Hicran Nedir?

Yorum bırakın

yalnız gül

Azizim!

Hicran hakkında pirimiz Gavsu’l-Âzam Abdülkadir Geylani Hazretleri şöyle der:

“Sevgiliden ayrı düşmek, Mâlik’in tutuşturmuş olduğu bir ateştir. Cehennemdeki uzaklaştırma vecddir. Matlubu kaybetmek, kara sevda bulutundan, sevgiliden uzak düşmüş olan aşık üzerine gönderilen yıldırımlardır. Meşhûd olan sevgilinin gözden kaybolup uzaklaşması, ittisal bahçelerindeki vuslat dallarının solduğu bir mevsimdir. Tecelli eden sevgilinin örtü altına girip perdelenmesi, onun bıkkınlık eliyle nazlanma kınından çekip çıkarmış olduğu bir kılıçtır.”

Hicran, ilahi tecellilerin, aşığın kalbinden kaybolup gitmesine işaret eder. Bu, dayanılması ve sabredilmesi mümkün olmayan bir şeydir. İşte bu yüzden şöyle demişlerdir:

“Aşka sabretmek, aşkı silip yok etmek demektir!”

Sufiler arasında şöyle bir beyit dolaşır

“Senden kaçınmanın, sana karşı sabrın akıbetleri yerilmiştir. Başka şeylerde sabretmek ise övülmüştür.”

Bu konuya dair nakledilen rivayetlerden birinde, adamın biri Şeyh Ebu Bekir Şiblî (kuddise sirrahû)’ya sabrın en zorunu sorar. Şeyh Şiblî: “Allah’ta sabretmektir.” der. Adam, hayır, der. Bunun üzerine Şeyh Şiblî: “Allah için sabırdır.” der. Adam yine, hayır deyince Şeyh Şiblî Hazretleri kızar ve “Peki nedir?” diye sorar. Adam: “Allah’tan uzak kalmaya sabretmektir!” deyince Şeyh Şiblî öyle bir çığlık atar ki neredeyse canı çıkacak gibi olur.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 2

Aşkın Meyine / Mustafa Dökmen

Yorum bırakın

Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki:

“Kim günde yüz kere şu kelimeleri okursa hataları dökülür, hatta denizin köpüğü kadar çok olsa bile.

Subhânallâhi ve bihamdihi

(Anlamı: Allah’ım, seni hamdinle tesbih ederim.)

Hadis Kaynak: Müslim, Zikr 28 (2691); Muvatta, c.1, s.209, Kur’an 20

Kaynak Kitap: Gönül İncileri Dualar

Mevlam Bana Ver Aşkını / Grup Rağmen

Yorum bırakın

Amin..

Ateş-i Aşkınla Yandır / Sufi Mehter

Yorum bırakın

Tasavvuf yakıcı bir aşk ateşidir.

Miftâhu’r-Rüşd

Marifetname’den: Aşk

Yorum bırakın

incili tesbih

Aşk, muhabbetin son haddi ve gayesidir. Hakk’ın, dostlarına bir hidayet ve lütfudur. Her ne kadar susuz insan suyu istiyorsa, su da susuz insana tutkundur.  Üstün aşk asla sükunet bulmaz. Aşığın tavrı, meşrebi her meşrepten ayrıdır. Aşığın meşrebi vahdet, mezhebi de Mevla’dır. Aşk yâra ait bir dürbündür ki, yabancıyı aşina ve uzağı da yakın kılar. Aşk kamil bir üstadtır ki, onunla yüzbinlerce ruh birlik tesis eder.. Aşık kendini hakir tutar, maşuku da yüceltir. Aşık aşkla zinde olur, zamanın kölesi değildir. Aşığa dert ve gam tatlı, akıl tutkununa ise herşey beladır. 

Hiçbir maşuk yoktur ki, aşığından habersiz olsun..

Eğer senin kalbinde Mevla’nın muhabbeti iki kat olmuşsa elbette O da sana öylece muhabbet duyar..

Kaynak: Marifetname

Kaç Çeşit Mürid Vardır?

Yorum bırakın

denizdeki kalp

Ey Yunus!

Bu makamın aslı, esası Allah’ın “Eğer bilmiyorsanız zikir erbabına sorun” ayetidir. Mürid olmak pirin isteklerini yerine getirmenin çok ötesindedir. Asıl olan pirin gittiği yolun hak yol olduğuna inanmaktır.. Bir kâmil-i mürşide mürid olmak, ona hizmet etmek aşıklığın şartı, aşıkların tavrıdır. İçin kaygıyla dolsa, keder buz dağı gibi üzerine gelse, Allah yolunda sana el veren pir sayesinde kaygı ve acıların kar gibi eriyip yok olur Bir müridin canı zebun olsa bile pirinin yüzünü görmek kaygısı sürer. Pirin eteğini tutmak doğru yola ermek demektir. 

Mürid üçe ayrılır:

1- Gerçek Mürid: Gerçek mürid şeyhine niçin diye sormaz. Onun söylediklerine karşı delil bulmaz.

2- Mecazi Mürid: Mecazi mürid dışta şeyhinin buyruğuna uyan, içte kendi nefsine uyandır.

3- Mürted Mürid: Mürted mürid şeyhinde değişik bir hal gördüğünde onu terk edendir..

Kaynak: Aşka Ağlayan Derviş

Marifetname’den Aşkın Sırları

Yorum bırakın

gelincik tarlası resmi ve ateş-i aşk yazısı

Aşık ki, ilahi şarap kadehinden mest olmuştur. Onun sözü, işi, fikri hep adil, doğru ve saftır. Onun uyanık kalbi de hatalardan uzaktır. Aşık, aşk denizinin dalgıcı ve aşk sahrasının uçan kuşudur. Aşık, aşk sıralrının mahzenidir. Kalbi, aşk nurlarının doğduğu ufuktur. Aşığın himmeti her şeyden üstündür. Zira onun arzusu yalnızca Mevla’dır..

Aşığın kolu, kanadı aşktır. Başı, sonu, isteği hep aşktır. Aşığın göz nuru aşktır. Onun bağrının süruru aşktır. Aşığın ruhu, parlayan bir güneştir. Alem onun gölgesinde bir gülşendir (gül bahçesidir). Aşık, aşkla her muradını almıştır. Âkil ise, aklıyla hep mahrum ve mahcup kalmıştır. İnsan aklı, can gözünün perdesidir. Aşkın sırları o gözden gizlidir. Ne zaman aşk kadehinden can sarhoş olursa, akıl o zaman hayran olup, gizli sırlar cana büsbütün açılır. 

Kaynak: Marifetname / Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri (k.s)

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: