İlim Öğreten Cennete Girmeye Vesiledir

Yorum bırakın

güllü kitaplık

İmam Kuşeyri (ra) der ki:

“Hz. Musa (as), Hz. Hızır’la arkadaş olmayı arzu edince edebin şartına riayet etti ve onun için evvela arkadaş olmak için izin istedi. Sonra Hz. Hızır (as), hiçbir hususta kendisine karşı gelmemesini ve herhangi bir hükümde itiraz etmemesini Hz. Musa’ya şart koştu. Hz. Musa (as), Hızır (as)’a muhalefet edince, birincisinde ve ikincisinde Hızır (as) onu müsamaha ile karşıladı; fakat üçüncüsünde ondan ayrılmak istedi ve:

“İşte bu benimle senin ayrılacağımız noktadır. (Kehf Sûresi, ayet 78)” dedi.”

Ata üçtür; biri doğuran, biri evlendiren, biri de ilim talim eyleyendir. Bu üç atadan en hayırlısı ilim öğretendir; zira evvelki vücuda gelmeye sebeptir. İkincisi dünya evine girmeye sebeptir. Üçüncüsü ise cennete girmeye vesiledir. Bunun için ilim öğreten atanın hakkı diğerlerinden daha fazladır.

Hz. Ali (kv) efendimiz şöyle buyurur:

“Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. Dilerse satar, dilerse azad eder.”

Kaynak: Miftâhu’r-Rüşd

Bir Şehre Girerken Ve Bir Yere Yerleşince Okunacak Dua

Yorum bırakın

ferah ev

Peygamber (sav) Efendimiz buyurdular ki:

“Ey Ali!

Bir şehre girmek istediğnde veya bir köye girmek istediğinde orayı görünce şöyle de:

“Allah’ım, bu şehrin hayrını ve bu şehir hakkında takdir ettiğin iyilikleri diliyorum. Bu şehrin kötülüğünden ve orada takdir ettiğin kötülüklerden sana sığınırım. Allah’ım! Bu şehrin hayrıyla beni rızıklandır, kötülüklerinden koru. Beni o şehir halkına sevdir, o şehir halkının salihlerini de bize sevdir.”

Ey Ali!

Bir yere yerleştiğinde şöyle de:

“Allah’ım! Bizi mübarek bir menzile yerleştir. Sen yerleştirenlerin en hayırlısısın.”

Böyle dua edersen oranın hayırlı rızkını yersin, kötülüğü ise senden uzaklaşır.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler -2

Kuran Allah’ın Sağlam İpidir

Yorum bırakın

hu cc

Hâris el-A’ver (ra)’den rivayet edilmiştir; dedi ki:

“Mescide uğradım ve cemaati zikri terk edip (bir takım) malâyanî konulara dalmış, konuşuyor buldum. Sonra Hz. Ali (ra)’ye çıkıp durumdan (kendisini) haberdar ettim.

Bana: “Doğru mu söylüyorsun, öyle mi yapıyorlar?” dedi. 

Ben: “Evet!” dedim. (Bunun üzerine) Hz. Ali (kv) şöyle dedi: “Ben Resûlullah (sav)’in şöyle söylediğini işittim:

“Dikkat ediniz! Bir (büyük) fitne çıkacak!”

Ben hemen sordum: “Bundan kurtuluş yolu nedir, Ey Allah’ın Resûlü?” Buyurdular ki:

“Allah’ın kitabına uymaktır. Onda sizden önceki (milletlerin ahvaliyle ilgili) haber, sizden sonra (Kıyamete kadar) gelecek fitneler ve Kıyamet ahvali ile ilgili haberler mevcuttur. Ayrıca sizin aranızda (iman-küfür, taat-isyan-, haram-helal vs nevinden) cereyan edecek durumların da hükmü var. O, hakkı batıldan ayıran ölçüdür. Onda her şey ciddidir, gayesiz bir kelam yoktur. Kim akılsızlık edip ona inanmaz ve onunla amel etmezse, Allah onu helak eder. Kim onun dışında hidayet ararsa Allah onu saptırır. O, Allah’ın sağlam ipidir. O, çok hikmetli olan zikirdir. O, dosdoğru yoldur. O öyle bir kitaptır ki, arzuların hakikatten saptıramadığı (kalpler ile fikirler eğrilmez). Kendisini (kıraat eden) dilleri iltibastan (karışıklık ve belirsizlikten) korur. Alimler ona doyamazlar. Onun çokça tekrarı usanç vermez, tadını eksiltmez. İnsanı hayretlere düşüren mümtaz yönleri son bulmaz, tükenmez. O öyle bir kitaptır ki, cinler onu dinledikleri zaman şöyle demekten kendilerini alamadılar: “Biz, hiç duyulmadık bir tilavet dinledik. Bu, doğruya götürmektedir, biz onun (Allah kelamı olduğuna) inandık (Cin Sûresi, ayet 1)”. Kim ondan haber getirirse doğru söyler. Kim onunla amel ederse ecir ve sevaba mazhar olur. Kim onunla hüküm verirse adaletle hükmeder. Kim ona çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur. Ey A’ver, bu güzel kelimeleri öğren.”

Hadis Kaynak: Tirmizî, c.5, Fedailu’l-Kur’ân 14, h.2906; Darimî, c.2, Fedailu’l-Kur’ân 1, h.3334

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid Ve’t-Takvâ

%d blogcu bunu beğendi: