Hz. Muhammed Aleyhisselam’a Mahsus Yirmi Sıfat

Yorum bırakın

ahşap arka fon önünde Arapça Muhammed (sav) yazısı

1- Hem insanlara hem de cinlere peygamber olması.

2- Şeriatının hükmünün Kıyamet’e kadar baki olması.

3- Şeriatının evvelki dinlerin bazı hükümlerini nesh etmesi.

4- Son peygamber olması.

5- Şefaatinin küçük büyük bütün günahlara şâmil olması.

6- Sünnetli doğması.

7- Büyük ve küçük abdestini yerin yutması.

8- Mübarek gölgesinin yere düşmemesi.

9- Önünü gördüğü gibi arkasını da görmesi.

10- Mübarek ayaklarının yumuşak yerlerde iz yapmayıp sert yerlerde iz yapması.

11- Zararlı hayvanların vücuduna dokunamaması.

12- İhtilam olmaması.

13- Gitmek istediği yere nurunun kendinden önce varması.

14- Boyunun, yanında durduğu kişiden uzun görünmesi.

15- Bir bulutun O’nu devamlı gölgelemesi.

16- Evvabin, teheccüd ve kuşluk (duha) namazlarının kendilerine vacip olması.

17- Teyemmüm ile namaz kılmanın kendine ve ümmetine meşru olması.

18- Kalbi uyumadığı için uyuması ile abdestinin bozulmaması.

19- Doğduğu an secdeye varması.

20- Dünyaya gelmesi ile şeytanın semaya çıkamaması.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Reklamlar

Cennet Hakkında Hadis Ve Ayetler

Yorum bırakın

bahçede kurulmuş yemek masası

Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz cennetlikler kendilerinden yüksekteki köşklerde oturanları, aralarındaki derece farkı sebebiyle, sizin sabaha karşı doğu veya batı tarafında, gökyüzünün uzak bir noktasında batmak üzere olan parlak ve iri bir yıldızı gördüğünüz gibi göreceklerdir.”

Bunun üzerine Ashâb-ı Kiram: “Ya Resûlallah! O yerler peygamberlere ait ve başkalarının ulaşamayacağı köşkler olmalıdır.” dediler. Resûl-i Ekrem (sav) şöyle buyurdu:

“Evet, öyledir. Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, o yerler Allah’a iman edip peygamberlere bütün benlikleriyle inanan kimselerin de yurtlarıdır.” (Buhâri, Bed’ü’l-halk 8; Müslim, Cennet 121)

“Allah’a iman eden ve peygamberi tasdik eden kimseler o menzile ulaşırlar. Bu müjde Muhammed Aleyhisselâm ümmetinedir. Önceki ümmetler bunun dışındadır.”

Cennet Hakkında Ayet-i Kerimeler:

“Onlara altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Orada canlarının istediği, gözlerinin hoşlandığı her şey vardır. Ve siz orada ebedi kalacaksınız.” (Zuhruf Sûresi, ayet 71)

“Müttakiler ise hakikaten güvenilir bir makamdadırlar. Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar. İşte böyle. Bunun yanı sıra biz onları iri gözlü hurilerle evlendiririz. Orada güven içinde (canlarının çektiği) her meyveyi isterler. İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur (sürekli hayata kavuşmuşlardır). (Bunlar) Rabb’inden bir lütuf olarak (verilmiştir). İşte büyük kurtuluş budur.” (Duhan Sûresi, ayet 51-57)

“Ama bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki, Allah iyi davrananlarla beraberdir.” (Ankebut Sûresi, ayet 69)

“Mümin erkeklerle mümin kadınları, önlerinden ve sağlarından, (amellerinin) nurları aydınlatıp giderken gördüğün günde (onlara): Bugün müjdeniz, altlarından ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir, denilir. İşte büyük kurtuluş budur.” (Hadid Sûresi, ayet 12)

Kaynak Kitap: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Mizanda En Ağır Gelecek Şey Güzel Ahlaktır

Yorum bırakın

lale

Resûl-i Ekrem (sav) buyurmuştur ki:

“Doğruluk iyiliğe, iyilik ise cennete ulaştırır. Kişi devamlı doğru davranır ve doğruyu araştırırsa sonunda Allah nezdinde doğrular arasında yazılır. Yalancılık ise günaha, günah da cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye sonunda Allah indinde yalancılar arasında yazılır.” (Hilyetü’l-Evliya Sıfatü’s-Safve , c.4, s.443)

“Halkı malınızla memnun etmeniz mümkün değildir. O halde onları güler yüzle ve güzel ahlakla memnun ediniz.” (Kuşeyri Risalesi, s.332)

“Güzel ahlak, halktan ve Hakk’ın kaderinden gelen eza ve cefayı hiç üzülmeden ve sızlanmadan, gönül hoşluğuyla kabul ederek sineye çekmektir.” (Kuşeyri Risalesi, s.333)

Allahu Teâlâ (Celle celâlühû) buyurur ki:

“(Ey Resûlüm!) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.” (A’raf Sûresi, ayet 199)

İkrime (Radıyallâhu anh) der ki: Bu ayet nazil olunca, Hz. Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem): “Ey Cebrâil bu nedir?” dedi. Cebrâil (Aleyhisselâm) da: “Ey Muhammed, Rabb’in: Bu; senin senden ilgisini kesenlerle ilgi kurman, sana vermeyene vermen ve sana zulmeden kimseyi affetmendir, diyor.” dedi. 

İlim ehli şöyle demişlerdir: Cebrâil Aleyhisselâm’ın yapmış olduğu bu tefsir, ayetin lafzına uygundur. Çünkü seninle ilgisini kesen kimse ile ilgi kurduğunda onu affetmiş olursun. Yine sana vermeyene verdiğinde maruf (iyi) olanı yapmış olursun. Sana zulmeden kimseyi affettiğinde de cahillerden yüz çevirmiş olursun. 

Cafer-i Sadık (Radıyallâhu anh) şöyle der: “Kur’an’da güzel ahlakı bu ayetten daha fazla toplayan başka bir ayet yoktur.” (Tefsir-i Kebir, bkz. A’raf 199)

Vâsıtî (Rahmetullâhi aleyh) demiştir ki: Yüksek ahlak (hulukin azim); kimseye hasım olmamayı, kimsenin düşmanlığını kazanmamayı sağlayacak derecede Allahu Teâlâ hakkında mükemmel bir marifet sahibi olmaktır.” (Kuşeyri Risalesi, s.331)

Hâris el-Muhâsibî (Rahmetullâhi aleyh) demiştir ki:

“Mizanda en ağır gelecek şey güzel ahlaktır. Hz. Allah (Celle celâlühû): “Ey sevgili peygamberim, onlara de ki: Eğer siz Allahu Teâlâ’yı seviyorsanız ve Allahu Teâlâ’nın da sizi sevmesini istiyorsanız bana tâbi olun. Çünkü Allahu Teâlâ bana tâbi olanları sever.”

İbadeti üç şey süsler:

1- Güzel edep,

2- Güzel ahlak,

3- Şüpheli kimselerden uzak kalmak.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Şeref Ve Hakiki Üstünlüğe Ermek İçin Tercih Edilecek Altı Şey

2 Yorum

flu gül resmi

İbrahim bin Ali Horasânî (Rahmetullâhi aleyh) demiştir ki:

“Ey dostlar, kim şeref ve hakiki üstünlüğe ermek istiyorsa altı şeyi, altı şeye tercih etmelidir. Zira salihler, bu tercihi yaparak hayrın doruklarına vardılar:

1- Fakirliği, azdırıcı zenginliğe tercih etmelisin.

2- Açlığı tokluğa tercih etmelisin.

3- Sade olanı, gösterişli olana tercih etmelisin.

4- Tevazu ve nefis terbiyesini, kibre tercih etmelisin.

5- Hüznü, sevince tercih etmelisin.

6- Ölümü, hayata tercih etmelisin.”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Resûl-i Ekrem (sav) Efendimizin, Hz. Fatıma (r.anha) Validemizi Sakındırdığı Sekiz Büyük Günah

Yorum bırakın

zarif bir gül

Resûl-i Ekrem (sav), Fatıma (r.anha) validemize şöyle buyurmuştur:

“Ey kızım Fatıma, dünya malından ne istersen iste; fakat sen salih amel işlemezsen ben ahirette senin sıkıntılarından hiçbir şey gideremem. Yavrum, sekiz günahtan kaçın:

1- Şirk koşmaktan.

2- Büyü yapmaktan.

3- Kâhinlik etmekten.

4- Haksız yere adam öldürmekten.

5- Faiz alıp vermekten.

6- Yetim malı yemekten.

7- Harp meydanından kaçmaktan.

8- Müslüman kadına zina iftirasında bulunmaktan.”

Hadis Kaynak: Zübdetül Buhârî, c.2, s.534-535, Ömer Ziyaeddin Dağıstânî

Kaynak Kitap: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

 

İmam-ı Caferu’s-Sadık (ra) Hazretlerinin, Davudu’d-Tâî (ra) Hazretlerine Tavsiyeleri

Yorum bırakın

saksıda gül demeti

Davudu’d-Tâî (Rahmetullâhi aleyh) Hazretleri, İmam-ı Caferu’s-Sadık (Radıyallâhu anh)’a hitaben demiş ki:

“Ey Resûlullah’ın torunu, bana bir öğüt ver.”

İmam-ı Caferu’s-Sadık şu tavsiyelerde bulunmuş:

“Ey Davud! Kıyamet günü, ceddim Hazreti Muhammed Aleyhisselâm elimden tutup “Niçin bana tâbi olmadın, Hüseyin’e güvenip Hazreti Allah’a gereği gibi kulluk vazifeni yerine tastamam getirmedin?” demesinden korkarım.

Ey Davud, akıllı o kişidir ki, şer ile hayrı bilir, şerden uzaklaşıp hayrı yerine getirir.

Ey Davud, tevbesiz ibadet sahih değildir. Nitekim Allahu Teâlâ: “Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rüku ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten sakınanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlar.” (Tevbe Sûresi, ayet 112) diye emir buyurarak tevbeyi ibadete takdim kılmıştır.

Ey Davud, mümin nefsiyle, arif de Rabbiyledir. Kim nefsiyle mücadele ederse rahmete erer.

Ey Davud, Allah’ın kulu hakkındaki hükmü karanlık bir gecede siyah bir taş üzerinde yürüyen küçücük bir karıncadan daha gizlidir.

Ey Davud, beş çeşit insandan sakın:

1- Yalancıdan sakın. Onunla olduğun sürece aldanış içinde bulunursun.

2- Ahmaktan sakın. Onunla sohbet ettiğin zaman sana faydadan çok zararı dokunur.

3- Cimriden sakın. Senin en kıymetli vaktini alıp götürür.

4- Kötü kalpli kimseden sakın. Onun kalbini keşfedip kötü olduğunu anladığında sana zarar verir, ihtiyacın olduğunda da sana sahip çıkmaz.

5- Fasıktan sakın. Onunla oturup kalktığında bir lokmaya tamah edip seni o lokmaya satar.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Allah’ı (cc) Bilmenin Sırrı

Yorum bırakın

çiçekte zerafet

Hazreti Allah (cc), Davud Aleyhisselâm’a buyurmuştur ki:

“Ya Davud! Nefsini bil ki beni bilesin.”

Hz. Davud (as):

“Ya Rabbi, nefsimi nasıl bileyim ve seni nasıl bileyim?”

Hz. Allah (cc) buyurmuştur ki:

“Ya Davud, nefsini zayıf, aciz ve fena (yok) bil. O zaman beni kuvvet, kudret ve bekâ ile bilesin. Ey Davud, beni benimle bulasın.” 

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Cennet Müjdesi

Yorum bırakın

güzel laleler

Hz. Ömer (Radıyallâhu anh) şöyle anlatmıştır:

“Ben Resûlullah (sav) Efendimizin, benden sonra ahvalin (ahval: haller) değişeceğinden korkmasam dört sınıf insanı cennetle müjdelerim, dediğini duydum:

1- Mihrini kocasına bağışlayıp kocasını razı eden kadın,

2- Kalabalık aile efradını helalinden yedirmek isteyen kişi,

3- Sütün memeye dönmesi mümkün olmadığı gibi, bir daha günaha dönmeyen kişi,

4- Ana babasına itaat ederek onları memnun eden kişi.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Kıyamet Günü Allah’ın (cc) Yüzlerine Bakmayacağı Üç Sınıf İnsan

Yorum bırakın

tartı

“Üç sınıf insan vardır ki Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz, onları temize çıkarmaz. Hem de onlar için can yakıcı bir azap vardır.” Resûlullah, bu cümleyi üç kere tekrarladı. Sonra Ebû Zer dedi ki:

“Bu kimseler tam bir mahrumiyete ve hüsrana uğramışlar. Bunlar kimlerdir ey Allah’ın Resûlü?”

Resûl-i Ekrem (Sallallâhu aleyhi ve sellem):

“Elbisesini kibirle yerlerde sürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve yalan yere yemin ederek ticaret malını iyi bir fiyatla satmaya çalışandır.” cevabını verdi.

Hadis Kaynak: Müslim, İman 171; Ebû Dâvûd, Libâs 25; Tirmizî, Büyü 5; İbni Mâce, Ticarât 30

Kaynak Kitap: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Allah’ın Rızası İbadet Ve İtaatte Saklıdır, Mustafa Hayri Malatyevî (ks)

Yorum bırakın

ravza

Mustafa Hayri Malatyevî (ks) şöyle tavsiye etmiştir:

“Ey oğul! Kalbin Allah ile, cesedin ibadet ile, zat-ı âlin mürşide hizmet ile, ayağın İslam’a uymakla bekâ bulsun. Unutmayın ki, kişinin evliyayı görmesi, ibadet ve itaatinin artmasına vesiledir.

Güzel evlatlarım! Dört şey, dört yerde saklıdır; onlar başlarını bu dört yerden çıkarır:

1- Allah’ın rızası, ibadet ve itaatte saklıdır.

2- Allah’ın darılması, hatalarda saklıdır.

3- Rızkın bolluğu olan güzel geçim, sevaplarda saklıdır.

4- Rızkın darlığı, kaza ve belalarda saklıdır.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler -1

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: