Bir İstikamet, Bin Kerametten Üstündür

Yorum bırakın

tomurcuklu pembe gül

Şeyh Şibli (Rahmetullâhi aleyh) demiştir ki:

“İstikamet, yaşadığın zaman içinde kıyametin koptuğunu ve Allah’ın huzurunda bulunduğunu düşünmektir.”

Şeyh Seyyid Mustafa Hayri Malatyevî (ks), istikamet hakkında şöyle derdi:

“Bir istikamet, bin kerametten üstündür. Allahu Teâlâ’nın Nahl Sûresi’nde beyan buyurduğu gibi “İpliği güzel bir şekilde eğirdikten sonra tekrar bozan kadın gibi olmayınız. (Nahl Suresi, ayet 92)”. Kişi sıfatında istikamet üzere olmazsa bulunduğu yerden ileri geçemez ve sülûkunu sağlam temel üstüne kuramaz. Gözümün nuru, istikamet sahibi ol, sakın keramet sahibi olmaya heves etme.”

Resûlullah Aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:

“Tam olarak başaramazsanız bile yine de istikamet üzere olun. Biliniz ki, dini hükümlerin en hayırlısı namazdır. Müminden başkası abdesti muhafaza edemez. İstikamet, her şeyin kendisi ile kemâl bulduğu ve ahlakı tamamlayan dini bir derecedir. Her nevi hayrın husûle gelmesi, nizamın konulması istikametin varlığı ile mümkündür.”

Allah Azze ve Celle buyurdu ki:

“Rabbimiz Allah’tır deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (Ahkaf Sûresi, ayet 13)

“Şüphesiz ki, Rabbimiz Allah’tır dedikten sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vaat olunan cennetle sevinin, derler.” (Fussilet Sûresi, ayet 30)

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Reklamlar

İstikamet Mi, Keramet Mi?

10 Yorum

ağaç dalındaki üstü karlı kırmızı meyveler

İstikamet, kerametten hayırlıdır.Mümin,istikamet sahibi olmayı tercih etmelidir. Nefis,kerameti talep hususunda hareket halindedir. Aziz ve celil olan Allah ise kulundan istikamet üzerinde olmasını talep etmektedir.

Miftâhu’r-Rüşd

İstikametin Anahtarı Nedir?

12 Yorum

Kur'an okuyan yaşlı,bastonlu oturan adam

İnsanı istikamette daim kılan “La ilâhe illallah” kelimesinden bir an bile ayrılmamak,gafil olmamak gerekir.(Kaynak:Miftâhu’r-Rüşd)

İstikamet Nedir?

2 Yorum

istikamet nedir?

Allahu Teâla(c.c)buyuruyor ki:

“O kimseler,”Rabbimiz Allah’tır”dediler ve istikamet üzere oldular.Onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.”(Ahkaf Suresi ayet 13,Fussilet Suresi ayet 30)

“İşte benim doğru yolum budur;ona uyun.Sizi O’nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın.(Azabımdan)korunmanız için Allah size böyle tavsiye etmiştir.”(En’am Suresi ayet 153)

İbni Mesud(r.a)dedi ki:

“Rasûlullah(s.a.v)bize bir düz çizgi çizdi,bu doğru yolumdur,dedi.Sonra bunun sağından ve solundan bir çok çizgiler daha çizdi.Bunlar da bir takım yollardır ki,her birinde bir şeytan vardır,ona çağırır,dedi.Sonra da yukarıdaki ayetleri okudu.”

Allah’a gidilir sanılan bir çok yol vardır.Nitekim,”Allah’a giden yollar yaratıkların nefesleri kadardır”denilmiştir,yani o kadar çoktur.Fakat bütün bunların içinde gerçekten Allah’ın yolu,Allah’a ulaştıran ve Allah’ın koyduğu,Allah ve elçileri tarafından davet olunan hak yol,doğru yol bir tanesidir ki,taraftarlarını toplayan,birleştiren,dağıtmayan,aldatmayan tevhid yoludur.Bu yol,Allah’ın emir ve tavsiye ettiği bu prensipler,Peygamber(s.a.v)’in doğrudan doğruya tuttuğu yoldur.Bu yol Allah yoludur.Allah(c.c)’ın yolunu bulmak isteyenler,Peygamber(s.a.v)Efendimize uymak zorundadırlar.Zira Rasûlullah(s.a.v)’a uymak,Allah(c.c)’a itaattir.

Rasûl-i Ekrem(s.a.v)şöyle buyurmuştur:

“İstikamet üzere olun.(Bunun sevabını)siz sayamazsınız.Şunu bilin ki,en hayırlı ameliniz namazdır.(Zahiri ve batıni temizliği koruyarak)abdestli olmaya ancak mümin riayet eder.”

Yine buyurdular ki:

“Rabbimiz Allah’tır deyip de sonra doğru yolda gidenler var ya!Onların üzerlerine,”Korkmayın,tasalanmayın,vaad olunduğunuz cennetle sevinin”,diye diye melekler inecektir.”mealindeki ayeti okudu ve şöyle buyurdu:

“İnsanlar bunu hep söylediler.Ancak,sonradan ekserisi küfüre düştü,kim bu söz üzere ölürse,o kimse istikameti doğru olanlardandır.”(Tirmizi)

İstikamet;her şeyin kendisi ile kemal bulduğu ve tamam olduğu ahlaki ve dini bir derecedir.Her çeşit hayrın husule gelmesi ve nizama konulması,istikametin varlığı ile mümkündür.Halinde istikamet üzere bulunmayanın gayreti boşa gider,cehdi zayi olur.Allahu Teâla:

“İpliği güzel bir şekilde eğirdikten sonra tekrar bozan kadın gibi olmayınız(Nahl suresi-ayet 92)”buyurmuştur.

İstikamet,lügatte;düzgün ve doğru olma,eğri olmama,ıstilahta ise herhangi bir cihete(cihet:yön)meyletmeden,orta yol üzere hareket etmektir.

Dilde istikamet,hikmetli söz söylemek ve doğru konuşmaktır.

Kalpte istikamet,ihsanda,yardımda,gayrette ve niyette doğruluktur.

Nefiste ve bedende istikamet,güzel hizmet ve kulluk yapmaktır.

Ruhta istikamet,derin ve kamil bir saygı hissidir.

Sırda istikamet,nimetle değil,nimeti verenle meşgul olmaktır.

Bir kimse,sıfatında istikamet üzere olmazsa bulunduğu makamdan ileriye gidemez,manevi eğitimini sağlam bir temel üstüne kuramaz.Başlangıç halinde bulunan kimse için şart olan,ilk hallerin edepleri konusunda istikamet üzere olmaktır.Ayrıca seyr-i sülûkun son hallerinde edepler konusunda istikamet üzere olmak,arifin hakkı ve vazifesidir.

Hz. Ömer(r.a)efendimiz bu emri “Tilki gibi eğri büğrü gidişat sahibi olmayın.”şeklinde anlatmıştır.

İstikamet kerametten hayırlıdır.Mümin,istikamet sahibi olmayı tercih etmelidir.Nefis,kerameti talep hususunda hareket halindedir.Aziz ve Celil olan Allah ise kulundan istikamet üzerinde olmasını talep etmektedir.

Rasûlullah(s.a.v)Efendimiz,”Emredildiğin gibi istikamet üzere ol”sözü beni ihtiyarlattı,saçlarımı ağarttı.”buyurmuştur.

İstikamete takat getirmek zordur.Zira istikamet alışkanlıkların dışına çıkmak,şekilcilikten ve adetlerden ayrılmak,hakiki manadaki sıdk ile Hak Teâla’nın huzurunda durmaktır.Bunun içindir ki,Rasûlullah(s.a.v):”Her ne kadar güç yetiremezseniz de yine istikamet üzere bulununuz”buyurmuştur.

Siz kendi güç ve kudretinizin tamamını verseniz de,dinin bütün hayırlarını yapmakta muvaffak olamazsınız.Ancak Allah’ın yardımı olursa mümkün olur.Burada maksat,mükellefin kusuruna dikkat çekmek,onu görmesini sağlamak,böylece amele güvenmeyip daha iyiyi bulmak için gayret göstermeye tahrik ve teşvik etmektir.Yaptığınız hayırları yeterli bulup onlara güvenmeyin,kusurunuz sebebiyle değil,acziniz sebebiyle terk edip yapamadıklarınız için de Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.

Nitekim bu hususta Kadı Beyzâvi de şöyle demiştir:

“Rasûlullah(s.a.v),istikameti emrettikten sonra,onların Allah’ın hakkını ifa etmeye ve dinin gösterdiği hedefe ulaşmaya güç yetiremeyeceklerini haber vermiştir,ta ki insanlar bu gerçekten gafil olmasınlar.”

Güzel olan her şey ve huy istikamet ile kemal bulur.O olmayınca bütün güzellikler çirkinleşir.

Gıybeti terk etmek sözdeki istikamettir.Bidate yaklaşmamak fiildeki istikamettir.Gevşekliği kovmak ameldeki istikamettir.Mahcubiyet halini bertaraf etmek de haldeki istikamettir.

Artık siz de o müstakim yola tabi olunuz.Bütün gayretinizle onu takibe çalışınız,başka yolları takip etmeyiniz.İslam’a muhalif,bidat ve dalalet yollarına gitmeyin.Sonra bunlar,Hakk’ın dinine muhalif yollar,sizi Cenab-ı Hakk’ın yolundan,kulları için razı olduğu tarik-i müstakimden ayırır;yanlış ve batıl yollara meylettirir.İşte Hak Teâla böyle emir ve ikaz buyuruyor ki,siz sakınasınız.

Kaynak:Miftâhu’r-Rüşd

%d blogcu bunu beğendi: