Besmele

Yorum bırakın

Besmele ve lale

Bismillâhirrahmânirrahîm

Söz itibarıyla kısa, telaffuzu kolay, mana itibarıyla derin ve şümûllü, ifade olarak da gayet veciz olan Besmele-i Şerif ile başlanmayan her iş eksiktir. Çünkü Peygamber (sav) Efendimiz:

“Besmele ile başlanmayan herhangi önemli bir iş, işte o eksiktir.” buyurmuşlardır.

Besmele, her kitabın anahtarıdır. Ancak bu sayede bir kitap faydalı kapılar açar, ondan feyiz ve faydalar elde edilir.

İbni Abbas (Radıyallâhu anh) demiştir ki:

“Cebrâil Aleyhisselâm’ın Resûlullah (Sallallâhu aleyhi ve sellem)’e ilk indirdiği:

“Ey Muhammed, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm’den sonra Bismillâhirrahmânirrahîm de!” buyurmasıdır. (El-Mizân, 1/231)

Yine İbni Abbas (ra) Hazretleri:

“Resûlullah (Sallallâhu aleyhi ve sellem), Bismillâhirrahmânirrahîm kendisine indirilinceye kadar sûrenin sona erdiğini bilmiyordu.” der. (Ebu Davud, Salat 788,; Hakim, Müstedrek 1/231)

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler / 2

Reklamlar

Hakiki Bir Namaz Nasıl Kılınır?

Yorum bırakın

selimiye cami

Ezan-ı Muhammedi okununca sanki İsrafil Aleyhisselâm sûr’u üfürüyormuş gibi düşün. Hemen abdest almak için hazırlan. Abdest bitişini kabrinden kalkış olarak gör. Camiye ya da seccadene varmayı mahşer yerinde toplanma bil. Müezzin ikamet ederken ve cemaat saf olurken insanların yüz yirmi saf olduğunu, sekseninin Hz. Muhammed (Sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimizin, kalan kırkın da diğer peygamberlerin safı olduğunu düşün. Böylelikle imama uy veya kendi kendine namaza başla. Fatiha okunurken sağında cenneti, solunda cehennemi, ensende Azrâil Aleyhisselâm’ı, karşında Beytullah’ı, önünde kabri, ayağının altında sıratı düşün. Tefekküre dal ve Rabbinin huzurunda boynunu bük. Derin bir nedametle tevbe et. Rabbine sığın ve güven. O’ndan başka gidecek kapın olmadığını bil ve ona göre yaşa.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Hz. Peygamber (sav) Efendimizin Veda Haccından Bir Kesit

Yorum bırakın

Kabe

Enes bin Malik (radıyallâhu anh) demiştir ki:

“Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimiz Veda Haccı’nda devesini kara taşların üzerine doğru sürdü. Devesi de başını kara taşlardan birinin üzerine koydu. Giydiği elbiseler adeta yıpranmıştı. Devesinin üzerindeki palanın üzerinde de üç dirhem değerinde bir örtüsü vardı. Ashabtan sordular:

“Ya Resûlallah, kendinize niçin bu kadar eziyet ediyorsunuz?” Peygamber (sav) efendimizin cevabı şöyleydi:

“Allah’ım, bu riyasız ve gösterişsiz bir hacdır. Bu şereften beni ve ümmetimi ayırma.”

Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

“Farz olan haccı yerine getiriniz. Çünkü o sevap bakımından Allah yolunda 24 defa gazaya çıkmaktan daha büyüktür. Bana okunan salatu selam bunların hepsine denktir.” (Ramuzu’l-Ehadis, s.273, h.3415)

Üç kişi Allah’ın garantisi altındadır:

1- Allah’ın mescitlerinden bir mescide doğru giden.

2- Allah yolunda harbe çıkan.

3- Hacca giden.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

İfrad, Kıran Ve Temettü Haccı

Yorum bırakın

Kabe ve gece

Yapılış şekli bakımından hac üçe ayrılır:

1- İfrad haccı,

2- Kıran haccı,

3- Temettü haccı.

İfrad haccı; umre yapmaksızın, sadece hac menâsikini yerine getirmek suretiyle yapılır.

Temettü haccında umre yapıldıktan sonra ihramdan çıkılır, ardından aynı dönemde tekrar hac için ihrama girilerek hac menâsiki edâ edilir.

Kıran haccında ise ihrama girerken hem umreye, hem de hacca niyet edilir ve aynı ihramla her iki ibadet yerine getirilir.

Kıran ve temettü haccını yapanların şükür kurbanı kesmeleri vacipken, ifrad haccı yapanların bu kurbanı kesmeleri gerekmez.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

 

Hac İbadetini Yerine Getirebilmek İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

Yorum bırakın

çöl hayatı

Hac ibadetinin yerine getirilebilmesi için bazı şartlar vardır:

Bir kimseye haccın farz olması için onun Müslüman, akıllı, baliğ (ergen), hür ve sağlıklı olması; yol güvenliğinin bulunması, hac mevsimine yetişmiş olması; can, mal ve namus güvenliğinin sağlanmış olması, ekonomik yönden hac görevini yapma imkanına sahip bulunması gerekir. 

Son şart, hac yolculuğuna çıkacak kişinin gidip dönünceye kadar hem kendisinin, hem de bakmakla yükümlü olduğu kimselerin sosyal seviyelerine uygun biçimde geçimlerini sağlayacak mali güce ve hac için yeterli zamana sahip olması anlamına gelmektedir.

Yukarıda zikredilen şartları taşıyan kimsenin yapacağı haccın geçerli olabilmesi için; ihrama girmesi (niyet edip telbiye getirmek), haccı belirlenen zaman içinde yapması ve hac menâsikini belirlenen mekanlarda yapması gerekir.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Verdiğiniz Sözü Yerine Getirin, Çünkü Verilen Söz Sorumluluğu Gerektirir

Yorum bırakın

Subhanallahi ve bi-hamdihi

Azizler!

Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın muhterem kıldığı cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse, onun velisinin hakkını alması yetkisi vardır. Ancak bu veli de kısasta ileri gitmemelidir. Zaten kendisine bu yetki verilmekle o, alacağını almıştır.

Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın.

Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.

Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir, hem de netice bakımından daha güzeldir.

Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.

Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen ağırlık ve azametinle ne yeri yaratabilir, ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.

Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin nezdinde sevimsizdir.

İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdir. Allah’tan başkasını ilah edinme, sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Sadaka İle İlgili Ayet-i Kerimeler

Yorum bırakın

güllü çinko tabak

Allah (Celle Celâlühû) şöyle buyurmuştur:

“Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah kullarından tevbeyi kabul eder ve sadakaları (eliyle) alır.” (Tevbe Sûresi, 104)

“Allah ribanın bereketini giderir, sadakaların ise bereketini artırır.” (Bakara Sûresi, 276)

“Kim sadaka vermek suretiyle Allah’a borç vermek ister? Kim Allah’a borç verirse Allah onun karşılığını kat kat artırır.” (Bakara Sûresi, 245)

“Sadakaları açıkça da verseniz güzeldir. Fakat onları gizlice fakirlere verseniz daha iyidir. O, bu iki halde de sadakaları günahlarınıza kefaret yapar. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Bakara Sûresi, 271)

“Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık bir şekilde Allah yolunda harcayanlar için Rableri yanında hak ettikleri ücret ve karşılık vardır. Bunlar için kıyamet gününde korku yoktur ve onlar o gün üzülmezler.” (Bakara Sûresi, 274)

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Peygamber (sav) Efendimizin Öğrettiği Şifa Duası

Yorum bırakın

çay ve gül

Peygamber (sav) Efendimiz buyurdular ki:

“Dikkat et ey Ebu Hureyre! Cebrâil Aleyhisselâm’ın şifa için bana okuduğu bir duayı ben de sana öğreteyim. Şöyle dersin:

Bismillâhi erkîke vallâhü yeşfîke min külli dâin ye’tîke min şerri’n-neffâsâti fil ukadi ve min şerri hâsidin izâ hased.

(Allah’ın adıyla her türlü hastalıktan şifa bulman için sana okuyorum. Düğümlere üfürenlerin şerrinden, hasedini ortaya koyduğunda hasetçinin şerrinden, sana gelen her dertten ancak sana Allah şifa verir.)

Bunu üç defa okursun.”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Hz. Peygamber (sav) Efendimizin, Hz. Ali (kv) Efendimize Bazı Tavsiyeleri

Yorum bırakın

ravza ve minare

Hz. Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Ey Ali! Bilgisizlikten daha şiddetli fakirlik, akıldan daha cömert mal, kendini beğenmekten daha tehlikeli yalnızlık, istişareden daha güçlü dayanışma yoktur. Yakîn gibi iman, kendini haramdan korumak gibi verâ, güzel ahlak gibi iyilik, tefekkür gibi ibadet yoktur.

Ey Ali! Bir kişi seni yüzüne karşı överse şöyle de:

“Allah’ım! Beni söylediklerinden daha hayırlı birisi yap, bilmedikleri işlerimi bağışla, hakkımda söyledikleri hususta beni yargılama.” Böyle yaparsan onların sözlerinden emin olursun.

Ey Ali! Tek başına yolculuğa çıkma, çünkü şeytan yalnızla beraberdir, iki kişiden nispeten daha uzaktır.

Ey Ali! Bir kişi tek başına yolculuğa çıktığında sapıtır, iki kişi de sapıtır, halbuki üç kişi bir cemaattir.

Ey Ali! Yolculuğa çıktığında vadilerde konaklama. Vadiler yılanların ve yırtıcı hayvanların mekanlarıdır. Ey Ali! Üç kişi bir hayvanın üzerine binmesin. Öyle bir durumda en öndeki lanetlenmiştir.

Ey Ali! Bir çocuğun olduğunda sağ kulağına ezan oku ve sol kulağına kamet getir. Böyle yaparsan şeytan çocuğa zarar veremez.

Ey Ali! Mümin kırk seneyi yaşadığında, Allah onu üç beladan emin kılar: Delirme, cüzzam ve abraş hastalığı. Altmışa geldiğinde, artık o kul ahirete yüz dönmüştür. Altmıştan sonra Allah ona sevdiği işlerde kendisine yönelmeyi nasip eder. Yetmişe geldiğinde, gök ehli ile yeryüzündeki salihler onu severler. Seksene geldiğinde, iyilikleri yazılır, günahları silinir. Doksana geldiğinde, geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır. Yüz yaşına geldiğinde, onun adı gökte “Allah’ın yerdeki esiri” diye yazılır. Ey Ali! Tavsiyemi dinle, sen Hak üzeresin, Hak da seninle beraberdir.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Kureyş’in Amansız Eziyetlerine Peygamber (sav) Efendimizin Duası

Yorum bırakın

Mescid-i Nebevi'nin şemsiyeleri

Kureyş’ın amansız eziyetlerinde, hatta darplarında Resûl-i Ekrem (sav) şöyle niyazda bulunuyordu:

“Allahümmağfir li-kavmî fe-innehüm lâ ya’lemûn.”

(Allah’ım, kavmimi mağfiret eyle, zira onlar bilmiyorlar.)

Kureyş’in ileri gelenleri Kur’an’ı dinliyorlardı. Fakat kalplerini yumuşatmamak için kendileriyle mücadele ediyorlardı. Etkilenmemesi için fıtratlarını serbest bırakmıyor, dizginliyorlardı. Bunun üzerine Yüce Allah onlarla Peygamber arasına bir gizli perde koydu. Onların kalpleri üzerine bir örtü gerdi. Kulaklarını sağır gibi yaptı. Bundan sonra artık Kur’an’ı anlayamaz oldular.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: