Allahu Teâlâ’nın (cc), Rasûlullah (sav) Efendimize Dokuz Emri

Yorum bırakın

Resûlullah Aleyhissalatü vesselam buyurdular ki:

pembe yeşil güller

“Rabbim bana dokuz şey emretti:

1- Gizlide de açıkta da Allah’tan korkmamı,

2- Öfke ve rıza halinde de adaletli söz söylememi,

3- Fakirlikte de zenginlikte de iktisat yapmamı,

4- Benden kopana sıla-ı rahim yapmamı,

5- Beni mahrum edene vermemi,

6- Bana zulmedeni affetmemi,

7- Susmamın tefekkür, konuşmamın da zikir olmasını,

8- Bakışımın ibret olmasını,

9- Doğru ve güzel olanı emretmemi.”

(Rezin tahric etmiştir.)

Yatağa giren bir kimse gününü ne ile tükettiğini düşünmelidir. Eğer o gününü hayırla kapadıysa, onun için Allah’a hamd etmeli, günah işlemişse istiğfar etmeli, günahından pişmanlıkla dönmelidir. Bunu yapamayan kişi, ömür sermayesini boşa harcayan müflis (müflis: iflas eden) tüccara benzer.

Kaynak: Miftâhu’r-Rüşd

Reklamlar

Ey Allah’ın Kurbiyetine (Yakınlığına) Talip Olan Kişi!

Yorum bırakın

nasip

Ey Allah’ın kurbiyetine talip olan kişi! 

Susuzluktan yanıp kavrulan akılların vardığı en tatlı pınar zikir ve tevhid pınarıdır.

Kalpleri saran en hoş esinti, Allahu Teâlâ’ya aşinalık esintisidir.

Allah ile gizliden konuşmanın tadından zevk almak, ruhların telezzüz ettiği zevklerin kadehleridir.

Yüce Allah’ı zikretmek, akıl iltihaplarının ilacıdır.

Allah’a hamd incileriyle, ancak gönüllere takılan sır taçları süslenir.

O’nun şükür kokusu ancak ruh elbiselerinin ceplerine siner.

O’nu övme gülü, ancak O’nun mümin kullarının dillerinin ağaçlarında açar.

Rabbi’ni, O’nun güzel yaratmasının diliyle zikredersen sen gerçekten zakir olursun!

O’nu kalbinle zikredersen, seni rahmetine yaklaştırır.

O’nu sırrınla zikredersen seni kudsiyet makamlarına ulaştırır.

O’nu sevmede samimi olursan, ihsanının kanadıyla seni “Hak meclisine” taşır.

Bir an olsun O’nu zikretmeye ara veren, O’nun cemâlinin kadrini bilemez.

Sır gözüyle başkasına dönüp yönelen, O’nun vahdâniyetinin ezeli olduğunu göremez.

Zikir rüzgarı, zakirlerin ruhlarına doğru esen, rahmet bahçesinin hoş kokulu esintisidir.

O’nun çılgına çeviren hoş kokularından dolayı, beden kafeslerindeki ruhlar titreyip sarsılır, akıllar mahlûkat bostanlarında dans eder, sırlar coşup kendilerini kaybetmiş olarak vecd göllerine dalar, ünsiyet bülbülleri gönüllerde gizleneni söyler ve şiddetli üzüntüden dolayı kendilerinden geçerler.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Allah (c.c)’ın Muhabbet Ettiği Kulunu Ağırlaması

2 Yorum

incili  gül

Rivayet olunur ki, Allah Sübhânehû ve Teâlâ bir kuluna muhabbet etse onu güzel ve sevaplı yerlerde misafir eder. Nafile ibadetleri yerine getirtir, isyanlardan sakındırır, kemâlinin yükselmesi için böylece merhamete erdirir. Bir diğerine de gazap etti mi, o, güzel yerlerden uzaklaşır; (onu) namaz ve sair ibadetleri hakkıyla yerine getiremeyecek şekilde ibadetten uzak kılar. Böylece o kulun gazabı artar.

Allah’ın muhabbetine mazhar olmak için O’na yönelmek, emirlerini yerine getirmek için gayretli olmak, yasaklarından kaçınmakta israrlı davranmak gerekir.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Allah’ın Kuluna Darılması Hangi Hallerde Olur?

Yorum bırakın

af duası

Allah’ın kuluna darılması üç şeyle olur:

1- Allah’ın emrettiği hususlarda kusur işlemek,

2- Allah’ın kendisi için yaptığı taksime razı olmamak,

3- Hazreti Allah’tan bir talepte bulunup da elde edemeyince O’na kızmak.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Yalnız Seni Talep Edeni Ara, O’na Talip Ol..

Yorum bırakın

yeşil saplı pembe gelincikler

Ey kendini isteyeni reddeden gafil! Sen yalnız seni talep edeni ara. O’na talip ol. Yalnız seni seveni sev. Yalnız sana müştak olanla iştigal et. Aziz ve Celil olan Allah’ın şu kelamını işitmedin mi?

“Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler.” (Mâide sûresi, ayet 54)

Yine sen şu kudsî hadiste ifade edilen hususu işitmedin mi? Allah (c.c) buyuruyor:

“Ben size kavuşmaya müştâkım.”

Şanı yüce olan Allah seni kendine kulluk etmen için yarattı. Oyuna dalma. O, seninle sohbeti murad etti. Öyleyse O’ndan başkasıyla iştigal etme. O’nun sevgisinin yanına bir başkasının sevgisini getirme. Eğer O’ndan başkasını sırf merhamet ve lütuf duygularıyla seversen bu câizdir. Nefslerin sevgisi câizdir. Fakat kalplerin ve özün Allah’tan başkasını sevmesi câiz değildir.

Vaktiyle Âdem aleyhisselâmın kalbi cennet sevgisiyle iştigal edip orada ebedi kalma sevdasına düşünce, Allah (c.c) hemen onu oradan ayırdı. Yasak meyveyi yemiş olması bahanesiyle cennetten çıkardı. Yine kalbi Hz. Havvâ’ya meylettiğinden onunla ikisini ayırdı ve Âdem aleyhisselâm Serendip’te, Havvâ validemiz de Cidde’de olmak üzere her birini uzak diyarlara attı.

Aynı şekilde Yakup aleyhisselâm kalbini oğlu Yusuf aleyhisselâma bağladığı için Allah (c.c) uzun bir müddet onları birbirinden ayırdı.

Yine Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin kalbi, ufak bir meyille Hz. Âişe’ye meylettiği için bilinen hadiseler vukua geldi. Bühtanlar edildi, iftiralar atıldı. Günlerce onu görmeden yaşadı.

Sen, yalnız ve münhasıran Allah ile iştigal et. O’nun gayrisi ile asla iştigal etme. O’ndan başkası ile ünsiyet etme. İnsanları ve diğer varlıkları kalbinden çıkar. Kalbini yalnız O’nun için boşalt. Ey muattal insan! Ey tembel ve miskin insan! Ey hakikatleri kabul etme hassası kıt olan insan! Eğer söylediklerimi tutar ve onlarla amel edersen kendi lehinedir. Hemen onlarla âmil ol. Yok, eğer onlarla amel etmezsen, Allah’ın öfkesi ve rahmetinden mahrumiyet senin üzerindedir. Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurur:

“Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, yaptığı kötülük de kendi aleyhinedir.” (Bakara sûresi, ayet 286)

Yine şânı mübarek ve yüce olan Allah buyurur:

“Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Eğer kötülük ederseniz yine kendinize kötülük etmiş olursunuz.” (İsrâ sûresi, ayet 7)

Her nefs, yarın güzel amellerinin sevabı ile cennette, kötü amellerinin cezası ile de cehennemde karşılaşacaktır.”

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (k.s)

tasavvufokulu not:

Gavsu’l Âzam, Sultanü’l Evliya, eş-Şeyh es-Seyyid Abdülkadir Geylani (k.s) Hazretlerinin bu sözlerinden başkalarını sevmememiz gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. Bilakis, Allahu Teâlâ’nın yaratmış olduklarını yine O’nun rızası için ve rızasına uygun şekilde çok seversek Rabbimiz bundan ziyadesiyle razı ve hoşnut olur. Burada dikkat çekilen sevmenin şekli, ölçüsü ve  hiçbir sevginin Allah (c.c) sevgisinden üstün tutulmaması gerektiğidir.

Allah (c.c)’ın Hışmı Ve Rahmeti Kimleredir?

Yorum bırakın

dalgakıran

Musa Aleyhisselâm dedi ki:

“Ya Rabbi, senin hışmın kimleredir?”

Allahu Teâlâ (c.c): “Ya Musa, benim hışmım, Allah’tan kork, denildiğinde “Bunları bana mı öğretiyorsun?” diyenedir. Rahmetimi onlardan beri ederim. “Hak Teâlâ Hazretlerinden kork!” dendiğinde “Elbette ki korkarım!” diyene de rahmet ederim.”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Allahu Teâlâ’nın Dâvud (a.s)’a Buyurdukları

Yorum bırakın

yakarış

Allahu Teâlâ, Dâvud Aleyhisselâm’a buyurdu ki:

“Ey Dâvud! Yeryüzü halkına bildir ki, beni seveni ben de severim. Benim ile oturanın ben de yoldaşıyım. Benim zikrimi alışkanlık haline getirenin yakınıyım. Beni arkadaş edinenin arkadaşıyım. Beni seçeni ben de tercih ederim. Bana itaat edenin ben de dileğini yerine getiririm. Beni sevdiğini kalbinden kesinlikle öğrendiğim kulu mutlaka kendime kabul eder, onu hiçbir canlı yarattığımın gösteremediği derecede ileri bir sevgi ile severim. Beni gerçekten arayan bulur, benden başkasının peşinde olan beni bulamaz. Ey yer halkı, etkisi altında bulunduğunuz aldanıştan sıyrılarak benim yolumda olmayı arayınız ki, ben de size yakın olayım ve bir an önce size sevgimi nasip edeyim. Çünkü ben sevdiklerimi İbrahim Halilullah, Musa Neciyullah ve Muhammed Habibullah’ın mayaları ile bir yarattım. Beni özleyenlerin kalbini nurumdan yaratarak celâlim ile besledim.”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: