Şeref Ve Hakiki Üstünlüğe Ermek İçin Tercih Edilecek Altı Şey

Yorum bırakın

flu gül resmi

İbrahim bin Ali Horasânî (Rahmetullâhi aleyh) demiştir ki:

“Ey dostlar, kim şeref ve hakiki üstünlüğe ermek istiyorsa altı şeyi, altı şeye tercih etmelidir. Zira salihler, bu tercihi yaparak hayrın doruklarına vardılar:

1- Fakirliği, azdırıcı zenginliğe tercih etmelisin.

2- Açlığı tokluğa tercih etmelisin.

3- Sade olanı, gösterişli olana tercih etmelisin.

4- Tevazu ve nefis terbiyesini, kibre tercih etmelisin.

5- Hüznü, sevince tercih etmelisin.

6- Ölümü, hayata tercih etmelisin.”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Reklamlar

İnsanlara Tevazu İle Bakmak

Yorum bırakın

flu

Bekir bin Abdullah (rahmetullâhi aleyh) tevazu hakkında şöyle demiştir:

“Kişi bir ihtiyar gördüğünde, bu benden daha hayırlıdır, Allah’a benden önce ibadet etti, diye düşünmelidir. Genç birini gördüğünde, bu genç benden daha hayırlıdır, ben ondan daha çok günah işlemişimdir, demelidir. Böyle davranmak mümin kardeşleri nezdinde kişinin kıymetini artıırır.”

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler -1

Abdülkadir Geylani Hazretlerinden Tevazunun Tanımı

Yorum bırakın

şehre yüksekten kuşbakışı bakan kuş

Abdülkadir Geylani (k.s) buyurur ki:

Tevazu o şeydir ki; kendinden yüce gördüğün bir kişiye rast gelirsen: “Aman Allah’ım! Bu zatı muhterem sana ne kadar kulluk etmiş, kulluk vazifesini ne kadar başarılı olarak yapmış, ben ise acizlikteyim.” de.

Yaşça kendinden aşağı birini görürsen: “Aman Allah’ım! Yaratıldığı gibi tertemiz durmakta, hiç kirlenmemiş, ben ise hala hata ile başbaşayım.” de.

Olgun ilim adamı görünce:” Aman Allah’ım! İlmi ve itikadı sayesinde dini vazifelerini ikmal etmiş, rızaya ermiş, ben ise cahilane davranmaktayım.” de.

Okumamış, yazmamış birini görürsen: “Aman Allah’ım! Cahilliği ve bilgisizliğine rağmen seni tanımakta, emrine mutî olmakta, ben ise bildiğim halde perişanım.” de.

İslam dinine girmemiş birini görürsen: “Ey Rabbim! Son nefesinde ona iman nasip eder de Lâ ilâhe ilallâh Muhammedün rasûlullah derse ne güzel.” de. Ben ise aksini yaparsam, el aman ya Rabbi, rahmetine sığınırım.

Kaynak: Nübüvvet Ve Velâyet Deryâsından Nasihatler – 1

Peygamber Efendimizin (s.a.v) Tevazusu

10 Yorum

Ravza Medine

Peygamberimiz (s.a.v) yüce makam ve mertebesine rağmen son derece mütevaziydi. Bu sebeple ayırım gözetmeden bütün hastaları ziyaret eder, bütün cenazelerde hazır bulunur, bütün davetleri kabul ederdi..

Kendi ayakkabılarını tamir eder, elbisesini yamar, evdeki işlerde yardımcı olurdu..

Her gördüğüne selam verir, herkesle ilgilenirdi..

Bir gün yanına bir adam geldi ve O’na karşı duyduğu heybetten dolayı titremeye başladı..Peygamberimiz (s.a.v) adama: “Sakin ol, ben kral değilim. Ben, güneşte kurutulan et yiyen fakir bir Kureyş kadınının oğluyum ” dedi..(Hakim)

Ashabıyla birlikte otururken veya yürürken onlardan biri gibi davranırdı. Ne meclisin başında olma, ne de önlerinde yürüme gibi bir hevesi yoktu. Bu sebeple, bir yabancı O’nun bulunduğu bir topluluğa geldiği zaman kendisini ayırt etmez ve sormak zorunda kalırdı.

Tevazusunun şiddetinden dolayı, kendisine gösterilmesi gereken saygı hakkından feragat ederek : ”Beni gördüğünüz zaman ,acemlerin büyüklerine karşı yaptıkları gibi ayağa kalkmayın” derdi. (Tirmizi)

Meclisinde bulunanların seviyesine iner, haram bir şey konuşmadıkları sürece onları dinler ve onlar güldükleri zaman kendisi de tebessüm ederdi..

Kaynak:İhyâ’u Ulûmid’din/ İmam-ı Gazali(r.a)

%d blogcu bunu beğendi: