Şeref Ve Hakiki Üstünlüğe Ermek İçin Tercih Edilecek Altı Şey

2 Yorum

flu gül resmi

İbrahim bin Ali Horasânî (Rahmetullâhi aleyh) demiştir ki:

“Ey dostlar, kim şeref ve hakiki üstünlüğe ermek istiyorsa altı şeyi, altı şeye tercih etmelidir. Zira salihler, bu tercihi yaparak hayrın doruklarına vardılar:

1- Fakirliği, azdırıcı zenginliğe tercih etmelisin.

2- Açlığı tokluğa tercih etmelisin.

3- Sade olanı, gösterişli olana tercih etmelisin.

4- Tevazu ve nefis terbiyesini, kibre tercih etmelisin.

5- Hüznü, sevince tercih etmelisin.

6- Ölümü, hayata tercih etmelisin.”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Reklamlar

Resûl-i Ekrem (sav) Efendimizin, Hz. Fatıma (r.anha) Validemizi Sakındırdığı Sekiz Büyük Günah

Yorum bırakın

zarif bir gül

Resûl-i Ekrem (sav), Fatıma (r.anha) validemize şöyle buyurmuştur:

“Ey kızım Fatıma, dünya malından ne istersen iste; fakat sen salih amel işlemezsen ben ahirette senin sıkıntılarından hiçbir şey gideremem. Yavrum, sekiz günahtan kaçın:

1- Şirk koşmaktan.

2- Büyü yapmaktan.

3- Kâhinlik etmekten.

4- Haksız yere adam öldürmekten.

5- Faiz alıp vermekten.

6- Yetim malı yemekten.

7- Harp meydanından kaçmaktan.

8- Müslüman kadına zina iftirasında bulunmaktan.”

Hadis Kaynak: Zübdetül Buhârî, c.2, s.534-535, Ömer Ziyaeddin Dağıstânî

Kaynak Kitap: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

 

İmam-ı Caferu’s-Sadık (ra) Hazretlerinin, Davudu’d-Tâî (ra) Hazretlerine Tavsiyeleri

Yorum bırakın

saksıda gül demeti

Davudu’d-Tâî (Rahmetullâhi aleyh) Hazretleri, İmam-ı Caferu’s-Sadık (Radıyallâhu anh)’a hitaben demiş ki:

“Ey Resûlullah’ın torunu, bana bir öğüt ver.”

İmam-ı Caferu’s-Sadık şu tavsiyelerde bulunmuş:

“Ey Davud! Kıyamet günü, ceddim Hazreti Muhammed Aleyhisselâm elimden tutup “Niçin bana tâbi olmadın, Hüseyin’e güvenip Hazreti Allah’a gereği gibi kulluk vazifeni yerine tastamam getirmedin?” demesinden korkarım.

Ey Davud, akıllı o kişidir ki, şer ile hayrı bilir, şerden uzaklaşıp hayrı yerine getirir.

Ey Davud, tevbesiz ibadet sahih değildir. Nitekim Allahu Teâlâ: “Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rüku ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten sakınanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlar.” (Tevbe Sûresi, ayet 112) diye emir buyurarak tevbeyi ibadete takdim kılmıştır.

Ey Davud, mümin nefsiyle, arif de Rabbiyledir. Kim nefsiyle mücadele ederse rahmete erer.

Ey Davud, Allah’ın kulu hakkındaki hükmü karanlık bir gecede siyah bir taş üzerinde yürüyen küçücük bir karıncadan daha gizlidir.

Ey Davud, beş çeşit insandan sakın:

1- Yalancıdan sakın. Onunla olduğun sürece aldanış içinde bulunursun.

2- Ahmaktan sakın. Onunla sohbet ettiğin zaman sana faydadan çok zararı dokunur.

3- Cimriden sakın. Senin en kıymetli vaktini alıp götürür.

4- Kötü kalpli kimseden sakın. Onun kalbini keşfedip kötü olduğunu anladığında sana zarar verir, ihtiyacın olduğunda da sana sahip çıkmaz.

5- Fasıktan sakın. Onunla oturup kalktığında bir lokmaya tamah edip seni o lokmaya satar.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Allah’ı (cc) Bilmenin Sırrı

Yorum bırakın

çiçekte zerafet

Hazreti Allah (cc), Davud Aleyhisselâm’a buyurmuştur ki:

“Ya Davud! Nefsini bil ki beni bilesin.”

Hz. Davud (as):

“Ya Rabbi, nefsimi nasıl bileyim ve seni nasıl bileyim?”

Hz. Allah (cc) buyurmuştur ki:

“Ya Davud, nefsini zayıf, aciz ve fena (yok) bil. O zaman beni kuvvet, kudret ve bekâ ile bilesin. Ey Davud, beni benimle bulasın.” 

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Cennet Müjdesi

Yorum bırakın

güzel laleler

Hz. Ömer (Radıyallâhu anh) şöyle anlatmıştır:

“Ben Resûlullah (sav) Efendimizin, benden sonra ahvalin (ahval: haller) değişeceğinden korkmasam dört sınıf insanı cennetle müjdelerim, dediğini duydum:

1- Mihrini kocasına bağışlayıp kocasını razı eden kadın,

2- Kalabalık aile efradını helalinden yedirmek isteyen kişi,

3- Sütün memeye dönmesi mümkün olmadığı gibi, bir daha günaha dönmeyen kişi,

4- Ana babasına itaat ederek onları memnun eden kişi.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Kıyamet Günü Allah’ın (cc) Yüzlerine Bakmayacağı Üç Sınıf İnsan

Yorum bırakın

tartı

“Üç sınıf insan vardır ki Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz, onları temize çıkarmaz. Hem de onlar için can yakıcı bir azap vardır.” Resûlullah, bu cümleyi üç kere tekrarladı. Sonra Ebû Zer dedi ki:

“Bu kimseler tam bir mahrumiyete ve hüsrana uğramışlar. Bunlar kimlerdir ey Allah’ın Resûlü?”

Resûl-i Ekrem (Sallallâhu aleyhi ve sellem):

“Elbisesini kibirle yerlerde sürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve yalan yere yemin ederek ticaret malını iyi bir fiyatla satmaya çalışandır.” cevabını verdi.

Hadis Kaynak: Müslim, İman 171; Ebû Dâvûd, Libâs 25; Tirmizî, Büyü 5; İbni Mâce, Ticarât 30

Kaynak Kitap: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Allah’ın Rızası İbadet Ve İtaatte Saklıdır, Mustafa Hayri Malatyevî (ks)

Yorum bırakın

ravza

Mustafa Hayri Malatyevî (ks) şöyle tavsiye etmiştir:

“Ey oğul! Kalbin Allah ile, cesedin ibadet ile, zat-ı âlin mürşide hizmet ile, ayağın İslam’a uymakla bekâ bulsun. Unutmayın ki, kişinin evliyayı görmesi, ibadet ve itaatinin artmasına vesiledir.

Güzel evlatlarım! Dört şey, dört yerde saklıdır; onlar başlarını bu dört yerden çıkarır:

1- Allah’ın rızası, ibadet ve itaatte saklıdır.

2- Allah’ın darılması, hatalarda saklıdır.

3- Rızkın bolluğu olan güzel geçim, sevaplarda saklıdır.

4- Rızkın darlığı, kaza ve belalarda saklıdır.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler -1

Allah’ın (cc) Ve İnsanların Sevgisini Kazanmanın Yolu

Yorum bırakın

tüy

Mansur Ebu Mücahid (Rahmetullâhi aleyh) demiştir ki:

Bir adam Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem)’e gelerek:

“Bana öyle bir tavsiyede bulun ki, onu yerine getirdiğimde Allah’ın ve insanların sevgisini kazanayım.” dedi.

Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Dünyaya değer verme ki, Allah seni sevsin. Dünyayı insanlara bırak ki, insanlar da seni sevsin.”

Hadis Kaynak: Hilyetü’l-Evliyâ Sıfâtü’s-Safve, c.6, s.204)

Kaynak Kitap: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Kainattaki Bütün Atomların Bir Kalp Gibi Atması

Yorum bırakın

kafa dinlemek

Allahu Teâlâ buyurur ki:

“Rabb’inin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin ve korumamız altındasın. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.” (Tur Sûresi, ayet 48)

“Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da O’nu tesbih et.” (Tur Sûresi, ayet 49)

“Yedi kat gök, yerler ve buralardaki varlıkların tümü O’nu tesbih eder, noksanlıklardan uzak olduğunu dile getirirler. Kainattaki her varlık, O’nu överek tesbih eder; fakat siz bu varlıkların tesbihlerini anlayamazsınız. Hiç kuşkusuz O, kullarına karşı yumuşaktır, affedicidir.” (İsra Sûresi, ayet 44)

Bu ifade, bu koca kainatta bütün atomların bir kalp gibi attığını göstermektedir. Allah’ı noksan sıfatlardan uzaklaştıran ifadelerle coşkun bir ruh halinde O’na doğru harekete geçmektedir. Bir de bakmışsın ki, bütün bir kainat hareket ve hayat içindedir. Yine bir de bakmışsın ki, varlığın tamamı sevinç ve mutluluk içinde tek ses olarak O’nun adını yüceltmekte, Allah’a doğru bir saygı içinde yükselmektedir.

Kişi bu olayı zihninde canlandırdığında, onun eşsiz bir kainat tablosu olduğunu görecektir. Bütün taşlar ve çakıllar, tohumlar ve yapraklar, çiçekler ve meyveler, bitkiler ve ağaçlar, böcekler ve sürüngenler, insanlar ve hayvanlar, yeryüzünde bulunan bütün canlılar, suda yüzen ve havada uçan bütün canlılar, bunların yanında göğün sakinleri…Evet, bütün bu varlıklar, Allah’ı noksan sıfatlardan uzak görmekte ve yüceliği için de O’na yönelmektedirler.

Mümin nefsini terbiye edip ruhunu arındırdığında, hareket halinde bulunan veya yerinde duran varlıklara kulak verdiğinde, onların bir ruh ile canlandıklarını ve Allah’ı tesbihe yöneldiklerini görecektir. Bu da ruhları yüceler alemi ile irtibata geçirir.

“O, kullarına karşı yumuşaktır, affedicidir.”

Burada yumuşaklığın ve bağışlanmanın söz konusu edilmesi Allah’a övgü ile tesbihte bulunan bir kainat kervanı içinde insanın yanlışlıklar yapabileceğini ve kusurlar işleyeceğini ortaya koymaktadır. Kainat böyle bir ruh ile donanmışken insanlar inkar içindedir, onların içinden bazıları da Allah’a ortak koşmaktadır. Ne yazık ki insanoğlu O’na övgüde bulunmak ve O’nu noksan sıfatlardan arındırmaktan çoğu zaman habersizdir. Eğer Allah’ın yumuşaklığı ve bağışlayıcılığı olmasaydı, bütün insanlar üstün ve iktidar sahibi birinin kıskıvrak yakalanışı gibi yakalanırlardı. Fakat O, insanlara zaman tanımakta, kulluğunu hatırlatmakta, öğüt vermekte ve onları sakındırmaktadır.

“Şayet doğru yolda gitselerdi, onlara bol su verirdik. Bu hususta kendilerini denememiz için, kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabb’in) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır.” (Cin sûresi, ayet 16-17)

“Ey inananlar! Allah’ı çokça zikredin. Ve O’nu sabah-akşam tesbih edin.” (Ahzâb sûresi, ayet 41-42)

“Artık siz beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (Bakara sûresi, ayet 152)

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Ümmet Hangi On Beş Kötülüğü İşlerse Başına Belalar İner?

2 Yorum

buzlu gül

Hz. Ali (Kerremallâhu veche)’den rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Ümmetim on beş kötülüğü işlerse başına belalar iner.”

Ashab: “Ey Allah’ın Resûlü, onlar nelerdir?” dediler. Buyurdular ki:

1- Ganimet, mal, kredi, sermaye belli kişiler arasında devrettiği zaman,

2- Emanet, ganimet sayılıp ona riayet kalmadığı zaman,

3- Zekat, angarya ve cereme sayıldığı zaman,

4- Erkeler hanımlarına itaat edip,

5- Annelerine saygısız davrandığı zaman,

6- Kişi arkadaşına karşı iyi olup,

7- Babasına sıkıntı çektirdiği zaman,

8- Mescidlerde Allah ve Resûlünün istemediği sözler yükseldiği zaman,

9- Aşağılık kimseler topluma reis olduğu zaman,

10- Bir kimseye şerrinden korkulduğu için ikram edildiği zaman,

11- Her türlü içki bol bol tüketildiği zaman,

12- Lüks ve israf olan ipekli elbiseler giyildiği zaman,

13- Şarkı söyleyenler çoğalıp her iş için çağrıldıkları zaman

14- Her türlü çalgı aletleri kullanılıp elde edildiği zaman

15- Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri önceki atalarını lanetlediği zaman.

İşte o zaman ve durumlarda bir kızıl rüzgar veya topluca yere batmak veya şekil ve kılık değişmesi gibi belaları bekleyin.”

Hadis Kaynak: Tirmizî, Fiten 38, h.2210-2211

Kaynak Kitap: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler -1

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: