Elhamdülillah Alâ Külli Hal – Her Halimiz İçin Allah’a Hamdolsun

Yorum bırakın

Allah (cc) devletimize, milletimize zeval vermesin. AMİN..

Allahu Teâlâ’nın Gazap Edeceği Beş Kişi

Yorum bırakın

kafesteki güller

Peygamber (Sallallâhu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:

“Allahu Teâlâ şe beş kişiye gazab eder, dilerse gazabını dünyada yürürlüğe koyar, dilerse ahirette onları cehenneme atar. Bu beş kişi şunlardır:

1- İdare ettiklerinden hakkını aldığı halde onlara karşı insaflı davranmayan ve uğradıkları haksızlığa engel olmayan devlet başkanı.

2- İdare ettikleri kendisine bağlı kaldığı halde, güçlüler ile zayıfların arasını bulmayan ve arzusu uyarınca konuşan yetkili.

3- Ailesine, çoluk-çocuğuna Allah (Celle Celâlühü)’ya ibadet etmeyi telkin etmeyen ve onlara dinleri hakkında gereken bilgileri öğretmeyen kimse.

4- Çalıştırdığı işçiye hak ettiği ücreti vermeyen kimse.

5- Mehri konusunda karısına haksızlık eden erkek.”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Allah (cc)’ın Dinine Yardım Etmek

Yorum bırakın

dervişlerin dersi

Allahu Azimüşşan Kur’an-ı Kerim’de buyurur ki:

“Ey iman etmiş olanlar, eğer siz Allah (cc)’a (yani Allah’ın dinine) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı saadette sabit kılar.” (Muhammed Sûresi, ayet 7)

Ayet-i kerimede, siz Allah’a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder, buyrulmaktadır. Şüphesiz Allahu Teâlâ’nın kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur. Kullarına yardım eden O’dur. Şu halde Allah’a yardım etmek sözü mecazidir.

Allah’a yardım demek, O’nun emirlerini tutmak, dininin öğrenilmesi ve yayılması için çaba sarf etmek ve bu maksatla Resûlü’ne yardımcı olmak demektir. İnsan, iradesini Allah’ı emirlerini yapma ve yasaklarından uzak durma, böylece O’nun rızasını elde etme yönünde kullanır, dinine hizmet etmeye karar verirse, Allah da ona yardımcı olur.

Allahu Teâlâ, kendi yolunda çalışanların nusrat-ı ilâhiye nâil olacaklarını müjdeliyor. Cenâb-ı Hakk’ın dinine ve Peygamberine hizmet, o uğurda mücahede meydanlarına koşmak Allahu Teâlâ’nın yardımına mazhariyettir. Elverir ki, yapılan hizmet İslam’a dayansın.

“Artık Allah (cc)’a koşun. Şüphe yok ki, sizin için Allah (cc) tarafından apaçık bir korkutucuyum.” (Zâriyat Sûresi, ayet 50)

“(Ey Resûlüm!) Sen öğüt ver; çünkü öğüt müminlere fayda verir.” (Zâriyat Sûresi, ayet 55)

Kudsi hadiste:

“Kulumun bana yaptığı ibadetlerin benim katımda en değerlisi, benim için yaptığı nasihattir.” buyrulur. (Müsned, c.5, s.254)

Bu hadisin bir başka rivayetinde şu ziyade vardır:

“Kulumun bana karşı en güzel ibadeti, benim için insanlara öğütte bulunmasıdır. Emir ve nehiylerim üzerine titremesidir.” (Râmûzu’l-Ehâdis)

Yine buyurur ki:

“Kim Kelimetullah yüce olsun diye çarpışırsa işte o, Allah yolundadır.” (Buhâri, İlim 45; Müslim, İmâre 42, h. 150 (1904))

Cenâb-ı Hak, cinleri ve insanları kendine kulluk ve ibadet etsinler diye yaratmıştır (Zâriyat Sûresi, ayet 56). Peygamberlere neyi emretmişse, müminlere de onu emir buyurmuştur.

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Bütün Kainat Hareket Ve Hayat İçindedir

Yorum bırakın

üflenen çiçek

“Yedi kat gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. Her şey O’nu hamd ile tesbih eder. Ancak, siz onların tesbihlerini anlamazsınız. O, halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.” (İsrâ Sûresi, ayet 44)

Ayet-i kerimedeki bu ifade, kainatta bütün zerrelerin bir kalp gibi attığını göstermektedir. Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih eden ifadelerle coşkun bir ruh halinde O’na doğru harekete geçmektedir. Bir de bakmışsın ki, bütün bir kainat, hareket ve hayat içindedir. Yine bir de bakmışsın ki, varlığın tamamı tek ses olarak O’nun adını yüceltmekte, sonra bu tazim yüce ve bir olan yaratıcıya doğru bir saygı içinde yükselmektedir. 

Kalp, bu olayı müşahede edince onun eşsiz bir kainat tablosu olduğunu görecektir. Bütün taşlar ve çakıllar; bütün çiçekler ve meyveler, bitkiler ve ağaçlar, böcekler ve sürüngenler, insanlar ve hayvanlar; suda yüzen, havada uçan, hâsılı yerin ve göğün bütün sakinleri…

Evet, bütün bu varlıklar, Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih etmekte ve yüceliği için de O’na yönelmektedirler.

Kaynak: Rabıta Risalesi, Miftâhu’l-Usûl

Bütün Eşya Allah’ın (cc) Hareket Ettirmesiyle Hareket Eder, Durdurmasıyla Durur

Yorum bırakın

Şu hususu iyi bil ki, bütün eşya münhasıran Allah’ın hareket ettirmesiyle hareket eder, durdurmasıyla durur. O’nun iradesi ve kudreti taalluk etmeden ne duran bir şey harekete geçebilir, ne de hareket etmekte olan bir şey durabilir. Kişi bu hususu böylece bilip kabul ettiği zaman artık insanları ve diğer varlıkları Allah’a ortak tanıma yükünden ve suçundan kurtulur. Allah’a şirk koşmaz. Aynı şekilde, diğer insanlar da onun canibinden rahat ve sükûna kavuşurlar. Zira her şeyin münhasıran Allah’ın iradesi ve kudreti ile vuku bulduğunu bilen kişi artık insanların üzerine kusur yüklemez, gelecek ve olacak şeyler için onlardan talepte bulunmaz. Onları ancak o miktarda hak ve kudret sahibi olarak görür. Hüküm ile ilim arasını cem etmek için şer’an kendilerinden talepte bulunur, ilmen de mazeretlerini kabul eder.

Aziz ve Celîl olan Allah’ın fiillerini mahlukatta görmek öyle bir akidedir ki, hüküm onunla bozulmaz. Mutlak doğru odur ki, Allah yegane takdir eden ve yegane hak isteyendir. O, işlediklerinden sual olunmaz. Fakat insanlar yaptıklarından sorguya çekilirler. Sarsılmaz iman sahibi, muvahhid, Allah’tan razı, O’nun hükümlerine ve takdiratına uyan, Allah’ın gerek kendisi ve gerekse başkaları hakkındaki fiillerine boyun eğen her müslümanın inancı işte budur.

Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylani (ks)

Not: Tasavvuf kitaplarında eşya kelimesi sıkça geçer. Eşya kelimesi arapça “şey” kelimesinin çoğulu olup genelleme ifade eder.

Kıyamet Günü Allah’ın (cc) Yüzlerine Bakmayacağı Üç Sınıf İnsan

Yorum bırakın

tartı

“Üç sınıf insan vardır ki Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz, onları temize çıkarmaz. Hem de onlar için can yakıcı bir azap vardır.” Resûlullah, bu cümleyi üç kere tekrarladı. Sonra Ebû Zer dedi ki:

“Bu kimseler tam bir mahrumiyete ve hüsrana uğramışlar. Bunlar kimlerdir ey Allah’ın Resûlü?”

Resûl-i Ekrem (Sallallâhu aleyhi ve sellem):

“Elbisesini kibirle yerlerde sürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve yalan yere yemin ederek ticaret malını iyi bir fiyatla satmaya çalışandır.” cevabını verdi.

Hadis Kaynak: Müslim, İman 171; Ebû Dâvûd, Libâs 25; Tirmizî, Büyü 5; İbni Mâce, Ticarât 30

Kaynak Kitap: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Allahu Azimüşşan Güzeldir, Güzeli Sever

Yorum bırakın

tek papatya

Allahu Azimüşşan güzeldir, güzeli sever. Güzel şeylerden yiyiniz, içiniz ancak salih amel işlemekten geri kalmayınız. Rızıkların güzellerinden, helalinden yiyiniz, güzel amelleri de sadıkane işleyiniz. İnsan, Rabbâni emirleri icra için kibirlenmeksizin akıl ve bedeni vasıtasıyla gayret ederse makbul ve bahtiyar olur. Allahu Teâlâ’nın emri haricinde kendi kavrayışıyla saadeti bulamaz. Manevi sırları anlayabilmek için fehm-i ilahinin kazanılması lazımdır. Ona nâil olmak ise farizaları (farz olan emirleri) icra ile hasıl olur. Şurası da şayanı ihtardır ki, yalnız ibadetle meşgul olmak doğru değildir. Ademoğlu, ruh ve bedenden teşekkül ettiğinden, hem dünya hem de ahiret saadeti için çalışmalıdır.

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: