Kıyamet Günü Allah’ın (cc) Yüzlerine Bakmayacağı Üç Sınıf İnsan

Yorum bırakın

tartı

“Üç sınıf insan vardır ki Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz, onları temize çıkarmaz. Hem de onlar için can yakıcı bir azap vardır.” Resûlullah, bu cümleyi üç kere tekrarladı. Sonra Ebû Zer dedi ki:

“Bu kimseler tam bir mahrumiyete ve hüsrana uğramışlar. Bunlar kimlerdir ey Allah’ın Resûlü?”

Resûl-i Ekrem (Sallallâhu aleyhi ve sellem):

“Elbisesini kibirle yerlerde sürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve yalan yere yemin ederek ticaret malını iyi bir fiyatla satmaya çalışandır.” cevabını verdi.

Hadis Kaynak: Müslim, İman 171; Ebû Dâvûd, Libâs 25; Tirmizî, Büyü 5; İbni Mâce, Ticarât 30

Kaynak Kitap: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Reklamlar

Allahu Azimüşşan Güzeldir, Güzeli Sever

Yorum bırakın

tek papatya

Allahu Azimüşşan güzeldir, güzeli sever. Güzel şeylerden yiyiniz, içiniz ancak salih amel işlemekten geri kalmayınız. Rızıkların güzellerinden, helalinden yiyiniz, güzel amelleri de sadıkane işleyiniz. İnsan, Rabbâni emirleri icra için kibirlenmeksizin akıl ve bedeni vasıtasıyla gayret ederse makbul ve bahtiyar olur. Allahu Teâlâ’nın emri haricinde kendi kavrayışıyla saadeti bulamaz. Manevi sırları anlayabilmek için fehm-i ilahinin kazanılması lazımdır. Ona nâil olmak ise farizaları (farz olan emirleri) icra ile hasıl olur. Şurası da şayanı ihtardır ki, yalnız ibadetle meşgul olmak doğru değildir. Ademoğlu, ruh ve bedenden teşekkül ettiğinden, hem dünya hem de ahiret saadeti için çalışmalıdır.

Kaynak: Miftâhu’t-Turuk

Ayetleri Ve Alâmetleri Düşünmek (Tefekkür Etmek) Nasıl Olur?

Yorum bırakın

çiçekteki iki kelebek

Ayetleri ve alâmetleri düşünmek şöyle olur:

Kişi, Allah’ın kudretini düşünmeli. Bunları, yerin ve semaların yaratılışında, güneşin doğuşunda ve batışında, gecenin ve gündüzün değişmesinde, bilhassa kendi nefsinde görmelidir. Cenâb-ı Hak buyuruyor ki:

“Kesin olarak inananlar için yeryüzünde nice ibretler vardır. Kendi nefislerinde de öyle, göremiyor musunuz?” (Zâriyat sûresi, ayet 20-21)

Yeryüzünün dağlarında, denizlerinde, ağaçlarında, bitkilerinde, madenlerinde ve canlılarında Cenâb-ı Hakk’ın kudret, irade ve birliğine delâlet eden alâmetler açıkça sergilenmektedir. Bir kimse âyetler ve alâmetler üzerine tefekküre dalarsa şüpheden arınmış bilgisi artar, marifeti ziyadeleşir. Allahu Teâlâ buyuruyor ki:

“Allah’ın nimetini saymakla bitiremezsiniz.” (İbrahim sûresi, ayet 34)

İnsan görünen ve görünmeyen bütün nimetler üzerine düşünerek muhabbetini artırmış olur. Bu hususta Ömer b. Abdülaziz (ra) der ki:

“Allah’ın nimetleri hususunda düşünmek, ibadetin en faziletlilerindendir.”

Kaynak: Miftâhu’r-Rüşd

Allah’a Kavuşmak İsteyen Kişi

Yorum bırakın

Beyaz Kuran

Allah’a kavuşmak isteyen kişi öncelikli olarak Allah’ı sevmelidir. Bu sevginin olabilmesi için kendi canına ve cismine karşı muhabbeti silmeli, mâsiva muhabbetini terk etmeli; Allah’ı istemek ve Allah’a yakın olmaya çalışmakta da sadakat ve sebat göstermelidir. Kalbinde dünyaya ait ne var ise oradan çıkarmalıdır. Bir mürşide teslim olmalı, meclisine devam ederek hizmetinde bulunmalıdır.

Eğer mürşid gerekli şart ve edepleri taşımıyorsa, sâliki selamet ile Hakk’a yaklaştıramaz, belki daha fazla uzaklaşmasına sebep olur. Allah muhafaza etsin. 

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Peygamber (sav) Efendimiz Allah’ın (cc) Zatı Hakkında Düşünmeyi Yasaklamıştır

Yorum bırakın

kafa dinlemece

Resûlullah (sav) tefekküre dalan bir topluluğa rastladı ve şöyle buyurdu: “Allah’ın yarattıkları hakkında düşünün, Allah (cc) hakkında düşünmeyin; çünkü siz O’nun büyüklüğünü hakkıyla takdir edemezsiniz.” (Câmiu’l-Ehâdis ve’l-Merasil, h.25793)

Allah (cc) hakkında düşünmek insanı tasavvur ve yanlış hayallere götürür. Allahu Teâlâ ise bunlardan ve akla gelebilecek her şeyden münezzehtir. Tefekkür edene bu düşünce hâkim olunca, gönlünü Allahu Teâlâ’nın naibi ve halifesine doğru çevirir, böylece şirkten emin olur. Bu, rabıtanın faydaları cümlesindendir.

Cenâb-ı Peygamber (sav), eserden müessire delile dayanak amacıyla ümmetine yaratıklar hakkında düşünmeyi emretmiş, O’nu tefekkürle idrak edemeyeceğimiz için Allah’ın zatı hakkında düşünmeyi yasaklamıştır. Zira O’nu idrakten aciz kalmak idrakin kendisidir. Zât’ın sırrını araştırmak şirk koşmaktır. Allahu Teâlâ’nın nimetleri, gökleri ve yeri yaratması hakkında düşünmek delillerle caiz ve teşvik edilen bir durum olduğuna göre yarattıklarının en değerlisi, nimetlerinin en şereflisi, bizi kendisiyle doğru yola ileten habibi Muhammed Aleyhisselâm’ın nübüvvet sırlarına ermek nasıl caiz olur?

Efendimiz (sav) yine buyurdu ki:

“Şeytan sizden birine gelir. Semaları kim yarattı, diye sorar. O kimse:

“Allah!” deyince yine sorar:

“Yeri kim yarattı?”

“Allah!” der. Bu sefer sorar:

“Allah’ı kim yarattı?”

İçinizden biri böyle bir şeyi duyarsa şöyle desin:

“Allah’a ve Resûlüne iman ettim.” (Müslim, c.1, İman 213 (134) )

Kaynak: Rabıta Risalesi / Miftâhu’l-Usûl

Older Entries Newer Entries

%d blogcu bunu beğendi: