Tebessüm Kanaatin Ziynetidir

Yorum bırakın

önünde iki saksı olan mavi pencere

İmam-ı Muhammed Takî (Radıyallâhu anh) demiştir ki:

“Cenâb-ı Hakk’ın nimeti bir kimseye ne kadar çoğalırsa, halkın da ona ihtiyacı o nispette çoğalır. Halkın ihtiyacını temine tahammül edemeyen kimse kendi nimetinin zevalini istemiş olur.

Cemâl lisanda, kemâl akıldadır.

İffet fakrın, şükür belanın, tevazu hasebin, fesâhat kelamın, hıfz rivayetin, kanat germek ilmin, güzel edep verânın, tebessüm kanaatin, lüzumsuz şeyleri terk etmek haramdan sakınmanın ziynetidir.

İnsanın bir kimseyi onun sevmediği bir şeyle karşılamaması mürüvvetinin kemalindendir.

Zulmü işleyenle ona yardım eden ve razı olan beraberlerdir.

Musibete sabır, musibete sevinen düşmanlara musibettir.

Kötüyü beğenen, ona ortak olmuş olur.

Bir kimseyi ilmi şereflendirirse o kimse her cihetle şerefli, Allah’a ittika eden kimse her bakımdan uludur.

İnsanın suçlu ölmesi ecelle ölmesinden, bereketle yaşaması ömürle yaşamasından daha büyüktür.

Zalime adalet günü, mazluma zulüm gününden daha katıdır.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler -1

Reklamlar

Kanaat Nedir?

4 Yorum

 kanaat nedir?

Kanaat,kısmete rıza göstermek,takdir edilenden memnun olmak,tamahkar ve ihtiraslı olmamak,elde mevcut olana razı olmak,başkasının malına ve hakkına göz dikmemek,israftan sakınmak ve tasarrufa riayet etmektir.

Allahu Teâla buyuruyor ki:

“Erkek veya kadın,mümin olarak kim iyi amel işlerse,onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız ve mükafatlarını,elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.”(Nahl suresi/ayet 97)

Fahr-i Kainat(s.a.v) Efendimiz buyuruyor ki:

***“Kanaat bitmez tükenmez bir hazinedir.”

***”Verâ sahibi ol ki,en çok ibadet eden insan olasın.Kanaatkar ol ki,nimetin kıymetini en çok bilen şükreden bir kul olasın.Kendin için arzu ettiğin bir şeyi başkaları için de arzu et ki,mümin olasın.Çevrendekilerle iyi komşuluk yap ki,Müslüman olasın.Az gül,çok gülmek kalbi öldürür.

Bişr-i Hâfi(r.a):”Kanaat bir melektir.O ancak müminin kalbinde ikamet eder.”der.Akıllı kimse dünya işini kanaat ile,ahiret işini hırs ve acele ile,din işini de ilim ile idare eder.

“Allah,onları güzel bir rızıkla rızıklandırmıştır.”(Hac suresi/ayet 58)

Ayetinin manasından maksat kanaattir.

Kanaat,insanın kısmetine düşen rızka razı olmasıdır.Aç olsa da kanaatkar zengindir.

Derler ki,Allahu Teâla beş şeyi,beş yere koymuştur.

1-İzzeti taate

2-Zilleti günaha

3-Heybeti gece namazına

4-Hikmeti boş karına

5-Zenginliği de kanaate yerleştirmiştir.

Onun için zenginliği kanaatte arayınız.Zira kanaat eden,zamane halkından rahat bulur.Kanaat eden meşguliyetle ilgilenmekten kurtulur.

Hz. Musa Aleyhisselam “İsteseydin bu işe karşılık bir ücret alabilirdin(Kehf suresi/ayet 77)”deyince,Hz.Hızır ona:”İşte bu benimle senin aranda ayrılıktır(Kehf suresi/ayet 78)”demiş ve ondan ayrılmıştı.İşte ilm-i ledüne ermiş evliyaullahın kanaatkar hali böyledir.

Naklederler ki,bu sözü söyleyince Hz.Musa(a.s) ile Hz.Hızır(a.s)’ın önlerinde bir geyik belirdi.Hz.Musa ve Hz.Hızır aç idiler.Geyiğin Musa(a.s)tarafına düşen yanı çiğ bırakılmış,Hızır(a.s)tarafına düşen yanı kızartılmıştı.(İmam-ı Kuşeyri/er-Risale)

“Allah sizden,sadece pisliği gidermek istiyor(Azhab suresi/ayet 33)”ayetinde geçen ricsle(pislik) cimrilik ve tamah kastedilmiştir.

Beyazid-i Bestami’ye(r.a),bu mertebeye neyle eriştin?denilince,”Bütün dünyevi mal ve servet arzusunu topladım,bunları kanaat ipiyle bağladım,sıdk mancınığına koydum,ümitsizlik denizine attım ve istirahat ettim.”demiştir.

Az bir dünyalıkla yetinmek müminin ahlakındandır.Hz.Ali(k.v):”Kanaat,körelmeyen bir kılıçtır.”buyurmuştur.

Rasûlullah(s.a.v)Efendimiz buyuruyor ki:

***”Az fakat yeterli olan mal,çok fakat kulluktan alıkoyan maldan hayırlıdır.”

***Allah’ın emrine boyun eğen,yetecek ölçüde rızkı bulunan ve sabreden Müslüman,felaha ermiş demektir.”

***Benim nazarımda dostlarımın en beğenileni,maddi durumu zayıf olan,namazın manevi zevkine varan,Rabbine halisane ibadette bulunan,O’na gizlilik halinde itaat eden,halk içinde durumu bilinmediğinden parmakla gösterilmeyen ve yaşayacak kadar rızkı olup buna katlanan mümindir.”Sonra meclistekilerin dikkatini çekmek için iki parmağını çırptı ve şöyle buyurdu:”Ölümü çabuk,ardında ağlayanları az ve mirası da cüzi olan.”Rasûlullah(s.a.v) Efendimiz şöyle devam etmiştir:”Rabbim, Mekke vadisini benim için altına çevirmesi hususunda bana teklifte bulundu.Ben,hayır ya Rabbi dedim,fakat isterim ki bir doyayım,bir gün de aç kalayım.Aç kaldığım zaman sana yalvarır,seni zikrederim.Doyduğum zaman da sana şükrederim.(Tirmizi)”.

***”Zira zenginlik mal çokluğuyla değildir.Bilakis zenginlik göz tokluğuyladır.”(Buhari,Müslim,Tirmizi)

Rasûl-i Ekrem(s.a.v) şöyle dua ederdi:

“Allah’ım,Muhammed ailesinin rızkını yetecek kadar ver”(Tirmizi)

Takvaya iyi sarılın,hikmet pınarı olmaya bakın.Dünyanız için çalışın,fakat ahiretiniz için daha çok çalışın.Dünyanın ahiretin tarlası olduğunu unutmayın.Kendinizi ölü farzedin,ölmeden evvel ölmeye bakın.Nefsinizi bilin ki,Rabbini bilesiniz.Böyle olursanız,rızkınızın çok ve az olması size bir zarar vermez.Her halükarda Allahu Teâla’dan helal,temiz ve hayırlı olanı isteyin.

Kaynak:Miftâhu’r-Rüşd

%d blogcu bunu beğendi: