Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed(s.a.v)/Haydar Demir

Yorum bırakın

Rasûlullah (s.a.v) buyurmuşlardır:

“Ümmetimin bozulduğu çağda sünnetimi ayakta tutan için bir şehit ecri vardır.”

Kaynak: Kenzü’l-Ummâl, c.1, a.175, h.884

Kaynak Kitap: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Peygamberimiz (s.a.v) Vaktini Nasıl Kullanırdı?

Yorum bırakın

kırmızı açmış gül

Peygamber Aleyhisselâm, evine girişinden itibaren vaktini Allah’a ibadete, ev halkının işlerine ve kendi işlerine ait olmak üzere üçe ayırmıştı. Şahsına ayırdığı vakti de kendisiyle insanlar arasında buluşturmuştu. O vakitte yanına gelen insanlardan ancak seçkin sahabileri girerdi. Halka dini meseleleri onlar aracılığıyla tebliğ eder, halkı ilgilendiren hiçbir şeyi yanında tutmaz, biriktirmezdi.

Ümmetine ait vakti, fazilet sahiplerine dindeki üstünlük derecelerine göre bölüştürüp kendilerini ona göre huzuruna çağırmak, Peygamber Aleyhisselâm’ın âdeti idi. Onlardan kimisi bir hacetli, kimisi iki hacetli, kimisi de daha çok hacetli idi. 

Peygamber Aleyhisselâm, onların dini hacetleriyle meşgul olur, sorularına gereken cevapları verir, sonra da:

“Bunları burada bulunan, bulunmayanlara tebliğ etsin! Bana kendisi gelemeyip hacetini arz edemeyen kimsenin hacetini siz bana arz ediniz! Muhakkak ki, sultana hacetini arz edemeyenin hacetini arz eden kimsenin ayaklarını Kıyamet gününde Allah sırat üzerinde sabit kılar! ” buyururdu.

Peygamber Aleyhisselam’ın yanında bundan başka bir şey anılmaz, dile getirilmezdi. Zaten kendisi de hiç kimseden bundan başkasını kabul etmezdi.

Peygamber Aleyhisselâm’ın huzuruna girenler, talip olarak girerler, en büyük ilim zevkini tatmış ve onlara delâlet edici oldukları halde çıkarlardı..

Kaynak: Miftâhu’t-Tevhid ve’t-Takvâ

Yar Muhammed Mustafa’dır (s.a.v) / Mustafa Demirci & Murat Necipoğlu

Yorum bırakın

Gönüllerde akın akın, yön Muhammed Mustafa’dır..(s.a.v)

Ümmetin Saf Saf Olmuş / Yahya Soyyiğit

2 Yorum

Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v), insanların en naziği, en iyi huylusu ve en güleci idi..En fazla gülmesi gülümsemekti. Gülümserken de ağzındaki dişleri inci taneleri gibi görünürdü..

Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed/Engin Noyan’ın Sesinden

2 Yorum

Hz.Peygamber(s.a.v)’i Anmak/Haşmet Babaoğlu

Yorum bırakın

Hz.Muhammed(s.a.v)

İçinde büyüyüp yetiştiğim ortamda…
Sorulduğunda, herkes “Elhamdülillah Müslüman’ım” noktasındaydı.
Doğrusu, inanç meselesi ciddi merak konusuydu; hakkında çok okunur, öğrenilirdi.
Dinleri ve içine doğduğun dinini bilmek önemliydi.
Fakat iş dini yaşayıp “hissetmeye” gelince…
İşte o…
Bilinmez bir tarihte kapımızı çalacak ihtiyarlığa ertelenirdi hep!
Elbette hayat koşturmacası içinde manevi krizlerin kapımızı çaldığı olurdu.
O zaman da egzantrik spiritüel arayışların peşine düşülürdü.

***
Neden bu konuyu açtım, anlatayım..
Çocukluğum, yeni yetmeliğim, gençliğim boyunca
Hz. Peygamber‘in adı anıldığında…
“O da bir devrimcidir” diyerek coşkuyla yumruğunu sıkan solcular…
Ağzında akide şekeri yuvarlar gibi bir tonlama ve bilgiç bir edayla hemen “İslam Tarihi” dersine başlayan sağcılar…
“Yanlış bir söz söylerim de günaha girerim”
diye korkacak kadar naif kadınlar; her şeyi sadece aklın terazisinde tartmaya çalışan erkekler…
Gördüm, tanıdım.

Çok sonraları… Bir gün…
Hz. Peygamber’in şefkat ve merhametinden söz eden bir ahbabımın yanaklarından süzülen gözyaşlarını gördüğümde irkilmiştim.
Çünkü…
Benim geldiğim çevrede gözyaşı ya gücünü yitirmiş aklın sonucu sayılırdı.
Ya da gösterişçiliğe sapmış bir duyarlığın ifadesi olarak görülürdü.
İmandan bir adım daha ilerdeki saf “sevgi”yi ve “hasret” hissini anlamam epey zamanımı aldı.

***
Farkındayım…
Ana akım medyada böyle şeylerden söz edilmesine pek alışılmamıştır. (Çok iyi hatırlıyorum, 2005’te Vatan gazetesinde “Selam olsun o eşsiz yetime” başlıklı yazım medyada küçük bir şok yaşatmıştı!) İlginçtir.
Hayatının en mahrem yanlarından veya siyasetin ıcığından cıcığından hiç çekinmeden söz açabilen köşe yazarları konu dini inançlara ve kendilerinin bu konudaki hislerine gelince…
Ayıpmış gibi sus pus olurlar!
Sevgililer Günü, şu günü, bu günü üzerine coşkuyla kalem oynatıp onları kutsallık derecesine çıkartırlarken… İçinde yaşadıkları manevi iklimin kutsalları konusunda tutuklaşırlar!
Tuhaftır! Yazıp çizeni de, satır aralarına “inançsızlık” veya “çok isteyip de bir türlü inanamıyormuş” vurgusu serpiştirmeyi ihmal etmez.

***
Bu gece Mevlit (Kutlu Doğum) Kandili.
Tamam! Mevlit çok sonra çıkmış bir âdet. Kandiller de…

Bu ayrı konu ve önemli bir tartışma!
Ama içimden gelen his çok açık…
Bugün… Şu köşede…
Hz. Peygamber‘i selamla anmak ve ona ilk vahiy geldiğindeki halini okurlarıma hatırlatmak istiyorum.
Hani ürkmüş bir halde mağaradan eve titreyerek koşmuştu da…
“Üzerimi örtün” demişti.
Rivayet odur ki…
Onu şu sözlerle teselli edip inancını ifade etmişti Hz. Hatice:
“Allah, seni asla mahcup etmez.
Çünkü sen sözüne güvenilir bir adamsın, Akrabalık bağlarını gözetirsin, Kimsesizleri korursun, Konukseversin, Haklının hakkını almasına yardım edersin.”

Haşmet Babaoğlu/Sabah Gazetesi

Aynaya Bakarken Okunacak Dualar

Yorum bırakın

 ayna

Elhamdülillahi,Allâhümme kemâ hassente halkî fehassin hulukî.

Anlamı:Allah’a hamd olsun.Ey Allah’ım,şeklimi güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir.

Hz.Ali(k.v),Rasûlullah(s.a.v)’ın aynaya bakarken böyle dua ettiğini söylemiştir.

Hz.Enes(r.a) ise,Peygamberimizin çoklukla şu duayı okuduğunu rivayet etmiştir:

Allâhümme rabbenâ âtina fiddünyâ haseneten ve fil âhiratî haseneten ve kınâ azâben-nâr.

Anlamı:Allah’ım,bize dünyada da ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru.

Kaynak:Gönül İncileri

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: