmayalım.Yazılarımı yazarken genelde bir şeyler dinliyorum,çoğunlukla da gece yazdığım için kulaklığım da kıymetlilerimden.Evet hepsi bu kadar..Bunların içinden hangisi diye düşünmek yerine hepsini bir çantaya koymak daha akıllıca olabilir.Tercihim bu yönde..

Bu mimde konusu itibarıyla kimseyi mimlemiyorum.Afetsiz,afiyet içinde bir ömür sürmeniz dileğiyle,

Allah’a emanet olunuz..

by ihyaca

Not:  Diğer mim yazılarımızı yan menüde,kategoriler bölümünde bulabilirsiniz..

Hedeflerim Neler Mi? Okuyunuz..(Mim-6)

31 Yorum

pembe tek çiçek

S.A Kardeşlerim,

Şimdiye dek hep biz mimlendik,bu kez de ilk mim bizden çıksın istedik.Mim sorumuz şu:”Hayat yolculuğunda hedefleriniz var mıdır?”

Kendi adıma söyleyeyim,hedeflerim var.Zaman zaman değiştirsem de,yenilesem de,bazılarından vazgeçsem de,hedeflerle hayat yolunda ilerlemeyi seviyorum.Bunu uzun emelle karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum..

Herkesin hedef seçimi farklı olabilir.Bunu belirleyen unsurlar kişinin hayata bakışı ile yakından ilgili olsa gerek.Bir kişinin hedefleri,bir başka kişi için kabul edilmez olabilir.Günah-sevap tartısını bozabilir.Bazıları kendilerine ulaşılması çok zor görünen hedefler seçerken,bazıları daha ayakları yere basanları tercih edebilir.Sevdiğimiz,mutlu olduğumuz şeyler de hedef belirlemede önemli rol üstlenebilir.

Tanıdığım birisi kendisine en zor hedefleri belirliyordu,nedenini ise şöyle anlatıyordu:

-“Ben kendimi tanıyorum,kendime zor hedef belirliyorum.O hedefe ulaşamasam da ulaştığım hedef ona yakın oluyor,başarılı bir sonuç çıkıyor ortaya..”

Bu kişinin hayatına baktığımda sözlerinin doğru olduğunu görüyorum..

Dünyayı dolaşma hedefi olan bir tanıdığım var.Bunu öyle gönülden istiyor ki,Allah’ın izniyle,hayırlısıyla onu ilerde dünyanın çeşitli ülkelerinde görürsem hiç şaşırmayacağım..

Yine tanıdığım birisi,evlatlarının (bu kişi henüz evli değil!) evliya olmasını yürekten istiyor,bunun için Allah’a gönülden dualar ediyor.Ne diyelim,Allah içine bu isteği koymuş,Rabbim en hayırlı şekilde kendisine nasip etsin,duaları karşılıksız kalmasın inşallah..

Dünya ahiretin ekim yeri,iyi çalışanlar hasat zamanında ahirette fazlasıyla karşılığını görecekler.Abdülkadir Geylani(k.s) Hazretlerinin de söylediği gibi,dünya dinlenme evi,rahat etme evi değil,çalışma evi,meşakkat evi..Bir nevi işyerimiz yani.İşyerinde tembellik yapılması hoş görülmez,orada çalışmak gerekir.Evine dönünce istediği gibi dinlenir insan,yeter ki hak etsin,iyi çalışsın..

Tamam tamam,ben de bazı blog arkadaşlarıma benzemeye başladım,yazıyı dolandırdım epeyce..Şimdi gelelim ihyaca’ya..

İmam-ı Gazali Hazretlerinin(r.a) İhyâ-u Ulûmid’Dîn kitabında bir bölüm var.Orada anlatıldığına göre ahirette sevaplarımızı görüp sevinecek,günahlarımızı görüp üzüleceğiz.Ama bize gösterilecek başka bir şey daha var ki,onu görünce çok hayıflanacak,elimizden kaçan fırsata çok üzüleceğiz.Bu,ne sevap ne de günah olan gündelik mübah işler.Eğer bu gündelik işlerimize güzel bir niyet almış olsak,Allah rızası için bu işleri yapmış olsak,bu işleri ahirette kocaman sevap depolarına çevrilmiş olarak görmemiz mümkün olacak…

İşte ihyaca bunu okuduktan sonra yaptığı her işi yalnızca ve yalnızca Allah rızası için ve Allah’ın rızasına uygun şekilde yapmayı hedefliyor.Unuttuğu,gaflette olduğu zamanlar oluyor muhakkak ama niyeti ve hedefi bu..Bazen de Allah’a dua ediyor,”Allah’ım niyet almayı unutmuşsam,ne olur almış gibi kabul et.”diye..Gayret bizden,takdir Allah’tan..Niyetimiz ve hedefimiz belli olsun da..

Bundan başka hedefleri de var..Yaptığı iş ne olursa olsun doğru ve düzgün şekilde,hakkını vererek yapmayı hedefliyor..Bununla ilgili hadis-i şerif ışığında ilerlemeye gayret ediyor..Hayırda yarışmak da bu durumun ister istemez yanıbaşında geliyor,rekabeti,hayırda yarışmayı seviyor,hedefliyor.Rakiplerine hayır dualarını eksik etmeden tabii..

Yazacak olsak bu yazının sonu gelmez,her bir duamız da bir hedeftir çünkü.Örneğin Sevgili Peygamberimizin(s.a.v),Muaz b.Cebel(r.a)’e öğrettiği ve her namazdan sonra okunmasını tavsiye buyurduğu şu dua ne güzel bir kulluk hedefidir:

“Allah’ım,seni zikredebilmem,sana şükredebilmem ve sana güzelce kulluk edebilmem için bana yardım et..”

Rabbim cümlemizi kendine layık kul,Habibine layık ümmet eylesin.Bizleri emanet ettiklerine hayırlı evlat eylesin.Çok sevip çok razı olduğu,çok sevdirip,çok razı ettiği kullarının içinde olmayı hepimize nasip etsin.Rabbimiz,bizlere bu dünyada iyilik ver,ahirette de iyilik ver ve bizleri cehennem azabından koru..(AMİN)

by ihyaca

Gelelim mimleneceklere:

Gelibolu17,BirYazarsam,Nutukçu,SNRLR,RahmetYağmuru,Buraların Sahibi,Yolcu,Deanjamessrs,Yusuf…

Allah’a emanet olunuz..

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: