Arif Olmaya Gayret Edenler, Tevhidden Başkasını Kalpten Yok Ederler

Yorum bırakın

şık gül

“Doğru yolu bulanlara Allah hidayetini artırır. Onlara takva ihsan eder.” Allahu Teâlâ, bir kuluna ibadet ve itaatte bulunmayı nasip eylerse onu günah işleme zilletinden kurtarır. Ona kanaat zenginliği verir. Tevbeye sıkıca sarılabilecek güç ihsan eder. Bu hasletlere ulaşanlara dünya ve ahiret hayrı verilmiş olur.

Kişi dünyada zikirle meşgul oldu mu, Allahu Teâlâ kendine vekaleten bir melek gönderir. Bu melek o kulun kalbine hikmet fidanını diker. Çünkü böyle kimseler dünyaya rağbet etmez. Arif olmaya gayret edenler, tevhidden başkasını kalpten yok ederler.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Reklamlar

Allah’a Dönen Kimsenin Alameti Üçtür

Yorum bırakın

dalındaki üç gül

Allah’a dönen kimsenin alameti üçtür:

1- Kalbini tefekküre vermek.

2- Dilini Allah’ın zikrine alıştırmak.

3- Bedenine Allah yolunda hizmet ettirmek.

Kendini aldatan kişinin alameti de üçtür:

1- Şöhrete kapılmak.

2- Tevbeyi ertelemek.

3- Hiçbir amel işlemeden ahiretin iyiliğini ummak.

Şeytan üç kişiyle alay eder:

1- Allah’ın zikrini dünya sevgisi için anlatan.

2- Allah’ın rızasını nefsine darılmadan söyleyen.

3- Tahsil etmeden ihlaslı olduğunu iddia eden.

Allah’ın koruması altında olan üç kişi de şunlardır:

1- Allah’ın mescitlerinden bir mescide doğru giden.

2- Allah yolunda harbe çıkan.

3- Hacca giden.

Fahr-i Kâinat (Sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimiz, Allahu Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu haber vermiştir:

“Ben Kıyamet günü şu üç (grup) insanın düşmanıyım:

1- Benim adıma and içtikten sonra sözünden cayanın.

2- Hür bir insanı köle diye satıp parasını yiyenin.

3- Ücretle bir işçi tutup işini gördüren ve işçinin ücretini vermeyenin.” (Buhari, Büyü 106, icare 10; İbn-i Mâce, Ruhûn 4)

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Müminin Başına Gelen Her Musibette Bir Kefaret Vardır

Yorum bırakın

buzlu pembe gül

“Müminler bir kötülük yaparlarsa onun sebebiyle eza görürler.” ayet-i kerimesi inince bu, müminlere çok ağır geldi. Bunun üzerine Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimiz buyurdu ki:

“Siz orta yolu, doğruyu arayın. Müminin başına gelen her musibette bir kefaret vardır. Hatta vücudunda bir sıyrık olsa veya ona bir diken batsa, onun derecesini yükseltir. Kim hayır bulursa Hz. Allah’a hamd etsin. Hayırdan başkasına yolu uğrarsa kendisini hesaba çeksin.”

Azizim!

Allah Azze ve Celle buyurur ki:

“Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter.” (Nisa Sûresi, ayet 79)

Unutmayalım ki, mümine bir hastalık, bir üzüntü erişirse veya ayağına bir diken batarsa Allah (Celle celâlühû) onu günahlarına kefaret yapar. Allahu Teâlâ, yazıcı meleklerine şunu vahyeder:” 

“Izdırap içinde bulunan kulumun aleyhine hiçbir şey yazmayınız.” (Ramuzu’l-Ehadis, s.518, h.6398)

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Namazda Huzur Ve Huşu Nasıl Temin Edilir?

Yorum bırakın

yeşil kubbe

Şahı Nakşibend (ks) hazretlerine: “Namazda huşu ve huzur neyden hasıl olur?” diye sordular. O da:

“Helal lokma yiyeceksiniz, hem de huzur ile. Yine huzur ile abdest alacaksınız ve namaza giriş tekbirini hangi divana durduğunuzu ve kimin huzurunda bulunduğunuzu bile bile getireceksiniz.” dedi.

Yine sordular: “Allah bazı müridlerin halini elinden alır. O zaman mürid ne işlesin?” O da cevaben dedi ki:

“Eğer alınan halden bir miktar kalmışsa, Allah’ın o müridden dua ve niyaz beklediğinin delilidir. Bu takdirde müridin dua ve niyaz etmesi lazımdır. O zaman evvelki haline erişir. Eğer alınan halden bir şey kalmadıysa, Allah’ın sabır ve rıza talep ettiğine delildir. Bu takdirde o mürid sabretmeli, her şeye rıza göstermeli ve kulluk halini muhafazaya çalışmalıdır.”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Şeytanın Cazibeli Üç Nesnesi

Yorum bırakın

pencerenin ardındaki çiçek

Şeytanın insanı yoldan çıkarmak için kullandığı cazibeli üç nesnesi vardır:

1- Yalanan bir tatlısı,

2- Sürmesi,

3- Enfiyesi.

Yalanacak tatlısı yalan söylemektir. Sürmesi zikirden gafil olmaktır. Enfiyesi öfkelendirmektir.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryasından Nasihatler – 1

Peygamber (sav) Efendimizin Hz. Ali (kv)’ye Öğrettiği Beş Esma

Yorum bırakın

Ravzanın üstündeki bulutlar

Hz. Ali (Kerremallâhu veche) demiştir ki:

“Allah Resûlü bir gün dedi ki: ‘Ya Ali, Cebrâil bana beş kelime bildirdi. Onları sana öğretmemi ister misin? Şayet istemiyorsan, emredeyim sana beş keçi versinler. Onları mı seversin, beş esmayı mı?’

Hz. Ali efendimiz, ben beş esmayı severim, dedi.

Resûlullah (Sallallâhu aleyhi ve sellem) yine keçileri övdü. Hz. Ali Efendimiz yine, ben beş esmayı isterim, dedi. O zaman Peygamberimiz şu esmaları söyledi:

Ya rezzâka’l-mahlûkîn (Ey mahlukatı rızıklandıran)

Ya erhame’l-mesâkîn (Ey çaresizlere merhamet eden)

Ya mucîbe’l-muddarrîn (Ey yalvaranlara icabet eden)

Ya veliyye’l-mü’minîn (Ey müminlerin dostu)

İrhamnî yâ erhame’r-râhimîn (Ey merhametlilerin en merhametlisi bana yardım et.)”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

İhsan, Allahu Teâlâ’ya O’nu Görüyormuşçasına Kulluk Etmendir

Yorum bırakın

lila çiçekler

Allah Azze ve Celle buyurdu ki:

“Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir). İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedi kalacaklardır.” (Yunus Sûresi, ayet 26)

Ayette zikredilen “ihsan” Yüce Allah’a layık ve rızasına muvafık işleri layık oldukları şekilde yapmak demektir. Peygamberimiz ihsanı şöyle tarif etmiştir:

“İhsan, Allahu Teâlâ’ya, O’nu görüyormuşçasına kulluk etmendir. Çünkü sen O’nu görmesen de O seni görmektedir.”

İşte böyle güzel iş, ibadet ve iyilikler yapanlara yaptıklarından daha güzel olan cennetler ve Allah’ın lütfu olarak fazla nimetler de verilecektir. Güzel yapanlara güzellik vardır. Daha fazlası da vardır. Onların yüzlerinde ne toz, ne toprak bulaşığı olur. Ne de aşağılanmışlık izi bulunur. İşte onlar cennetlik kullardır. Kendileri orada sonsuza kadar kalacaklardır.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Kalpler Ne İle Yumuşar?

Yorum bırakın

avuç içindeki kırmızı kalp

Tarsuslu bir veli zat, Ahmed bin Hanbel’e şöyle sorar:

“Kalpler ne ile yumuşar?”

Ahmed bin Hanbel (ks) bir miktar düşündükten sonra:

“Helal yemekle yumuşar.” cevabını verir.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler -1

Tebessüm Kanaatin Ziynetidir

Yorum bırakın

önünde iki saksı olan mavi pencere

İmam-ı Muhammed Takî (Radıyallâhu anh) demiştir ki:

“Cenâb-ı Hakk’ın nimeti bir kimseye ne kadar çoğalırsa, halkın da ona ihtiyacı o nispette çoğalır. Halkın ihtiyacını temine tahammül edemeyen kimse kendi nimetinin zevalini istemiş olur.

Cemâl lisanda, kemâl akıldadır.

İffet fakrın, şükür belanın, tevazu hasebin, fesâhat kelamın, hıfz rivayetin, kanat germek ilmin, güzel edep verânın, tebessüm kanaatin, lüzumsuz şeyleri terk etmek haramdan sakınmanın ziynetidir.

İnsanın bir kimseyi onun sevmediği bir şeyle karşılamaması mürüvvetinin kemalindendir.

Zulmü işleyenle ona yardım eden ve razı olan beraberlerdir.

Musibete sabır, musibete sevinen düşmanlara musibettir.

Kötüyü beğenen, ona ortak olmuş olur.

Bir kimseyi ilmi şereflendirirse o kimse her cihetle şerefli, Allah’a ittika eden kimse her bakımdan uludur.

İnsanın suçlu ölmesi ecelle ölmesinden, bereketle yaşaması ömürle yaşamasından daha büyüktür.

Zalime adalet günü, mazluma zulüm gününden daha katıdır.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler -1

Bir İstikamet, Bin Kerametten Üstündür

Yorum bırakın

tomurcuklu pembe gül

Şeyh Şibli (Rahmetullâhi aleyh) demiştir ki:

“İstikamet, yaşadığın zaman içinde kıyametin koptuğunu ve Allah’ın huzurunda bulunduğunu düşünmektir.”

Şeyh Seyyid Mustafa Hayri Malatyevî (ks), istikamet hakkında şöyle derdi:

“Bir istikamet, bin kerametten üstündür. Allahu Teâlâ’nın Nahl Sûresi’nde beyan buyurduğu gibi “İpliği güzel bir şekilde eğirdikten sonra tekrar bozan kadın gibi olmayınız. (Nahl Suresi, ayet 92)”. Kişi sıfatında istikamet üzere olmazsa bulunduğu yerden ileri geçemez ve sülûkunu sağlam temel üstüne kuramaz. Gözümün nuru, istikamet sahibi ol, sakın keramet sahibi olmaya heves etme.”

Resûlullah Aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:

“Tam olarak başaramazsanız bile yine de istikamet üzere olun. Biliniz ki, dini hükümlerin en hayırlısı namazdır. Müminden başkası abdesti muhafaza edemez. İstikamet, her şeyin kendisi ile kemâl bulduğu ve ahlakı tamamlayan dini bir derecedir. Her nevi hayrın husûle gelmesi, nizamın konulması istikametin varlığı ile mümkündür.”

Allah Azze ve Celle buyurdu ki:

“Rabbimiz Allah’tır deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (Ahkaf Sûresi, ayet 13)

“Şüphesiz ki, Rabbimiz Allah’tır dedikten sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vaat olunan cennetle sevinin, derler.” (Fussilet Sûresi, ayet 30)

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: