Bayramımız Bayram Ola. Hayırlı Bayramlar..

Yorum bırakın

bayram tebriği

Bayram denince akla güzel şeyler giymek, tatlı yemekler yemek, lezzetlere ve şehvetlere dalmak gelmemelidir. Asıl bayram şununla olmalıdır ki; Taatın makbul olduğunun bilinmesi, günahların ve hataların bağışlandığının anlaşılması, kötülüklerin iyiliğe çevrilmesi, yüksek derecelere ermenin müjdesini almak, rütbelere, yeni iyiliklere, armağanlara, ikramlara nâil olmaktır.

Bu arada kalbin iman nuru ile genişlemesi, kalbin yakîn kuvveti ve kendisinde zuhur eden bazı alametlerle sükûn bulmasıdır. İlim denizleri dahi kalpten taşıp dile akmalıdır. Hikmetler, fesahatlar, belâgatlar ortaya çıkmalıdır. 

Şöyle anlatıldı:

Bir adam bayram günü Hz. Ali’nin (kv) yanına gitti. Gördü ki, Hz. Ali (kv) kuru ekmek yiyor! Hz. Ali’ye (kv) şöyle dedi: “Bugün bayram olduğu halde sen kuru ekmek yiyorsun!” Hz. Ali (kv) ona şöyle cevap verdi:

“Bayram o kimse içindir ki; orucu makbul olmuş, çalışması yerinde görülmüş, günahları da bağışlanmıştır. Bugün bize bayramdır, yarın bize bayramdır, Allah’a âsi olmadığımız her gün bize bayramdır.”

Kaynak: Günyet’üt-Tâlibin / Abdülkadir Geylani (ks)

Reklamlar

Mualla Gavsı Sübhani, Abdülkadir Geylani (ks)

Yorum bırakın

Eğer Allah’a vâsıl olmayı murad ediyorsan, huzurunda sükunetle durmalısın.

Abdülkadir Geylani (ks)

Abdülkadir Geylani (ks) Buyuruyor: Kelime-i Tevhid Şeytanları Yakar

Yorum bırakın

zikrin en faziletlisi lâ ilahe illallah

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular:

“Şeytanlarınızı Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah (Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed O’nun Resûlüdür) sözü ile eziniz. Zira hiç şüphe yok ki, şeytan onunla ezilir. Tıpkı birinizin sırtına çok ve ağır yük yükleyerek devesini ezmesi ve halsiz düşürmesi gibi.”

Ey Ahâli! Şeytanlarınızı, Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah sözünün mücerret telaffuzu ile değil, onu söyleyişinizdeki ihlasla eziniz. Kelime-i tevhid, cin ve insan şeytanlarını yakar. Zira o, şeytanlar için bir ateştir, tevhid ehli için de bir nurdur. 

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Abdülkadir Geylani (ks)’den Nasihatler

Yorum bırakın

bir demet gül

Ey İzzet ve Celâl sahibi Hakk’ı seven kişi! O’nun takdir-i ilahisi nasıl ve ne tarafa dönerse sen de öylece o tarafa dön. İzzet ve Celâl sahibi Hakk’ın yakınlığının meskeni olan kalbini temizle. 

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (ks)

Abdülkadir Geylani (k.s) Hazretlerinden Dünyanın Hali

Yorum bırakın

çiçekli merdiven

Dünya, İzzet ve Celâl sahibi Hakk’ın kapısında durana hizmet eder. Kendi kapısında duranı da zelil eder, rezil rüsvâ durumlara düşürür. Ondan nasibini, İzzet ve Celâl sahibi Hakk ile ganilik ve azizlik basamağında ye..

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Niyazi Mısrî ‘den (ks), Sevdim Seni / Seslendiren Bora Uymaz

Yorum bırakın

Aziz ve Celil olan Allah, peygamberlerinin, velilerinin ve salih kullarının kalplerine gayret-i ilahi ile nazar eder. Orada kendisinden başkalarına yer verilmesini istemez.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Abdülkadir Geylani Hazretlerinden (k.s) Arif İle Müminin Farkı

Yorum bırakın

dağ

Nefsini bilen bütün hallerinde müminin aksi bir halde bulunur. Mümin hal sahibidir, hal ise değişikliklere uğrar. Arif isse makam sahibidir. Makam değişikliklere uğramaz, sabittir.

Mümin, halinin değişmesinden, başka bir hale intikal etmekten ve imanının zeval bulmasından endişe eder, korkar. Onun kalbinde kederi, yüzünde de sevinci daimidir. Hüznü ile birlikte seyr eder, yürür. Konuşması senin yüzüne bir tebessüm iledir. Kalbi ise hüzün ve kederden parçalanır.

Arife gelince; onun hüznü yüzündedir. Çünkü o halkla sakındırıcılık yüzü ile karşılaşır. Arif, halkı kötülüklerden sakındırır. Rasûlullah (sav)’den niyabeten, yani O’nun vekili sıfatıyla insanlara Allah’ın emirlerini emreder, nehiylerini nehyeder.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Kaderi Kendine Mazeret Sayma / Abdülkadir Geylani (ks)

Yorum bırakın

anne kuş ve yavrusu

Dünyanın tamamı hikmettir. Ahiretle alakalı amellerin tamamı kudrettir. Dünya hikmet üzerine kurulmuştur. Ahiret ise kudret üzerine kurulmuştur. Öyleyse hikmet evi olan dünyada güzel amelleri terk etme. Kudret evi olan ahirette de, dünyadaki amelin kudretini acze sevk etme. Hikmet evinde ameli hikmetiyle işle. Amelin kudretine güvenip dayanma. Kaderi kendine mazeret sayma. “Kader böyle imiş ne yapayım. Kaderde olmadığı için güzel ameller işleyemedim.” demeye kalkışma. Zira nefs, kaderi mazeret gösterip onunla delil beyan etmeye ve böylece amelleri terk etmeye kalkışır. Sakın bu oyuna gelme. Kaderi mazeret olarak gösterip işin içinden sıyrılmaya kalkışmak tembellerin işidir, miskinlerin işidir. Kader, ancak emirlerle nehiylerin haricinde mazeret olabilir.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Abdülkadir Geylani’den (k.s) Hikmetin Sırrı

Yorum bırakın

ağaç ve gül

Sizin kalbinize hikmetler ancak şeriat hükümlerinin sağlamlaştırılması ile atılır. Hayatınızda dinin esaslarını muntazam yaşarsanız işte ancak o zaman kalbiniz hikmetlerle doldurulur.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Abdülkadir Geylani ‘den (k.s) Akıllı Kişinin Tanımı

Yorum bırakın

Abdülkadir Geylani ks, sabır

Müjdeler olsun o kimseye ki, İzzet ve Celal sahibi Allah’ın nimetlerinin varlığını itiraf ve kabul eder ve hepsini O’ndan bilir, O’na izafe eder. Ve gerek kendisini, gerek sebepleri, gerekse kendisinin kuvvet ve kudretini aradan çıkarır, nimetleri bunlardan bilmez, bilakis yalnız Allah’tan bilir.

Akıllı o kimsedir ki, İzzet ve Celal sahibi Allah’a bir şey yüklemez. O’nun herhangi bir fiili işleme mecburiyetinde olduğu iddiasında bulunmaz. Hiçbir suretle O’ndan bir karşılık beklemez.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: